YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/9491
KARAR NO : 2023/3353
KARAR TARİHİ : 27.04.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dini inanç ve duygularının istismarı suretiyle dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Kocaeli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.11.2014 tarihli ve 2014/235 Esas, 2014/356 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dini inanç ve duygularının istismarı suretiyle dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı … Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 … maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 62, 52, 53 ve 58 … maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis ve 3.000,00 TL … para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre infazı ile infazdan sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Cumhuriyet savcısının temyizi, sanığın atılı suçtan beraat etmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın, yolda yürüyen katılanın yanına giderek kendisini tanıdığı bir şahısmış gibi tanıttığı, bir yakınının vefat ettiğini, dua okunacağını söyleyerek katılanı bir apartmanın önüne götürdüğü, buraya geldiğinde iskat hayrı yapacağız diyerek katılandan 2.000,00 TL para alıp apartmana girdiği, sonra geri gelip iskat için ziynet eşyasının gerektiğini söylediğinden katılanın sanığa altın bileziğini de verdiği, sanığın gidip bir daha dönmediği, katılanın sanığı fotoğrafından teşhis ettiği, bu suretle sanığın dini inanç ve duygularının istismarı suretiyle dolandırıcılık suçunu işlediği iddiasıyla kamu davası açılmıştır.
2. Sanık, daha önce Gölcük’e hiç gelmediğini, katılanın kendisini birisine benzetmiş olabileceğini beyanla suçlamayı kabul etmemiştir.
3. Katılan, sanık ve yanındaki meçhul kişinin kendisini iskat hayrı ve okuma yapacaklarını söyleyerek kandırıp 2 bilezik ve 2.000,00 TL parasını aldıklarını, zararının giderilmediğini beyan etmiştir.
4. Mahkemece, katılanın soruşturma aşamasında çoklu ortamda sanığı tereddütsüz teşhis edip mahkeme huzurunda da bu teşhisi doğrulaması, sanığa suç isnat etmesini gerektirir bir husumetinin bulunmaması ve benzer suçlardan çok sayıda sabıkası bulunması nedeniyle sanığın savunmasına itibar edilmeyerek temyize konu mahkumiyet hükmü kurulduğu anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların düzeltilerek onama nedeni dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
2. Ancak;
a) Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 08.04.2008 tarih ve 57/74 sayılı kararında da vurgulandığı üzere ve 5237 sayılı Kanun’un 58 … maddesine göre suç tarihinden sonra kesinleşen ilamın tekerrüre esas alınamayacağı dikkate alınarak, sanık hakkında tekerrüre esas alınan Bakırköy 21. Asliye Ceza Mahkemesinin 2010/1929 Esas ve 2012/1503 Karar sayılı ilamına dair yapılan UYAP kontrolünde Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 19.12.2016 tarihli ve 2016/2315 Esas, 2016/9664 Karar sayılı ilamı ile onanarak kesinleştiği anlaşıldığından, sanık hakkında Ankara 24. Asliye Ceza Mahkemesinin 04.03.2013 tarihli ve 2013/188 Esas, 2013/229 Karar sayılı ilamı yerine suç tarihinden sonra kesinleşen ilamın tekerrüre esas alınması,
Hukuka aykırı olup söz konusu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Kocaeli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.11.2014 tarihli ve 2014/235 Esas, 2014/356 Karar sayıl kararına yönelik Cumhuriyet Savcısının temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 … maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasının birinci bendinin altıncı paragrafının çıkarılarak “TCK’nın 58/6. maddesi gereğince, sanık … hakkında Ankara 24. Asliye Ceza Mahkemesinin 04.03.2013 tarihli ve 2013/188 Esas, 2013/229 Karar sayılı ilamı ile verilip 12.03.2013 tarihinde kesinleşen 2 yıl 6 ay hapis cezasının denetim süresi içerisinde yeniden suç işlenmesi nedeniyle, sanığa verilen cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, hakkında cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına” şeklinde değiştirilmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
27.04.2023 tarihinde karar verildi.