Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2022/950 E. 2023/2980 K. 12.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/950
KARAR NO : 2023/2980
KARAR TARİHİ : 12.04.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık
HÜKÜM : Düzeltilerek esastan ret

Sanık müdafiinin vekalet ücreti verilmesi gerektiğine yönelik temyizinin incelenmesinde; İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık müdafiinin sanık hakkında suç duyurusunda bulunulması kararına yönelik temyizinin incelenmesinde; suç duyurusunda bulunulmasına ilişkin kararın 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin birinci fıkrası kapsamında belirtilen “Beraat, ceza verilmesine yer olmadığına, mahkumiyet, güvenlik tedbirine hükmedilmesi, davanın reddi ve düşme” şeklindeki temyiz edilebilir hüküm niteliği taşımadığı dikkate alındığında, sanık müdafisinin suç duyurusunda bulunulması kararına yönelik temyiz isteminin aynı Kanun’un 298 inci maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmakla, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Bursa 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.04.2019 tarihli ve 2018/465 Esas, 2019/151 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında; nitelikli dolandırıcılık suçundan suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkrası ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 75.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 14.01.2021 tarihli ve 2019/1731 Esas, 2021/34 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında Bursa 3. Ağır Ceza Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun kabulü ile mahkûmiyet hükmünün kaldırılarak 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca sanığın beraatine karar verilmiştir.
3. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 09.01.2022 tarihli ve 15-2021/30953 sayılı vekalet ücreti yönünden düzeltilerek esastan ret görüşünü içeren tebliğnamesiyle dosya Dairemize tevdii edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyizi; sanık lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğine, ayrıca sanık hakkındaki suç duyurusu kararının kaldırılmasına ilişkindir.

III. GEREKÇE
A. Sanık Müdafiinin Sanık Hakkında Suç Duyurusunda Bulunulması Kararına Yönelik Temyizinin İncelenmesinde
Suç duyurusunda bulunulmasına ilişkin kararın 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin birinci fıkrası kapsamında belirtilen “Beraat, ceza verilmesine yer olmadığına, mahkumiyet, güvenlik tedbirine hükmedilmesi, davanın reddi ve düşme” şeklindeki temyiz edilebilir hüküm niteliği taşımadığı dikkate alındığında, sanık müdafiinin suç duyurusunda bulunulması kararına yönelik temyiz isteminin aynı Kanun’un 298 inci maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
B. Sanık Müdafiinin Vekalet Ücreti Talebine Yönelik Temyizinin İncelenmesinde
Sanık müdafii tarafından vekalet ücretine yönelik temyizin niteliği karşısında; aynı davada yargılandığı nitelikli dolandırıcılık suçundan Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 14.01.2021 tarihli ve 2019/1731 Esas, 2021/34 Karar sayılı kararı ile beraat eden, ancak Bursa 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.04.2019 tarihli ve 2018/465 Esas, 2019/151 Karar sayılı kararı ile resmi belgede sahtecilik suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilen sanık hakkında, müdafii tarafından sunulan avukatlık hizmetinin bölünmesi mümkün olmadığından, beraat ettiği suç açısından sanık lehine vekalet ücretine hükmedilmemiş olmasında bir hukuka aykırılık bulunmamıştır.
IV. KARAR
A.Sanık Müdafiinin Sanık Hakkında Suç Duyurusunda Bulunulması Kararına Yönelik Temyizinin İncelenmesinde
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 14.01.2021 tarihli ve 2019/1731 Esas, 2021/34 Karar sayılı suç duyurusunda bulunulmasına ilişkin kararının temyiz edilebilir hüküm niteliği taşımadığı dikkate alındığında, sanık müdafiinin temyiz isteminin aynı Kanun’un 298 inci maddesi uyarınca, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B.Sanık Müdafiinin Vekalet Ücreti Talebine Yönelik Temyizinin İncelenmesinde
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenle Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 14.01.2021 tarihli ve 2019/1731 Esas, 2021/34 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından vekalet ücretine hasren öne sürülen temyiz sebepleri ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden Tebliğname’ye aykırı olarak 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bursa 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.04.2023 tarihinde karar verildi.