YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/9658
KARAR NO : 2023/2823
KARAR TARİHİ : 11.04.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Ankara 19. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.05.2013 tarihli ve 2012/646 Esas, 2013/566 Karar sayılı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl hapis ve 6.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 05.06.2017 tarihli ve 2017/1039 Esas, 2017/13091 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ve Cumhuriyet savcısının aleyhe temyiz başvurusunun kabulüne karar verilerek sanığa yüklenen suç nedeniyle uzlaştırma işlemlerinin yapılması gerektiği gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
3. Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilmiştir.
4. Ankara 19. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.02.2019 tarihli ve 2017/734 Esas, 2019/91 Karar sayılı ile sanık hakkında katılanlar … ve …’e yönelik eylemleri nedeniyle dolandırıcılık suçundan ayrı ayrı iki kez 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62, 52 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 15 gün hapis ve 100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezaların ertelenmesine karar verilmiştir.
5. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 31.10.2022 ile 02.05.2019 tarihli ve 2019/42956 sayılı, hükümlerin onanması görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık kararı temyiz ettiğini bildirmiş olup temyiz sebebi ileri sürmemiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın, bazı kamu görevlilerini tanıdığı ve ilişkisi olduğunu beyan ederek katılanları Makine ve Kimya Endüstrisi’nde (MKE) işe aldıracağını söyleyerek katılanlardan 10.000,00 TL almak suretiyle 5237 sayılı Kanun’un 158 inci maddesinin ikinci fıkrasındaki nitelikli dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddia edildiği anlaşılmıştır.
2. Aşamalarda Ağır Ceza Mahkemesince, sanığın kamu görevlisi olarak belli bir isimden bahsetmeden hareket etmesi nedeniyle eylemin basit dolandırıcılık suçunu oluşturduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verildikten sonra Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, sanığın tanık M.K.D aracılığıyla tanıştığı katılanlara bazı kamu görevlilerini tanıdığını, MKE’de işe aldıracağını söyleyerek 50.000,00 TL menfaat temin etmek suretiyle her iki katılana yönelik ayrı ayrı zincirleme şekilde basit dolandırıcılık suçunu işlediğinin kabul edildiği anlaşılmıştır.
3. Katılanlar aşamalarda özetle; komşuları tanık M.K.D aracılığıyla … … ile tanıştıklarını, bu kişinin kendilerini işe aldıracağını söylediğini, önce 20.000,00 TL’yi, iki gün sonra da 10.000,00 TL’yi …’ye verdiklerini, aradan zaman geçmesine rağmen işlerinin olmadığını, bu kişinin kendilerini oyalaması üzerine, durumu tanık M.K.D’ye aktardıklarını, onun da bu işin başında … olduğunu söylediğini, bunun üzerine sanıkla buluştuklarını, sanığın kişi başı 5.000,00 TL karşılığında bu işi tamamlayacağını söylemesi üzerine 10.000,00 TL’yi sanığa verdiklerini, işe yerleştirilmediklerini, zararlarının giderilmediğini beyan etmişlerdir.
4. Sanık suçlamayı kabul etmemiştir.
5. Tanık M.K.D., sanığın, katılanlardan bir miktar para aldığını, kendisini de dolandırdığını beyan etmiştir.
6. Teşhis tutanağı ve sanığa ait adli sicil kaydı dosya arasındadır.
IV. GEREKÇE
Sanıkların üzerine atılı dolandırıcılık suçunun 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 253 ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği ancak uzlaşmanın sağlanamadığı belirlenerek yapılan incelemede;
5271 sayılı Kanun’un 225 inci maddesi uyarınca hükmün konusu duruşmanın neticesine göre iddianamede gösterilen fiil ve failden ibaret olup iddianamede açıklanan ve suç oluşturduğu ileri sürülen fiilin dışına çıkılarak açılmayan davadan yargılama yapılıp hüküm kurulmasının mümkün bulunmadığı, Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığının 06.01.2012 tarihli iddianamesiyle sanık hakkında, bazı kamu görevlilerini tanıdığından bahisle katılanları işe aldıracağını söyleyerek katılanlardan 10.000,00 TL aldığı iddiasıyla kamu davası açıldığı, katılanların sanıktan önce tanışıp buluştukları ve kimliği tespit edilemediğinden hakkında kamu davası açılmayan … Atılgan isimli kişiye verdikleri 30.000,00 TL’nin kamu davasına konu edilmediği gibi dosya kapsamına göre sanığın katılanlardan kişi başı 5.000,00 TL olmak üzere toplam 10.000,00 TL’yi tek seferde aldığı anlaşılmakla, sanığın tek bir fiille gerçekleştirdiği eylemi nedeniyle 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca tek bir zincirleme şekilde dolandırıcılık suçundan cezalandırılması gerektiği gözetilmeden ayrı ayrı iki kez mahkûmiyetine hükmedilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Ankara 19. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.02.2019 tarihli ve 2017/734 Esas, 2019/91 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
11.04.2023 tarihinde karar verildi.