YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/9729
KARAR NO : 2023/518
KARAR TARİHİ : 08.02.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/198 E., 2021/572 K.
SUÇ : Vergi usul Kanunu’na muhalefet
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEMYİZ EDENLER : Sanık müdafii, katılan vekili
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düşme
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun
(5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize
hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Ankara 19. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.04.2011 tarihli ve 2010/123 Esas, 2011/412 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 2006 ve 2007 takvim yıllarında sahte fatura düzenleme suçlarından, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun (213 sayılı Kanun) 359 uncu maddesinin (b) fıkrası ve 765 sayılı Kanun’un 80 inci maddesi, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesi ile 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesi uyarınca 2 kez 17 ay 15 gün hapis cezasına mahkûmiyet ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş, bu karar 02.06.2011 tarihinde kesinleşmiştir.
2. Sanığın Ankara 28. Asliye Ceza Mahkemesi’nin, 13.04.2017 tarihli ve 2017/291 Esas, 2017/213 Karar sayılı kararı ile denetim süresi içerisinde 31.10.2014 tarihinde işlediği defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçundan mahkûmiyetine karar verilmiş ve bu kararın 09.03.2018 tarihinde kesinleşmesi üzerine işbu dosyaya ihbarda bulunulmuştur.
3. Ankara 19. Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.04.2021 tarihli ve 2020/198 Esas, 2021/572 Karar sayılı kararı ile Ankara 19. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.04.2011 tarihli ve 2010/123 Esas, 2011/412 Karar sayılı hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararı aynen açıklanarak, sanık hakkında 2006 ve 2007 takvim yıllarında sahte fatura düzenleme suçlarından, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 359 uncu maddesinin (b) fıkrası ve 765 sayılı Kanun’un 80 inci maddesi, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi uyarınca 2 kez, 17 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
4. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 31.10.2022 ve 2022/129026 numaralı, davanın zamanaşımı nedeniyle düşmesi gerektiği görüşünü içeren Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanık müdafiinin temyiz istemi; kararın gerekçesiz olması ve dava zamanaşımı sürelerinin dolması nedeniyle hükümlerin bozulması istemine ilişkindir.
2. Katılan vekilinin temyiz istemi; vekalet ücretine hükmedilmemesi ve re’sen nazara alınacak sebeplerle hükümlerin bozulması istemine ilişkindir.
III. GEREKÇE
1. Sanığın yargılama konusu eylemi için, 213 sayılı Kanun’un 359 uncu maddesinin b fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin sekizinci fıkrasının son cümlesi uyarınca Ankara 19. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.04.2011 tarihli ve 2010/123 Esas, 2011/412 Karar sayılı hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararının kesinleştiği 02.06.2011 tarihi ile Ankara 28. Asliye Ceza Mahkemesi’nin, 13.04.2017 tarihli 2017/291 Esas, 2017/213 Karar sayılı kararına konu, denetim süresi içerisinde işlenen defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçunun suç tarihi olan 31.10.2014 tarihi arasında zamanaşımının durduğu, bu nedenle dava zamanaşımı süresinin dolmadığı belirlenmiştir.
2. Sanık hakkında sahte fatura kullanma suçundan açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, hükmün gerekçesinde sanığın sahte faturaları kayıtlarına intikal ettirerek sahte fatura kullandığı kabul edildikten sonra “2006 ve 2007 takvim yılları içinde sahte fatura düzenlemek suretiyle müsnet suçları işlediği”nin belirtilmesi ile hüküm fıkralarında da “sahte fatura tanzim ettiği” denilmek suretiyle hükmün karıştırılması hukuka aykırı bulunmuştur.
3. Hükümden sonra 15.04.2022 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren, 7394 sayılı Kanun’un 4 ve 5. maddeleriyle değişik 213 sayılı Kanun’un 359 uncu maddesinin 3, 4, 5 ve 6 ncı fıkra hükümleri uyarınca 5237 sayılı Kanun’un 7 nci maddesinin ikinci fıkrası da gözetilerek öncelikle lehe Kanun’un tespit edilip uygulama yapılması ve her iki Kanunla ilgili uygulamanın gerekçeleriyle birlikte denetime olanak verecek şekilde ayrıntılı olarak kararda gösterilmesi suretiyle sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmıştır.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Ankara 19. Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.04.2021 tarihli ve 2020/198 Esas, 2021/572 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafii ve katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden başkaca yönleri incelenmeyen hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
08.02.2023 tarihinde karar verildi.