YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/1076
KARAR NO : 2023/2740
KARAR TARİHİ : 10.04.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
KARAR : İtirazın reddi kararı
Antalya 17. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.05.2022 tarihli ve 2011/63 Esas, 2011/694 Karar sayılı ek kararına yönelik itirazın reddine ilişkin mercii Antalya 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 03.06.2022 tarihli ve 2022/527 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar
tarihi olan 03.06.2022’de kesinleştiği belirlenmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 10.01.2023 tarihli ve 2022/20876 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 07.03.2023 tarihli ve KYB-2023/6332 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 07.03.2023 tarihli ve KYB-2023/6332 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu’nun 20/11/2020 tarihli ve 2019/2 esas, 2020/3 karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere, 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 10. madde bir ve ikinci fıkrasının, “Tebligat, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılır. Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.” hükmü ile gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntem benimsenmiş olması karşısında, öncelikle bilinen en son adres (bilinen bir adres yoksa ya da bilinen en son adres ile adres kayıt sistemindeki adres aynı ise mernis adresi olduğu belirtilmeksizin adres kayıt sistemindeki adres) esas alınarak, 7201 sayılı Kanun’a göre normal tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi halinde, aynı Kanun’un 21/2. maddesi uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek, merci tarafından tebligata 7201 sayılı Kanun’un 23/1-8 ve Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2. maddesi hükümlerine göre, “Tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkansızlığı durumunda, tebligatın, Tebligat Kanunu’nun 21/2. maddesine göre bu adrese yapılması” gerektiğine dair şerh düşülerek tebliğ işlemlerinin tamamlanması gerektiği nazara alındığında,
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 253/4. maddesinde, uzlaştırma bürosu tarafından görevlendirilen uzlaştırmacının, şüpheli ile mağdur veya suçtan zarar görene uzlaştırma teklifinde bulunacağı, uzlaştırma teklifini açıklamalı tebligat veya istinabe yoluyla da yapabileceğinin düzenlendiği ve şüpheli, mağdur veya suçtan zarar görenin, kendisine uzlaştırma teklifinde bulunulduktan itibaren üç gün içinde kararını bildirmediği takdirde teklifi reddetmiş sayılacağının belirtildiği, bu halde uzlaştırmacı taraflara ulaşamamış ise ancak açıklamalı tebligat veya istinabe yoluyla uzlaşma teklifinde bulunabileceği, uzlaştırmacının tarafların bulunduğu yerdeki uzlaştırma bürosuna talimat yazma hak ve yetkisinin de bulunmadığı ve uzlaştırmanın da yargı işlemi niteliğinde olması karşısında, anılan fıkrada sözü edilen açıklamalı tebligatın, kazai mercilerce yapılacak tebligatı düzenleyen 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre yapılacak olan tebligat olduğu ve normal posta yoluyla bu işlemin gerçekleştirilemeyeceği, bu kapsamda açıklamalı tebligat ya da istinabe işleminin ancak uzlaştırmacıya görev veren uzlaştırma bürosu aracılığıyla yerine getirilebileceği,
Dosya kapsamına göre, 13/03/2017 tarihli uzlaştırma raporunun incelenmesinde, katılan …’a çıkartılan uzlaştırma teklif formunun doğrudan iadeli taahhütlü mektup ile yapılmaya çalışıldığı, kendisine dosyada mevcut telefon numarasından aranması sonucunda da ulaşılamadığının belirtilmesi üzerine, Mahkemesince taraflar arasında uzlaştırmanın sağlamaması nedeni ile infazın aynen devamına karar verilmiş ise de, uzlaştırma teklifinde bulunulacak katılana Ceza Muhakemesinde Uzlaştırma Yönetmeliği’nin 29. maddesinin 7. fıkrasında belirtilen çağrı, telefon, telgraf, faks, elektronik posta gibi araçlardan yararlanılmak suretiyle ulaşılmaya çalışılmadan, ulaşılamaması halinde ise uzlaştırma bürosu aracılığıyla usulüne uygun bir uzlaştırma teklifi yapılmasını sağlamak üzere uzlaştırmacı tarafından, uzlaştırma bürosuna teklif formları tevdi edilmeden, nihayetinde usulüne uygun bir uzlaştırma işlemi gerçekleştirilmeden uzlaştırmanın sağlanamadığı gerekçesiyle düzenlenen rapora istinaden yazılı şekilde karar verilemeyeceği gözetilmeksizin, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1. Antalya 17. Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.11.2011 tarihli ve 2011/63 Esas, 2011/694 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 6 ay hapis ve 5.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2. Yargıtay 15. Ceza Dairesinin 16.12.2015 tarihli ve 2013/19957 Esas, 2015/32255 Karar sayılı ilamı ile sanık hakkındaki mahkûmiyet hükmünün onanmasına karar verilmiştir.
3. 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinde düzenlenen dolandırıcılık suçunun 02.12.2016 tarihli ve 29906 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 253 üncü maddesine göre uzlaşma kapsamına alındığı anlaşılmıştır.
4. Antalya 17. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.05.2022 tarihli ve 2011/63 Esas, 2011/694 Karar sayılı ek kararı ile infaz aşamasında yapılan uzlaştırma işlemleri usul ve yasaya uygun olduğundan, hükümlünün dosyanın yeniden uzlaştırma bürosuna gönderilmesi talebinin reddine karar verilmiştir.
5. Antalya 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 03.06.2022 tarihli ve 2022/527 Değişik İş sayılı kararı ile Antalya 17. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.05.2022 tarihli ve 2011/63 Esas, 2011/694 Karar sayılı ek kararına yönelik itirazın reddine karar verilmiştir.
6. 5271 sayılı Kanun’un 253 üncü maddesinin dördüncü fıkrasında; “Soruşturma konusu suçun uzlaşmaya tâbi olması ve kamu davası açılması için yeterli şüphenin bulunması hâlinde, dosya uzlaştırma bürosuna gönderilir. Büro tarafından görevlendirilen uzlaştırmacı, şüpheli ile mağdur veya suçtan zarar görene uzlaşma teklifinde bulunur. Şüphelinin, mağdurun veya suçtan zarar görenin … olmaması halinde, uzlaşma teklifi kanunî temsilcilerine yapılır. Uzlaştırmacı, uzlaşma teklifini açıklamalı tebligat veya istinabe yoluyla da yapabilir. Şüpheli, mağdur veya suçtan zarar gören, kendisine uzlaşma teklifinde bulunulduktan itibaren üç gün içinde kararını bildirmediği takdirde, teklifi reddetmiş sayılır.”, aynı Kanun’un 254 üncü maddesinin birinci fıkrasında ise; “Kamu davası açıldıktan sonra kovuşturma konusu suçun uzlaşma kapsamında olduğunun anlaşılması halinde, kovuşturma dosyası, uzlaştırma işlemlerinin 253 üncü maddede belirtilen esas ve usûle göre yerine getirilmesi için uzlaştırma bürosuna gönderilir.
Hükümleri yer almaktadır.
7. Ceza Muhakemesinde Uzlaştırma Yönetmeliğinin 29 uncu maddesinin altıncı fıkrasında, “Uzlaştırmacının uzlaşma teklifinde bulunacağı şüpheli, sanık, katılan, mağdur veya suçtan zarar gören ya da kanunî temsilcilerine iletişim araçlarıyla ulaşılamaması hâlinde açıklamalı uzlaşma teklifi büro aracılığıyla yapılır. Bu işlem uzlaştırmacının, büroya başvurarak teklif formunu vermesi üzerine gerçekleştirilir.
” denilmektedir.
8. 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun (7201 sayılı Kanun) 10 uncu maddesinin birinci ve ikinci fıkraları; “Tebligat, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılır. (Ek fıkra: 11/1/2011-6099/3 md.) Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.” ve aynı Kanun’un 21 inci maddesinin ikinci fıkrası da; (Ek fıkra: 11/1/2011-6099/5 md.) Gösterilen adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olup, muhatap o adreste hiç oturmamış veya o adresten sürekli olarak ayrılmış olsa dahi, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza karşılığında teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırır. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır.”
Şeklinde düzenlenmiştir.
9. Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; Ceza Muhakemesinde Uzlaştırma Yönetmeliği ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümleri uyarınca, kendisine uzlaştırma işlemlerini gerçekleştirmek üzere dosya tevdi edilen uzlaştırmacının öncelikle uzlaşma teklifi yapılacak ilgililere telefon, telgraf, faks, elektronik posta gibi araçlardan yararlanılmak suretiyle uzlaşma teklifi yapmak üzere çağrı yapması, şayet belirtilen şekilde çağrı yapılamaz ise bu defa uzlaştırmacının ilgili savcılık nezdinde kurulmuş uzlaştırma bürosundan uzlaşma teklifi yapılmasını talep etmesi gerektiği, böyle bir taleple karşılaşan büronun da öncelikle muhatabın bilinen son adresine tebligat çıkartması, tebligatın iade edilmesi durumunda da muhatabın MERNİS adresinin tespit edilerek MERNİS şerhi ile 7201 sayılı Kanun’un 21 inci maddesinin ikinci fıkrasına göre tebliğ edilmesi gerektiğinin anlaşılması karşısında; dosyanın uzlaştırma işlemlerinin yapılması için uzlaştırma bürosuna gönderildiği, uzlaştırma raporu ve eklerinin incelenmesinde, katılan …’a uzlaşma teklif formunun uzlaştırmacının kendisi tarafından iadeli taahhütlü posta marifetiyle doğrudan MERNİS adresine tebliğe çıkarıldığı ve herhangi bir cevap verilmediğinden bahisle uzlaşmanın sağlanamadığı belirtilmiş ise de; uzlaşma teklifinin yukarıda açıklandığı üzere uzlaştırma bürosu aracılığıyla 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre yapılması gerektiği, uzlaşma teklifinin usulüne uygun yapılmadığı anlaşılmakla; kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. Antalya 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 03.06.2022 tarihli ve 2022/527 Değişik İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
3. Hükümlü hakkındaki infazının durdurulmasına, başka suçtan tutuklu ya da hükümlü değilse derhal TAHLİYESİNE,
5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
10.04.2023 tarihinde karar verildi.