YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/1080
KARAR NO : 2023/3448
KARAR TARİHİ : 02.05.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Mühür bozma
KARAR : Mahkûmiyet
Silivri 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.02.2022 tarihli ve 2022/50 Esas, 2022/47 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında mühür bozma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 203 üncü maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü, 52 nci ve 62 nci maddeleri uyarınca 6.240,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, katılan kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 5.100,00 TL maktu vekâlet ücretinin sanıktan alınarak katılan kurum vekiline verilmesine ilişkin hükmün, istinaf edilmeksizin 25.02.2022 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 10.01.2023 tarihli ve 2022/10074 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 07.03.2023 tarihli ve KYB-2023/6344 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 07.03.2023 tarihli ve KYB-2023/6344 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“Benzer bir olay nedeniyle Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 01/11/2021 tarihli ve 2021/11611 esas, 2021/13768 karar sayılı ilâmı ile, “…Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilirken, yasa gereği vekâlet ücretine hükmedilmiş ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi değiştikten sonra hükmün açıklanması gerekmişse, bu tarihte yürürlükte bulunan tarifedeki miktardan, ilk kararla verilen miktar mahsup edildikten sonra aradaki farka hükmedilecektir. Aksi halde sanığa, bir davada iki kez vekâlet ücreti yüklenmiş olunacaktır. Somut olayda; hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verildikten sonra, deneme süresi içinde yeniden suç işleyen sanık hakkında 05.02.2021 tarihinde açıklanan hükümde, kendisini vekil ile temsil ettiren katılan lehine karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 4.080,00 TL avukatlık ücretinin 31.03.2015 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararda hükmolunan 1.500,00 TL vekâlet ücretinin mahsup edilmesi suretiyle kalan 2.580,00 TL vekâlet ücretinin sanıktan alınmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesinde isabet görülmemiştir…” şeklinde belirtildiği üzere,
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231. maddesi uyarınca açıklanması geri bırakılan hükmün, sanığın denetim süresi içinde yeni bir suç işlemesi sebebiyle yeniden ele alınıp hükmün açıklanmasına karar verildiğinde, aynı Kanun’un 231/11. maddesi hükmü uyarınca önceki hükümde değişiklik yapılmadan aynen açıklanması, ancak kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanığın durumu değerlendirilerek, cezanın yarısına kadar belirlenecek bir kısmının infaz edilmemesi ya da koşullarının varlığı halinde hükümdeki hapis cezasının ertelenmesi veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine dair cezanın bireyselleştirilmesi hükümlerinin tatbik edilebileceği, bunun dışındaki hususlarda hükmün değiştirilemeyeceği gözetilmeden, denetim süresi içerisinde suç işlediği anlaşılan sanık hakkında hükmün aynen açıklanması ile yetinilmesi gerekirken, bu hususa riayet edilmeyerek katılan lehine hükmedilen vekâlet ücretinin değiştirilmek suretiyle yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, mahkûmiyet kararı olmadığı gibi, davayı esastan sonuçlandıran bir hüküm de değildir. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 19.02.2008 tarihli ve 346-25 sayılı kararında belirtildiği üzere, bu karar koşullu bir düşme kararı niteliğinde olup, 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin 10 uncu ve 11 inci fıkraları uyarınca, denetim süresi içinde kasten yeni bir suçun işlenmemesi ve yükümlülüklere uygun davranılması halinde, kamu davası aynı Kanun’un 223 üncü maddesi uyarınca düşürülecek, aksi halde ise açıklanması geri bırakılan hüküm açıklanacaktır. 5271 sayılı Kanun’un 325 inci maddesinde yer alan, hükmün açıklanmasının geri bırakılması halinde vekâlet ücretini de kapsayan yargılama giderlerinin sanığa yükleneceğine ilişkin kural, istisnai bir düzenlemedir. Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilirken, Kanun gereği vekâlet ücretine hükmedilmiş ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi değiştikten sonra hükmün açıklanması gerekmiş ise, bu tarihte yürürlükte bulunan tarifedeki miktardan, ilk kararla verilen miktar mahsup edildikten sonra aradaki farka hükmedilecektir. Aksi halde sanığa, bir davada iki kez vekâlet ücreti yüklenmiş olacaktır.
2. Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verildikten sonra, denetim süresi içinde yeniden suç işleyen sanık hakkında 17.02.2022 tarihinde açıklanan hükümde, kendisini vekil ile temsil ettiren katılan lehine karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 5.100,00 TL avukatlık ücretinin sanıktan alınmasına karar verilirken, 08.10.2020 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararda hükmolunan 3.400,00 TL vekâlet ücretinin mahsup edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi bu nedenle yerinde görülmüştür.
III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. Silivri 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.02.2022 tarihli ve 2022/50 Esas, 2022/47 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
3. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca karar verilmesi mümkün görüldüğünden, hüküm fıkrasından vekâlet ücretine ilişkin bölümün çıkartılarak yerine; “katılanın kendisini vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir edilen 5.100,00 TL avukatlık ücretinden, ilk kararda hükmolunan 3.400,00 TL vekâlet ücreti mahsup edilerek, 1.700,00 TL avukatlık ücretinin sanıktan alınarak katılana verilmesine” cümlesinin yazılmasına, hukuka aykırılığın bu şekilde giderilmesine, kararın diğer kısımlarının aynen bırakılmasına,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
02.05.2023 tarihinde karar verildi.