YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/1088
KARAR NO : 2023/3143
KARAR TARİHİ : 25.04.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Bilişim sistemlerinin araç olarak kullanılması suretiyle
dolandırıcılık, bilişim sistemini engelleme ve bozma
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
Yargıtay (Kapatılan) 23. Ceza Dairesinin, 09.12.2015 tarihli ve 2015/4178 Esas, 2015/7860 Karar sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 20.03.2023 tarihli ve KD-2022/157475 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun’un) 308 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca yapılan sanık lehine itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, aynı Kanun’un 308 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İTİRAZ SEBEPLERİ
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itiraz başvurusu, 01.07.2013 tarihli tebliğnamenin sanığın mernis adresine tebliğe çıkarılıp tebligat parçasına ceza infaz kurumunda bulunduğuna ilişkin şerh düşülmek suretiyle 03.05.2014 tarihinde mahalle muhtarına tebliğ edildiği, UYAP ortamında yapılan araştırmada sanığın tebliğ tarihinde Antalya E Tipi Ceza İnfaz Kurumunda başka suçtan hükümlü olarak bulunduğu ve tebliğnamenin usulüne uygun olarak tebliğ edilmediğinin anlaşıldığı, Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun yerleşmiş kararlarında da vurgulandığı üzere, hükmü temyiz etmeleri veya aleyhlerine sonuç doğurabilecek görüş içermesi halinde Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen tebliğnamenin sanık veya müdafiine tebliğ olunacağının 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi uyarınca yürürlükte olan 1412 sayılı Kanun’un 316 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında düzenlendiği, 5271 sayılı Kanun’un 297 nci maddesinde de aynı hükme yer verildiği, … yargılanma ve savunma hakları ile ilgili bulunan bu hükmün buyurucu nitelikte olup uyulmasının zorunlu olduğu, tebliğnamenin sanığa usulüne uygun tebliğ edilmeden temyiz incelemesi yapılmasının hukuka aykırı olduğu, bu nedenle itiraza konu kararın kaldırılarak tebliğnamenin sanığa tebliğ edildikten sonra temyiz incelemesi yapılmasına karar verilmesi talebine ilişkindir.
II. GEREKÇE
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 01.07.2013 tarihli ve 15-2012/33836 sayılı tebliğnamesinin usulüne uygun olarak 11.04.2023 tarihinde sanığa cezaevinde tebliğ edildiği ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 21.06.2011 tarihli ve 6/94-133 sayılı kararında da belirtildiği üzere, Yargıtay (Kapatılan) 23. Ceza Dairesinin 09.12.2015 olan onama-düzeltilerek onama karar tarihi ile 25.04.2023 olan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazının kabul edildiği tarih arasında zamanaşımı süresinin durduğu belirlenerek yapılan incelemede;
5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi uyarınca yürürlükte olan 1412 sayılı Kanun’un 316 ncı maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca tebliğnamenin hükmü temyiz eden sanığa tebliği gerekmekte olup söz konusu tebliğnamenin 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 21 inci maddesinin ikinci fıkrasına göre sanığa tebliğ edildiği 03.05.2014 tarihinde sanığın Antalya E Tipi Ceza İnfaz Kurumunda başka suçtan hükümlü olarak bulunduğu anlaşıldığından ve bu nedenle tebliğ işlemi usulsüz olduğundan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının yerinde olduğu sonucuna varılmıştır.
III. KARAR
1. Gerekçe bölümünde belirtilen nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ KABULÜNE,
2. 5271 sayılı Kanun’un 308 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği Yargıtay (Kapatılan) 23. Ceza Dairesinin, 09.12.2015 tarihli ve 2015/4178 Esas, 2015/7860 Karar sayılı onama-düzeltilerek onama ilâmının KALDIRILMASINA,
3. A) Sanık Hakkında Bilişim Sistemini Engelleme ve Bozma Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
İstanbul Anadolu 8. Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.10.2011 tarihli ve 2011/87 Esas, 2011/251 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B) Sanık Hakkında Bilişim Sistemlerinin Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
İstanbul Anadolu 8. Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.10.2011 tarihli ve 2011/87 Esas, 2011/251 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasındaki adli para cezası mahkumiyetine ilişkin uygulamanın çıkartılarak yerine, “Sanığın, 5237 sayılı TCK’nın 158/1-f, son maddesi gereğince 35 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun’un 62. maddesi gereğince cezasından 1/6 oranında indirim yapılarak 29 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun’un 52/2 maddeleri gereğince günlüğü 20.00 TL’den hesap edilmek üzere sonuç olarak 580 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
25.04.2023 tarihinde karar verildi.