Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2023/1169 E. 2023/3594 K. 04.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/1169
KARAR NO : 2023/3594
KARAR TARİHİ : 04.05.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, bilişim sistemindeki verileri bozma, yok etme, değiştirme veya erişilmez kılma, sisteme veri yerleştirme, var olan verileri başka bir yere gönderme
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkileriinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. Muğla 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.11.2014 tarihli ve 2014/40 Esas, 2014/329 Karar sayılı kararı ile;
1.Sanık … hakkında;
a)Nitelikli dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı … Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 … maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 820,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
b)Bilişim sistemindeki verileri bozma, yok etme, değiştirme veya erişilmez kılma, sisteme veri yerleştirme, var olan verileri başka bir yere gönderme suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 244 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddeleri uyarınca 3.600,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına,
Karar verilmiştir.
2.Sanık … hakkında;
Nitelikli dolandırıcılığa teşebbüs suçundan üç kez 5237 sayılı Kanun’un 158 … maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi, 35 … maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkrası uyarınca 6.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, karar verilmiştir.
B.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, onama, bozma ve düşme görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Cumhuriyet savcısının temyizi; şikâyetçiler …, … ve …’a yönelik eylemi sanık … tarafından işlenmesine rağmen kararda sanık … hakkında hüküm kurulmuş olması ve sair hususlarında nazara alınarak bozulması gerektiğine,
Sanık … müdafiinin temyizi; müvekkilinin suçlardan dolayı pişman olduğuna, cezaların ağır olduğuna, bu nedenle cezaların iptal edilerek beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanık …(…) …’ın, …’e ait MSN adresini ele geçirerek …’ün arkadaş listesindeki mağdur … …’ye kendisini … olarak tanıtarak kendisinden 1.000,00 TL istediğini, aynı şekilde mağdurlar … ve …’dan da ayrı ayrı 500,00 TL para istediğini ancak mağdurların sanığa para göndermediklerini, sanıklar …(…) ve …’in fikir ve eylem birliği içerisinde katılan …’ya … numaralı hat üzerinden mesaj atarak kendisini … …’in arkadaşı olan … gibi tanıtarak borç para istediğini ve katılan …’in de 500,00 TL parayı sanık …’in hesabına gönderdiği bu şekilde sanıklar hakkında katılan …’ya yönelik dolandırıcılık suçundan, sanık …(…) hakkında müşteki …’a yönelik bilişim sistemindeki verileri bozma, yok etme, değiştirme veya erişilmez kılma, sisteme veri yerleştirme, var olan verileri başka bir yere gönderme suçundan, mağdurlar …, … ve …’a yönelik ayrı ayrı Bilişim sistemini engelleme, bozma, verileri yok etme veya değiştirme suretiyle haksız çıkar sağlama suçundan kamu davası açıldığı anlaşılmıştır.
2. Sanık …(…), atılı suçları kabul etmediğini savunmuş olduğu görülmüştür.
3. Sanık …’in, sanık …(…)’nin isteği üzerine hesabına para gelmesini kabul ettiğini, parayı çekip sanık …’e verdiğini savunmuş olduğu görülmüştür.
4. Mahkemesince sanıklar hakkında hukuki süreç başlığı altında belirtilen suçların sübut bulduğu kabul edilerek temyiz incelemesine konu mahkumiyet hükümleri kurulmuştur.

IV. GEREKÇE
A. Sanık …(…) … Hakkında Verilen Hükümlere Yönelik Yapılan İncelemede;
1. Mahkemece mağdurlar …, … ve …’a yönelik eylemleri sanık … (…) … tarafından gerçekleştirildiğinin gerekçede kabul edilmesine rağmen hüküm kurulmamış olup sanık hakkında bu mağdurlara yönelik zamanaşımı süresi içerisinde hüküm kurulması mümkün görüşmüştür.
2. Sanık …’in, katılan …’e yönelik eylemi yönünden, katılanın alınan beyanından sanığın kendisine … numaralı hat üzerinden mesaj yoluyla ulaştığı ve kendisini … olarak tanıtmak suretiyle para istediğini ve katılanın da sanığın bildirmiş olduğu hesaba parayı göndermiş olması karşısında sanığın eylemini bilişim sistemi kullanılarak gerçekleştirmemiş olup mesaj yoluyla katılanla yapmış olduğu görüşmedeki hilenin basit dolandırıcılık suçunu oluşturacağı anlaşılmıştır.
3. Sanığın yargılama konusu eylemleri için, 5237 sayılı Kanun’un 244 üncü maddesinin ikinci fıkrası ile aynı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
4. 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 12.11.2014 tarihli mahkûmiyet kararları olduğu ve bu tarihten, temyiz inceleme tarihine kadar 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.

B. Sanık … Hakkında Verilen Hükümlere Yönelik Yapılan İncelemede
1.Mahkemece verilen hükümlerin gerekçe bölümünde aynen;
“Sanık …’in savunmasında diğer sanık … (… ) …’ın kendisine “Acelem var Ptt şubesinde sıra var benim için gelecek para senin adına gönderilebilir mi ?” diye sorduğundan dolayı yardımcı olmak maksadıyla katılan …’dan gelecek paranın kendi adına gönderilmesini kabul ettiğini ve bu sebeple katılanı kendi telinden aradığını adına gönderilen parayı sanık …(…)’e verdiğini,suç işleme kastının olmadığı yönünde ki savunmalarına hayatın olağan akışına uygun olduğundan ve dosyada sanık …’in sanık … (…) ile fikir ve irade birliği içinde hareket ettiği yönünde cezalandırılması için her türlü şüpheden uzak kesin inandırıcı bir delil bulunmadığından sanık …’in beyanlarına itibar edilmek suretiyle katılan …’ya yönelik işlediği sabit olmayan suçtan dolayı CMK 223/1-e maddesi gereğince Beraatine, Karar verilmiştir.
Her ne kadar Sanık …’in gerekçemizde belirttiğimiz üzere Beraatine karar verilmişse de kısa kararda bu hususun yazılmadığı anlaşıldığından yukarıda izah edildiği üzere gerekçe kısmında eklenerek ve yine kısa hükmün B,C ve D bentlerinde sanık … olarak yazılmasına rağmen sanık …’in mağdurlar …, … ve …’e yönelik eylemi bulunmamakla birlikte açılmış bir davada bulunmadığından sanık …’in isminin maddi hatadan kaynaklı sehven yazıldığı yerine sanık …(…) …’ın isminin yazılması gerektiği anlaşıldığından kısa karar bu şekilde düzeltilmiştir.”
Şeklindeki açıklamaya rağmen, sanık … hakkında mağdur …’ya yönelik eylemi nedeniyle beraat hükmünün kurulmamış olması, yine kısa kararda sanık …’in isminin düzeltilmemesi,
2. Sanık … hakkında mağdurlar …, … ve …’a yönelik nitelikli dolandırıcılık suçundan açılmış bir dava olmadığı halde sanık … hakkında hükümler kurulması,
3. Hüküm fıkrasının A-1- sırasında sanık … (…) …’ın mağdur …’ya yönelik eylemi nedeniyle, B-1- sırasında sanık …’in mağdur …’e yönelik eylemi nedeniyle, C-1- sırasında sanık …’in mağdur …’ya yönelik eylemi nedeniyle, D-1- sırasında sanık …’in mağdur …’a yönelik eylemi nedeniyle hüküm kurulduğu halde her uygulamada “sanıkların” tabiri kullanılarak hükümlerde karışıklığa sebebiyet verilmesi,
Nedeniyle hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
A. Sanık …(…) … Hakkında Verilen Hükümlere Yönelik Yapılan İncelemede
Gerekçe bölümünün (A) bendi başlığı altında açıklanan nedenle Muğla 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.11.2014 tarihli ve 2014/40 Esas, 2014/329 Karar sayılı kararına yönelik Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafiin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 … maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,

B. Sanık … Hakkında Verilen Hükümlere Yönelik Yapılan İncelemede
Gerekçe bölümünün (B) bendi başlığı altında açıklanan nedenle Muğla 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.11.2014 tarihli ve 2014/40 Esas, 2014/329 Karar sayılı kararına yönelik Cumhuriyet savcısının temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 … maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

04.05.2023 tarihinde karar verildi.