YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/125
KARAR NO : 2023/1588
KARAR TARİHİ : 15.03.2023
B O Z M A Ü Z E R İ N E
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/431 E., 2022/786 K.
SUÇLAR : Resmi belgede sahtecilik, özel belgede sahtecilik
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, bozma
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Bursa 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.12.2013 tarihli ve 2011/1220 Esas, 2013/769 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 13 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Bursa 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.12.2013 tarihli ve 2011/1220 Esas, 2013/769 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 20.12.2017 tarihli ve 2017/5849 Esas, 2017/9163 Karar sayılı kararı ile birleşen Bursa 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 2012/1089 Esas sayılı dava dosyasının dayanağı olan 02.08.2012 tarihli ve 2012/16264 Esas sayılı iddianame ile birleştirme kararı okunmadan ve birleştirme kararına konu eylemle ilgili olarak sanığın savunması alınmadan mahkumiyet hükmü kurulması nedeniyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
3. Bursa 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.06.2018 tarihli ve 2018/89 Esas, 2018/566 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 13 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
4. Bursa 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.06.2018 tarihli ve 2018/89 Esas, 2018/566 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 19.02.2019 tarihli ve 2018/6129 Esas, 2019/1609 Karar sayılı kararı ile Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 29.03.2011 tarih 249/24 sayılı ve benzer birçok kararında da vurgulandığı üzere; aynı suçun değişik zamanlarda birden fazla işlenmesi, işlenen suçların mağdurlarının aynı kişi olması ve bu suçların aynı suç işleme kararı altında işlenmesi koşullarının birlikte gerçekleşmesi halinde fail hakkında TCK’nin 43/1. maddedeki zincirleme suç hükümleri uygulanacaktır. Ancak TCK’nin 43. maddesinde yer alan ve failin eylemleri arasındaki sübjektif bağı ifade eden “bir suç işleme kararının” bulunmaması veya eylemlerin yenilenen kast ile işlenmesi ya da eylemler arasında hukuki kesinti meydana gelmesi halinde ise artık fail hakkında zincirleme suç hükümleri değil gerçek içtima kuralları uygulanacaktır. Bu açıklamalar karşısında; somut olayda sanık hakkında 03.02.2008 tanzim tarihli sahte bonoyu icra takibine koyması nedeniyle düzenlenen 19.10.2011 tarihli iddianamenin hukuki kesinti oluşturduğu, iddianame tarihinden sonra 23.12.2011 tarihinde diğer özel belge niteliğindeki sahte belge ile icra takibi yapılmasının yenilenen kastla işlenen ikinci bir suçu oluşturduğu, sanığın resmi belgede sahtecilik ve özel belgede sahtecilik suçlarından ayrı ayrı cezalandırılması gerektiği gözetilmeden eylemlerinin zincirleme suç kabul edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması, sanığa, 5271 sayılı CMK’nin 226. maddesi uyarınca ek savunma hakkı tanınmadan, TCK’nin 43/1. maddenin uygulanması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması, ceza tayininde 5237 sayılı TCK’nin 62. maddesi uyarınca takdiri indirim neticesinde sonuç hapis cezasının 2 yıl 1 ay yerine, 1 yıl 13 ay olarak hesaplanması suretiyle eksik ceza tayini, 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesine ilişkin uygulamanın, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması nedenleriyle bozulmasına ve aleyhe temyiz olmadığından ceza miktarı itibarıyla sanığın kazanılmış hakkının saklı tutulmasına karar verilmiştir.
5. Bursa 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.12.2019 tarihli ve 2019/225 Esas, 2019/1054 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 51 inci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, verilen hapis cezasının ertelenmesine, 2 yıl denetim süresi belirlenmesine ve hak yoksunluklarına, özel belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Kanun’un 207 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci ve 51 inci maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve cezanın ertelenmesine, 1 yıl denetim süresi belirlenmesine karar verilmiştir.
6. Bursa 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.12.2019 tarihli ve 2019/225 Esas, 2019/1054 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 16.03.2022 tarihli, 2021/9505 Esas, 2022/4398 Karar sayılı ilamı ile belgelerin duruşmaya getirtilerek aldatıcılık niteliklerinin bulunup bulunmadığının tartışılması ve sanığın kazanılmış hakkının saklı tutulmaması nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
7. Bursa 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.10.2022 tarihli ve 2022/431 Esas, 2022/786 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 51 inci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, verilen hapis cezasının ertelenmesine, 1 yıl 8 ay denetim süresi belirlenmesine ve hak yoksunluklarına, özel belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Kanun’un 207 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci ve 51 inci maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezanın ertelenmesine ve 1 yıl denetim süresi belirlenmesine, Yargıtay bozma ilamından önce verilen 21.06.2018 tarihli hükmün sanık müdafii tarafından temyiz edildiği ve bu kararda sanık hakkında hükmolunan 1 yıl 13 ay hapis cezasının kazanılmış hak teşkil ettiği anlaşılmakla 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son bendi uyarınca sanığın kazanılmış hakkı gözetilerek infazın 1 yıl 13 ay hapis cezası üzerinden yapılmasına karar verilmiştir.
8. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 29.12.2022 tarihli ve 2022/143232 sayılı özel belgede sahtecilik suçundan verilen mahkumiyet hükmünün onanmasına, resmi belgede sahtecilik suçundan verilen mahkumiyet hükmünün bozulmasına ilişkin görüşleri içeren Tebliğname ile dairemize tevdii olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafinin temyiz isteği, atılı suçların sanık tarafından işlendiğine dair delil bulunmadığı ve şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince sanık hakkında beraat kararları verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın, katılan … adına düzenlenmiş senetle ilgili olarak Bursa 11. İcra Dairesinin 2011/2028 Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattığı, katılanın imzaya itiraz etmesi üzerine aldırılan bilirkişi raporuna göre imzanın katılana ait olmadığının anlaşıldığı ve böylece sanığın üzerine atılı resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği iddiası ile 19.10.2011 tarihli iddianame ile hakkında kamu davası açılmıştır.
2. Yine sanığın, katılan adına düzenlenmiş, ” Bursa İli Osmangazi İlçesi…. ” şeklinde başlayan ve “35.000,00 TL yi devir tarihi olan… İtibaren faizi bile en geç 30.12.2010da ödemeyi kabul ediyorum” şeklindeki belgeye dayanarak Bursa 18. İcra Müdürlüğü’nün 2011/16544 Esas sayılı dosyası ile 20.12.2011 tarihinde icra takibi başlatmış, şikayet üzerine aldırılan bilirkişi raporuna göre imzaların katılanın eli ürünü olmadığı anlaşıldığından sanığın üzerine atılı resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği iddiası ile kamu davası açılmış, açılan dava Bursa 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 2012/1089 Esas ve 2012/954 Karar sayılı kararı ile diğer dosya ile birleştirilmiştir.
3. Katılan savunmalarında, sanığın kardeşi olduğunu, babalarından kalan evin kardeşine düşen hissesini parasını vererek satın aldığını, ona herhangi bir borcunun olmadığını beyan etmiştir.
4. Sanık savunmalarında, babalarından kalan evin kendi payına düşen hissesini, ablası olan katılana sattığını, senedi ve belgeyi ablasının verdiğini, kendisinin sahte olarak düzenlemediğini, suçlamaları kabul etmediğini beyan etmiştir.
5. Dosya arasında bulunan Kriminal Raporlar ile Adli Tıp Kurumu raporlarına göre, senet ve belgedeki imzaların katılanın eli ürünü olmadığı tespit edilmiştir.
6. Mahkemece sanık savunmaları, katılan beyanı ve tüm dosya kapsamı dikkate alınarak sanığın atılı suçları işlediği kabulü ile hakkında temyiz incelemesine konu mahkumiyet hükümleri kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
A. Özel Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1. Gerekçeli karar başlığından yanlış yazılan suç tarihinin, belge ile ilgili icra takibi başlatıldığı tarih olan 23.12.2011 olarak mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
3. Ancak; sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan verilen hükmün suç tarihinden itibaren olağanüstü zamanaşımına uğradığı ve hüküm fıkrasının (C) numaralı bendinin hükümden çıkarılması gerektiği anlaşılmış, bu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.
B. Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1. Sanık tarafından 03.02.2008 tanzim ve 30.12.2010 vade tarihli senedin hangi tarihte icra takibine konu edildiği dosya kapsamından anlaşılamamış ise de; UYAP sistemi üzerinden yapılan araştırmada, suça konu senetle ilgili olarak Bursa 11. İcra Dairesi’nin 2011/2028 Esas sayılı dosyası ile ödeme emrinin 02.02.2011 tarihinde düzenlendiği ve suç tarihinin en aleyhe kabulle bu tarih olduğu tespit edilerek inceleme yapılmıştır.
2. Sanığın yargılama konusu resmi belgede sahtecilik eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezaların türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin ve 67 nci maddesinin 4 üncü fıkrası gereği 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2. 5237 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca, zamanaşımı süresinin 02.02.2011 olan suç tarihinden temyiz incelemesi tarihine kadar, gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
V. KARAR
A. Özel Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünün (A) numaralı bendinde açıklanan nedenle Bursa 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.10.2022 tarihli ve 2022/431 Esas, 2022/786 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasından (C) numaralı bendin çıkarılması suretiyle hükmün Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
B. Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünün (B) numaralı bendinde açıklanan nedenle Bursa 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.10.2022 tarihli ve 2022/431 Esas, 2022/786 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
15.03.2023 tarihinde karar verildi.