Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2023/1289 E. 2023/3388 K. 27.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/1289
KARAR NO : 2023/3388
KARAR TARİHİ : 27.04.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Sahte fatura düzenleme
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, beraat

Katılan vekilinin temyiz isteğinin 2009 ve 2012 takvim yıllarına ait dönemde sahte belge düzenleme ve kullanma suçundan kurulan beraat, sanığın temyiz isteğinin 2010 ve 2011 yılı vergi dönemlerine ilişkin sahte fatura düzenleyip kullanmak suçlarından kurulan mahkûmiyet hükümlerine yönelik olduğu, defter ve belgeleri ibraz etmemek suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına yönelik temyizin bulunmadığı anlaşılmıştır.
Sanık hakkında kurulan beraat ve mahkûmiyet hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Mahkemeleri Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
İstanbul 44. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.04.2015 tarihli ve 2013/219 Esas, 2015/153 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında
1. 2009 ve 2012 yıllarına ait dönemde sahte belge düzenleme ve kullanma suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine,
2. 2010 yılı vergi dönemine ilişkin sahte fatura düzenleyip kullanmak suçundan 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun (213 sayılı Kanun) 359 uncu maddesinin b fıkrası, 5237 sayılı … Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 43, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
3. 2011 yılı vergi dönemine ilişkin sahte fatura düzenleyip kullanmak suçundan 213 sayılı Kanun’un 359 uncu maddesinin b fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 43, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanığın temyiz dilekçesinde herhangi bir temyiz sebebi ileri sürülmediği anlaşılmıştır.
2. Katılan vekilinin temyiz isteği; sanığın 2009 ve 2012 takvim yıllarında sahte belge düzenlediğinin sabit olduğuna, eksik araştırma ve yetersiz araştırmayla verilen beraat kararının hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.

III: OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın yetkilisi ve ortağı olduğu …. Ltd. Şti.nin (mükellef şirket) 2009, 2010, 2011 ve 2012 takvim yılları hesap ve işlemlerinin vergisel yönden incelenmesi sonucu düzenlenen vergi tekniği raporunda, mükellef şirket unvanı altında 03.09.2009 tarihi sonrasında 2009, 2010, 2011 ve 2012 takvim yıllarında düzenlenen faturaların tamamının gerçek ticari ilişkiye dayanmayan sahte faturalar olduğu yönünde kanaat ve sonuca ulaşıldığının belirtilmesi üzerine düzenlenen vergi suçu raporu ve rapor değerlendirme komisyonu mütalaası sonrası yapılan suç ihbarı üzerine başlatılan soruşturma kapsamında sanık hakkında 2009, 2010, 2011 ve 2012 takvim yıllarında sahte fatura düzenleme suçlarından kamu davası açılmıştır.
2. Mükellef şirket hakkında düzenlenen vergi tekniği raporuna göre, sanığın 03.09.2009 tarihi itibarıyla şirkete ortak olup aynı tarihte şirket müdürü olarak atandığı, 2009 yılının yalnızca 10. ayında verilen KDV beyannamesinde 2.749 TL tutarında matrah beyan edildiği, 2009 yılının diğer ayları ve 2010 yılının 1 ilâ 4. aylarına ilişkin KDV beyannamelerinin matrahsız olarak verildiği, 2010 yılının 5 ilâ 12 ve 2011 yılının 1 ilâ 4. aylarına ilişkin verilen KDV beyannamelerinde matrah beyan edildiği, 2011 yılının Mayıs ayı ve sonraki dönemlerine ilişkin KDV beyannamesi verilmediği, şirketin mükellefiyetinin 30.04.2011 tarihi itibarıyla resen terkin edildiği, Bs-Ba bildirim formları üzerinden yapılan analizde 2009 yılının 9 ilâ 12. aylarında düzenlenen fatura bulunmadığı, 2010, 2011 ve 2012 takvim yıllarında düzenlenen faturaların mevcut olduğu, 2012 takvim yılında düzenlenen faturaların Şubat, 2011 takvim yılında düzenlenen en son tarihli faturaların Temmuz aylarına ait olduğu anlaşılmıştır.
3. Sanık savunmasında özetle; müdürü olduğu mükellef şirketin ticari faaliyetinin bulunduğunu, sahte fatura düzenlemediğini, şirket unvanı altında düzenlenen sahte faturalar var ise bunların bilgisi dışında düzenlendiğini beyan etmiştir.
4. Mahkemece; sanık hakkında, 2009 ve 2012 takvim yıllarında sahte fatura düzenleme ve kullanma suçunu işlediğinin sabit olmadığı kabul edilerek beraat kararı verilmiş, 2010 ve 2011 takvim yıllarında sahte fatura düzenleyip kullanmak suçunu işlediği kabul edilerek 2 ayrı mahkûmiyet hükmü kurulmuştur.

III. GEREKÇE
A. 2009 Yılına Ait Dönemde Sahte Belge Düzenlemek ve Kullanmak Suçundan Kurulan Beraat Hükmü Yönünden
1. Sanık hakkında 2009 takvim yılında sahte fatura düzenleme suçundan açılan kamu davasında; vergi incelemesine tabi tutulan davaya konu mükellef şirketin 2009 takvim yılında fatura düzenlediğine ilişkin herhangi bir veri bulunmadığının anlaşılması nedeniyle, sanığın 2009 takvim yılında sahte fatura düzenleme suçunu işlediğinin sabit olmadığı belirlenmiş ancak zamanaşımının olumsuz bir muhakeme şartı olarak kovuşturmaya engel olduğu kabul edilmiştir.
2. Sanığın yargılama konusu eylemi için, 213 sayılı Kanun’un 359 uncu maddesinin b fıkrası uyarınca belirlenecek cezaların türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 8 yıllık olağan ve 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı sürelerinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
3. Sanığa yüklenen 2009 takvim yılında sahte fatura düzenleme suçunun 213 sayılı Kanun’daki cezasının türü ve üst haddine göre, 5237 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği öngörülen 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin, en aleyhe kabulle 31.12.2009 olan suç tarihinden temyiz incelemesi tarihine kadar gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
B. 2012 Yılına Ait Dönemde Sahte Belge Düzenleme ve Kullanma Suçundan Kurulan Beraat, 2010 ve 2011 Yılları Vergi Dönemlerine İlişkin Sahte Fatura Düzenleyip Kullanmak Suçlarından Kurulan Mahkûmiyet Hükümleri Yönünden
1. Dosya kapsamına ve sanığına savunmasına göre, sahte fatura düzenleme suçunda suçun maddi konusunun fatura olduğu ve suç tarihinin en son düzenlenen fatura tarihi olduğu dikkate alınarak, maddi gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespiti bakımından;
a. Mükellef şirketin bağlı bulunduğu vergi dairesinden her takvim yılı için ayrı ayrı olmak üzere, sahte olarak düzenlendiği iddia olunan faturaları kullanan firmaları gösterir listenin istenmesi,
b. Söz konusu faturaların asıllarının, bu faturaları kullanan firmalardan veya bu firmalar ile mükellef şirketin bağlı bulunduğu vergi dairelerinden sorulmak suretiyle getirtilip, sanığa gösterilerek yazı ve imzaların kendisine ait olup olmadığının sorulması, kendisine ait olmadığını söylemesi halinde; temin edilecek yazı ve imza örnekleri ile faturalardaki yazı ve imzaların sanığa ait olup olmadığı hususunda bilirkişi incelemesi yaptırılması,
c. Faturaları kullandığı belirlenen mükellefler hakkında karşıt inceleme raporu düzenlenip düzenlenmediğinin ilgili vergi dairesinden sorulması, düzenlenmiş ise onaylı örneklerinin getirtilmesi,
d. Aynı mükellefler hakkında dava açılıp açılmadığının araştırılması, dava açılmış ise dosyalarının getirtilip incelenerek ilgili belgelerin onaylı örneklerinin dosyaya alınması,
e. Faturaları kullanan şirket yetkilileri veya kişilerin tanık sıfatıyla duruşmaya çağrılarak 5271 sayılı Kanun’un 48 … maddesi uyarınca çekinme hakları hatırlatıldıktan sonra sözü edilen faturaları hangi hukuki ilişkiye dayanarak kimden aldıkları, sanığı tanıyıp tanımadıkları ve faturaların düzenlenmesi konusunda sanığın bir iştiraki bulunup bulunmadığının sorulması,
Sonucuna göre tüm deliller birlikte tartışılıp sanığın hukuki durumunu belirlenerek sahte fatura düzenleme suçundan hüküm kurulması gerektiği, birbirinden ayrı ve bağımsız suçlar olan sahte fatura düzenleme ve sahte fatura kullanma suçlarının birbirine dönüşmeyeceği gözetilmeden, eksik inceleme ve yetersiz araştırmayla, “sahte belge düzenlemek ve kullanmak” ile “sahte fatura düzenleyip kullanmak” eylemlerine ilişkin beraat ve mahkûmiyet hükümleri kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur.
2. Kabule göre de;
Sanığa yüklenen suçların sübutu hâlinde, hükümlerden sonra 15.04.2022 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren, 7394 sayılı Kanun’un 4 ve 5 … maddeleriyle değişik 213 sayılı Kanun’un 359 uncu maddesinin üç, dört, beş ve altıncı fıkraları uyarınca 5237 sayılı Kanun’un 7 nci maddesinin ikinci fıkrası da gözetilerek öncelikle lehe Kanun’un tespit edilip uygulama yapılması ve her iki Kanunla ilgili uygulamanın gerekçeleriyle birlikte denetime olanak verecek şekilde ayrıntılı olarak kararda gösterilmesi suretiyle sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde,
b. 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesine ilişkin uygulamanın, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde,
Zorunluluk bulunduğu anlaşılmıştır.

V. KARAR
A. Sanık Hakkında 2009 Yılına Ait Dönemde Sahte Belge Düzenleme ve Kullanma Suçundan Kurulan Beraat Hükmü Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle İstanbul 44. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.04.2015 tarihli ve 2013/219 Esas, 2015/153 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 … maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki 2009 takvim yılında sahte fatura düzenleme suçundan açılan kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,

B. Sanık Hakkında 2012 Yılına Ait Dönemde Sahte Belge Düzenleme ve Kullanma Suçundan Kurulan Beraat, 2010 ve 2011 Yılı Vergi Dönemlerine İlişkin Sahte Fatura Düzenleyip Kullanmak Suçlarından Kurulan Mahkûmiyet Hükümleri Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle İstanbul 44. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.04.2015 tarihli ve 2013/219 Esas, 2015/153 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekili ve sanığın temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 … maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

27.04.2023 tarihinde karar verildi.