YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/1382
KARAR NO : 2023/3899
KARAR TARİHİ : 15.05.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
KARAR : Mahkûmiyet
Tokat 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.12.2010 tarihli ve 2009/670 Esas, 2010/720 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 50 nci ve 52 nci maddeleri uyarınca neticeten 7.300,00 TL ve 2.000,00 TL adli para cezaları ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün, temyiz edilmeksizin 13.04.2011 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 15.03.2023 tarihli ve 2022/15865 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.04.2023 tarihli ve KYB-2023/34582 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.04.2023 tarihli ve KYB-2023/34582 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“Dosya kapsamına göre, sanık ile fikir ve eylem birliği içerisinde yer alan diğer sanıkların temyiz başvurusu üzerine, Yargıtay 15. Ceza Dairesinin 15/04/2015 tarihli ve 2013/11087, 2015/23711 karar sayılı ilamında “…Hapis cezası alt sınırdan tayin edildiği halde adli para cezası belirlenirken yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, aynı gerekçeyle tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılması suretiyle belirlenerek sanığa fazla ceza tayini, Bozmayı gerektirmiş, …” şeklinde yer alan açıklama nazara alındığında, sanık hakkında diğer sanıklarla birlikte işlediği dolandırıcılık suçu nedeniyle alt sınırdan olmak üzere 1 yıl hapis cezasına hükmedilmiş olmasına rağmen adli para cezası belirlenirken yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, gün para cezasının altı sınırının 5 gün yerine, tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılması suretiyle 100 gün karşılığı adli para cezası belirlenerek fazla ceza tayin edilmesinde isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendinin; “Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay ceza dairesi doğrudan hükmeder.” şeklinde düzenlendiği belirlenmiştir.
2. 5237 sayılı Kanun’un dolandırıcılık başlıklı 157 nci maddesinin birinci fıkrasında; “Hileli davranışlarla bir kimseyi aldatıp, onun veya başkasının zararına olarak, kendisine veya başkasına bir yarar sağlayan kişiye bir yıldan beş yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası verilir” hükmü yer almaktadır.
3. 5237 sayılı Kanun’un 52 nci maddesinin birinci fıkrası; “Adlî para cezası, beş günden az ve kanunda aksine hüküm bulunmayan hallerde yediyüzotuz günden fazla olmamak üzere belirlenen tam gün sayısının, bir gün karşılığı olarak takdir edilen miktar ile çarpılması suretiyle hesaplanan meblağın hükümlü tarafından Devlet Hazinesine ödenmesinden ibarettir.” şeklinde düzenlenmiştir.
4. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 19.06.2007 tarihli ve 2007/10-108 Esas, 2007/152 Karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere; kanun koyucunun ayrıca adlî para cezası öngördüğü suçlarda, hapis cezasının alt sınırdan tayini halinde mutlak surette adlî para cezasının da alt sınırdan tayini gerektiği yönünde bir zorunluluk bulunmamakta ise de, alt sınırdan uzaklaşmanın gerekçelerinin gösterilmesi, dayanılan gerekçelerin de yasal olması ve dosya içeriğiyle örtüşmesi gerektiği anlaşılmıştır.
5. Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; hapis cezasının alt sınırdan belirlenmesine rağmen, gerekçeleri gösterilmeden adlî para cezasının alt sınır olan 5 gün yerine, 100 gün olarak belirlenmesi Kanun’a aykırı olup, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmekle, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.
III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. Tokat 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.12.2010 tarihli ve 2009/670 Esas, 2010/720 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
3. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bozma nedeninin daha hafif bir cezayı gerektirdiği belirlendiğinden; “hüküm fıkrasında yer alan “100 gün” ve “2.000,00 TL” ibarelerinin çıkartılarak, yerlerine sırasıyla “5 gün” ve “100,00 TL” ibarelerinin yazılmasına; hukuka aykırılığın bu şekilde giderilmesine, infazın belirlenen şekilde yapılmasına, kararın diğer kısımlarının aynen bırakılmasına,”
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
15.05.2023 tarihinde karar verildi.