Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2023/1495 E. 2023/4271 K. 23.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/1495
KARAR NO : 2023/4271
KARAR TARİHİ : 23.05.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/143 E., 2023/69 K.
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmi bozma, kısmi onama

Sanık hakkında Ankara 5 Ağır Ceza Mahkemesi’nin 21.05.2013 tarihli ve 2013/31 Esas, 2013/164 Karar sayılı mahkûmiyet kararlarına karşı vaki temyiz istemi üzerine, dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 05.01.2015 tarihli ve 2013/256890 sayılı “onama” talepli tebliğnamesiyle Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesine gönderildiği ve 23.05.2019 tarihli ve 2017/4045 Esas, 2019/6235 Karar sayılı ilamı ile hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma ve dolandırıcılık suçlarından kurulan mahkûmiyet hükümlerinin onanmasına karar verildiği, bu karara karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 14.10.2020 tarihli ve 2020/63500 sayılı itirazının ise yalnızca dolandırıcılık suçuna ilişkin olduğu, keza Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesince itirazın kabulü ile dolandırıcılık suçundan kurulan hükümlerinin bozulmasına karar verildiği, hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunun ise 23.05.2019 tarihinde kesinleştiği anlaşılmakla, Ankara 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 07.02.2023 tarihli ve 2021/143 Esas, 2023/69 Karar sayılı kararındaki hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçu ile ilgili mahkûmiyet hükmünün bu hususta daha önce kesinleşmiş bir mahkûmiyet hükmü bulunması nedeniyle hukuki değerden yoksun olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
Sanık hakkında bozma üzerine dolandırıcılık suçundan kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Ankara 5. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 21.05.2013 tarihli ve 2013/31 Esas, 2013/164 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, katılanlar …, …, …, …, … ve …’a yönelik eylemlerinden ötürü ayrı ayrı 6 kez 5237 sayılı … Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl hapis ve 100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Ankara 5. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 21.05.2013 tarihli ve 2013/31 Esas, 2013/164 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 23.05.2019 tarihli ve 2017/4045 Esas, 2019/6235 Karar kararı ile onanmasına karar verilmiştir.
3. Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 23.05.2019 tarihli ve 2017/4045 Esas, 2019/6235 Karar kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 14.10.2020 tarihli ve 2020/63500 sayılı itirazı ile dolandırıcılık suçundan uzlaştırma hükümlerinin uygulanması gerektiği gerekçesiyle itiraz yoluna gidilmiştir.
4. Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/9627 Esas, 2021/268 Karar sayılı kararı ile itirazın kabulüne ve onama kararının kaldırılmasına dolandırıcılık suçundan uzlaştırma hükümlerinin uygulanması gerektiği gerekçesiyle hükümlerin bozulmasına karar verilmiştir.
5. Ankara 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 07.02.2023 tarihli ve 2021/143 Esas, 2023/69 Karar sayılı sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, katılanlar …, …, …, …, … ve …’a yönelik eylemlerinden ötürü ayrı ayrı 6 kez 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl hapis ve 100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz talebi; hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan mükerrer hüküm kurulduğuna ve dolandırıcılık suçundan suç işleme kastıyla hareket etmediğine ilişkindir.

III. GEREKÇE
1. Sanığın yargılama konusu eylemleri için, 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre, aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2. 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin sanık hakkında 21.05.2013 tarihinde kurulan mahkûmiyet hükümleri olduğu ve bu tarihten sonra, Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 23.05.2019 tarihli onama kararından Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazının kabul edildiği 14.01.2021 tarihi ve uzlaştırmada geçen süreler de dikkate alındığında, hüküm tarihine kadar 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu anlaşılmakla, mahkeme tarafından yargılamaya devamla hüküm kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur.

IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 07.02.2023 tarihli ve 2021/143 Esas, 2023/69 Karar sayılı sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 … maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen olağan zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,

Sanık hakkında dolandırıcılık suçundan kurulan hükümlerinin infazının durdurulmasına, başka suçtan tutuklu ya da hükümlü değilse derhal TAHLİYESİNE,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

23.05.2023 tarihinde karar verildi.