Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2023/1532 E. 2023/4959 K. 07.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/1532
KARAR NO : 2023/4959
KARAR TARİHİ : 07.06.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇLAR : Kamu kurum ve kuruluşlarının, kamu meslek kuruluşlarının siyasî parti, vakıf veya dernek tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER :Mahkumiyet

Sanık …’nın temyiz isteği yönünden; sanığın yokluğunda verilip 02.12.2022 tarihinde usûlüne uygun şekilde tebliğ edilen karara karşı, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 291 … maddesinin birinci fıkrasında belirlenen 15 günlük kanunî süre geçtikten sonra 13.03.2023 tarihinde temyiz isteminde bulunulduğu, sanığın bu tarih itibari ile cezaevinde de bulunmadığı anlaşılmakla, 5271 sayılı Kanun’un 291 … maddesinde belirtilen kanuni süre geçtikten sonra temyiz isteminde bulunduğu anlaşılmıştır.
Sanık … müdafiinin temyiz isteği yönünden;ilk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 … maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 … maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık … müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İzmir 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 13.12.2021 tarihli ve 2019/137 Esas, 2021/491 Karar sayılı kararı ile;
Sanık … hakkında;
a.Kamu kurum ve kuruluşlarının, kamu meslek kuruluşlarının, siyasî parti, vakıf veya dernek tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı … Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 … maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, aynı maddenin üçüncü fıkrası, 35 … maddesinin ikinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları, 53 üncü ve 58 … maddesi uyarınca 5 yıl 7 ay 15 gün hapis ve 45.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine,
b.Resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü ve 58 … maddesi uyarınca 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezasının mükerirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine,
Sanık … hakkında;
a.Kamu kurum ve kuruluşlarının, kamu meslek kuruluşlarının, siyasî parti, vakıf veya dernek tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 158 … maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, aynı maddenin üçüncü fıkrası, 35 … maddesinin ikinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları ve 53 üncü maddesi uyarınca 5 yıl 7 ay 15 gün hapis ve 45.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
b.Resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 10.10.2022 tarihli ve 2022/643 Esas, 2022/3025 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanık … müdafii ile sanık …’nın istinaf başvurularının, 5271 sayılı Kanun’un 280 … maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
3. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 12.04.2023 tarihli ve ret/bozma görüşlerini içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanık …’nın temyiz isteği ; tebligat usulsüz yapıldığından temyiz … verilmesine, ilişkindir.
2. Sanık … müdafiinin temyiz isteği; duruşma talepli olarak, gerekçeli istinaf dilekçesinin incelemeye alınmadığına, istinaf ilamının gerekçesiz olduğuna, suçun sübutuna, eksik incelemeye (algılama yeteneğinin zayıflığı konusunda rapor aldırılmamış olmasına) ve lehe olan hükümlerin uygulanmamasına, ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Sanık …’in, yurtdışında yaşayan katılanın eski kiracısı olduğu, katılan yurtdışından döndüğünde Eşme’de bulunan arazilerinin icra marifetiyle satışı için işlemlerin devam ettiğini öğrendiği, yapılan araştırmada, kiracı olduğu dönemde sanığın elektrik-su aboneliği nedeniyle katılandan aldığı imzaları kullanmak suretiyle katılanın borçlu olarak gözüktüğü ve sanık …’in ciro yoluyla devrettiği sanık … tarafından suça konu 6 adet bonoya istinaden İzmir 5. İcra Müdürlüğünün 2018/3406 Esas sayılı dosyasından toplam 450.000 TL’lik borç nedeniyle icraya verildiği yurtdışında olduğundan temyiz dışı sanık … Dirbişoğlu’nun adresini katılanın adresin olarak gösterilerek, usulsüz tebligat ile icra takibinin kesinleşmesinin sağlandığı ve taşınmazları üzerine haciz konulduğu, bu surette sanıkların iştirak halinde nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarını işledikleri iddiası ile kamu davası açılmıştır.

2. Sanık … aşamalarda üzerine atılı suçlamayı kabul etmeyerek, özetle, katılanın eski ev sahibi olduğunu, 2016 yılında yurtdışından geldiğinde oturduğu yeri ve binadaki diğer bir daireyi satmayı kabul ettiğini, bir sonrakı yıl geldiğinde maddi durumu yeterli olmadığından arkadaşı olan sanık …’dan toplamda 430.000 TL olmak üzere peyder pey elden para aldığını, evin satışı yapıldıktan sonra teminat göstererek, bankadan kredi alıp borcunu ödeyeceğini, katılanın eşi ile problemi olduğundan 35-40 gün kadar işlerini halletmesi gerektiğini söylediğini, katılana toplamda 450.000 TL para verdiğini, katılanın da Almanya’ya gitmeden suça konu senetleri imzalayıp verdiğini, sanık … parasını geri isteyince de senetleri ve durumu izah ederek verdiğini beyan etmiştir.
3. Sanık … aşamalarda üzerine atılı suçlamayı kabul etmeyerek, özetle, sanık …’i tanıdığını, ev sahibinin iki katı birden satacağını, birini kendine alacağını, diğerini de isterse şahsına alacağını , 450.000 TL bedel istediğini söylediği bu teklifi kabul ederek 2016 yılı Ağustos ayında sanık …’e elden 300.000 TL para verdiğini bir süre sonra 130.000 TL daha verdiğini, daha sonra katılanın vazgeçmesinden korktuğundan senet getirmesini istediğini, katılanın daha sonra yine para istemesi nedeniyle ev almaktan vazgeçtiğini, sanık …’in suça konu senetleri getirip ciro edip parasını alamadığından icraya verdiğini ve suçsuz olduğunu beyan etmiştir.
4. Katılan … özetle, yurtdışında yaşadığını, senede bir kez Türkiye’ye geldiğini, maddi durumunun gayet yerinde olduğunu, yurda ziyaret için geldiğinde babadan kalma Eşme’de buluna taşınmazları üzerine haciz konulduğunu öğrendiğini, yaptığı araştırmada eski kiracısı olan sanık …’in ciro ettiği sahte bono üzerinden sanık … tarafından aleyhine icra takibine geçildiğini ve usulsüz tebligat yapılarak takibin kesinleştirildiğini, taşınmazını satmak gibi bir niyetinin kesinlikle olmadığını, zaten kendi kirasını bile ödeyemeyen kiracısından hiçbir surette para almadığını, sanıklardan şikayetçi olup, katılma talebinin bulunduğunu beyan etmiştir.
5. Suça konu bonolar ile ilgili olarak;
a.Soruşturma aşamasında adli tıp uzmanından alınan 24.03.2019 tarihli bilirkişi raporuna göre; suça konu 6 adet senet aslında bulunan borçlu imzalarının katılan … eli ürünü olduğu, senet asıllarının ön yüzlerinde “Ödeyecek” bölümünde bulunan ve el yazısı ile yazılmış “… yazılarının ve rakamlarının katılan … eli ürünü olduğu; diğer yazı ve rakamların katılan ve sanıkların eli ürü olmadığı, 1. Ciro yazı ve imzalarının sanık … eli ürünü olduğu, 2.ciro yazı ve imzalarının sanık …’in eli ürünğü olduğu, inceleme konusu belgeler olan 6 adet senet aslının ön yüzündeki “ödeyecek” bölümünde bulunan yazıların yazılmasında ve borçlu imzalarının atılmasında kullanılan kalemin, 6 adet senet aslının diğer bölümlerinde bulunan yazılarının yazılmasında kullanılan kalemden farklı renk ve uç kalibrasyonuna sahip mavi mürekkepli bir kalem olduğu,
b.İzmir 11.İcra Hukuk Mahkemesinin 2018/614 Esas sayılı dosyasında adli belge inceleme uzmanından alınan 02.06.2020 tarihli ek bilirkişi raporuna göre; suça konu 6 adet senet altında atılı bulunan borçlu imzalarının … eli ürünü olduğu rapor edilmiştir.
6. Kovuşturma aşamasında adli belge inceleme ve adli tıp uzmanından alınan 25.01.2021 tarihli bilirkişi raporuna göre; İzmir 5. İcra Müd.’nün 2018/3406 sayılı … adına gönderilen 19.03.2018 tarihli tebliğ mazbatasında bulunan imzanın temyiz dışı sanık … eli ürünü olduğunu gösterir yeterlikte uygunluk bulunmadığı rapor edilmiştir.
7. Katılan tarafından sanık … aleyhine İzmir 11.İcra Hukuk Mahkemesi’nin 2018/614 Esas sayılı dosyası ile “usulsüz tebligat nedeni ile şikayet” davası açıldığı, dosyanın 2018/616 Esas sayılı “imzaya itiraz” davası ile birleştirildiği, mahkemenin 04.03.2021 tarihli ve 2018/614 Esas, 2021/189 Karar sayılı kararı ile usulsüz tebligat nedeniyle yapılan şikayetin kabulüne; imzaya itiraz davasının ise reddine karar verildiği, kararın istinaf edilmesi üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesinin 20.01.2022 tarihli ve 2021/1484 Esas, 2022/141 Karar sayılı kararı ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verildiği tespit edilmiştir.
8. İlk derece mahkemesince, sanık …’in katılandan rızası hilafına imzalatılmak suretiyle alınan bonoların sanık … tarafından icra takibine konulmak suretiyle sanıkların haksız menfaat elde etmeye teşebbüs ettikleri, bu nedenle nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarını işledikleri kabul edilerek istinafa konu mahkûmiyet hükümleri kurulmuştur.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı belirlenerek esastan ret kararı verildiği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
A. Tebliğnamede Belirtilen Görüş Yönünden
1. Sanık …’nın sorgusunda beyan ettiği aynı zamanda MERNİS adresi olan”…r” adresine tebligat çıkartıldığı, muhatapın sürekli olarak adresten ayrıldığı komşusu … … tarafından beyan edildiğinden, 01.11.2022 tarihinde 26 Ağustos Mahalle muhtarına kararın tebliğ edildiği; daha sonra MERNİS adresi şerhi ile aynı adrese tebligat çıkartıldığı 7201 sayılı ve Tebligat Kanun’un 21 … maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 02.12.2022 tarihinde mahalle muhtarına usulüne uygun tebliğ edildiği; sanığın tebligat tarihi itibari ile cezevinde olmadığı anlaşılmakla, sanık …’in temyizinin süresinde olduğuna yönelik tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir.
2. 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5271 sayılı Kanun’un 06.12.2006 tarih ve 5560 sayılı Kanun’un 21 … maddesi ile yapılan değişiklik ile 150 … maddesinin üçüncü fıkrası “Alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlardan dolayı yapılan soruşturma ve kovuşturmada ikinci fıkra hükmü uygulanır.” şeklindeki düzenleme ve Dairemizce benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.11.2016 tarih ve 950-436; 06.12.2016 tarih ve 939-465 sayılı, 03.12.2020 tarihli, 2018/16-270 Esas ve 2020/498 Karar sayılı, 05.11.2020 tarihli, 2018/16-153 Esas ve 2020/446 Karar sayılı, 19.11.2020 tarihli, 2018/16-441 Esas ve 2020/468 Karar sayılı “zorunlu müdafi görevlendirilmesinde yalnızca temel cezanın dikkate alınacağı” yönündeki 2021 yılına kadar istikrarla devam eden kararları dikkate alındığında şüpheli veya sanık için zorunlu müdafi görevlendirilmesinin, temel ceza yönünden alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlardan dolayı yapılan soruşturma ve kovuşturmalarla sınırlandırıldığı anlaşılmakla, tebliğnamedeki bozma talep eden düşünceye iştirak edilmemiştir.
B. Sanık …’nın Temyiz İsteği Yönünden
Sanığın yokluğunda verilip 02.12.2022 tarihinde usûlüne uygun şekilde tebliğ edilen karara karşı, 5271 sayılı Kanun’un 291 … maddesinin birinci fıkrasında belirlenen 15 günlük kanuni süre geçtikten sonra temyiz isteminde bulunduğu anlaşılmakla sanık …’in temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.
C. Sanık … Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
“İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında belirtilen suçlar ve aynı Kanun’un 296 ncı maddesinin birinci fıkrasının ilgili bölümünde yer alan; “… temyiz edilemeyecek bir hüküm temyiz edilmiş [ise] …, hükmü temyiz olunan bölge adliye veya ilk derece mahkemesi bir karar ile temyiz istemini reddeder.” şeklindeki hüküm birlikte değerlendirildiğinde sanık … müdafiinin temyiz istemi yerinde görülmemiştir.
D.Sanık … Hakkında Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1.İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 10.10.2022 tarihli ve 2022/643 Esas, 2022/3025 Karar sayılı kararında, sanık savunmaları, katılan beyanları, alınan bilirkişi raporları, icra takip ve hukuk dava dosyaları ile tüm dosya kapsamından, sanık …’in katılandan … hilafına imzalatılmak suretiyle alınan bonoların sanık … tarafından icra takibine konulmak suretiyle haksız menfaat elde edilerek nitelikli dolandırıcılık suçunun işlendiği sabit olmakla, Bölge Adliye Mahkemesince verilen mahkûmiyet hükmünde bir isabetsizlik görülmemesi nedeniyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

V. KARAR
A. Sanık … Hakkında Nitelikli Dolandırıcılık ve Resmi Belgede Sahtecilik Suçlarından Sanık … Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçenin (B) nolu alt bendinde açıklanan nedenle sanık …’nın temyiz isteminin Tebliğname’ye aykırı olarak, gerekçenin (C) bölümünde açıklanan nedenle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanık … müdafiinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 … maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B.Sanık … Hakkında Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçenin (D) bölümünde açıklanan nedenle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 10.10.2022 tarihli ve 2022/643 Esas, 2022/3025 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İzmir 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

07.06.2023 tarihinde karar verildi.