Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2023/1652 E. 2023/6995 K. 11.10.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/1652
KARAR NO : 2023/6995
KARAR TARİHİ : 11.10.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/704 E., 2022/1193 K.
SUÇ : Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Esastan ret

İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Isparta 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.09.2021 tarihli ve 2021/56 Esas, 2021/187 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve (son) cümlesi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca 3 yıl 4 ay 22 gün hapis ve 7.380,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2. … Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 22.11.2022 tarihli ve 2022/704 Esas, 2022/1193 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun kabulü ile duruşma açılarak yapılan inceleme neticesinde 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilerek sanığın 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz isteği, sanık hakkında mahkumiyet kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. 2005-2013 yılları arasında Emniyet Genel Müdürlüğü bünyesinde yapılan Polis Memurluğundan Komiser Yardımcılığına Yükselme Sınavlarında FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütü tarafından soruların önceden ele geçirilerek örgüt mensuplarına dağıtıldığına yönelik yapılan ihbar ve şikayetler sonrası … Cumhuriyet Başsavcılığınca her yıl için ayrı soruşturma başlatıldığı, bu kapsamda 26.03.2011 tarihinde Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından düzenlenen Polis Memurluğundan Komiser Yardımcılığına Geçiş sınavında, yazılı sınav soru ve cevaplarının FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütü mensuplarınca, sınavdan önce temin edilip örgüt mensuplarına dağıtılması ve sınavda kopya çekilmesi iddialarına yönelik olarak yapılan soruşturmada alınan bilirkişi raporuna göre sanığın soruları sınavdan önce elde edip kullandığına dair “çok kuvvetli şüpheli” olduğunun tespit edildiği, … Cumhuriyet Başsavcılığı’nca yürütülen 2017/151079 sayılı soruşturma kapsamında ele geçirilen ve FETÖ’nün Emniyet Mensuplarına dair fişleme kayıtlarını içeren dijital veride sanığın A5 koduyla fişlendiği, A5 kodunun FETÖ mensubiyeti olan, teslimiyeti, sadakati ve bağlılığı en üst seviyede olan kişileri ifade ettiği, sanığın komiser yardımcısı olarak amir pozisyonunda etkin bir şekilde emniyet içerisine yerleşmek amacıyla, 26.03.2011 tarihinde Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından düzenlenen Polis Memurluğundan Komiser Yardımcılığına Geçiş Sınavında sınav sorularını örgüt mahrem yapı mensuplarından temin edip sınavı kazanarak kamu görevinden çıkarıldığı 22.11.2016 tarihine kadar haksız kazanç elde ettiği, bu suretle kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık suçunu işlediği iddia edilmiştir.
2. Sanık, komiser yardımcılığı sınavına tek başına çalıştığını, kimseden sınav soru ve cevaplarını almadığını savunmuştur.
3. Tanıklar, sanığı FETÖ/PDY evinde birlikte kalmaları sebebiyle tanıdıklarını, sanığın girdiği komiser yardımcılığı sınav sorularını aldığına ya da ona verildiğine dair bir tanıklıklarının olmadığını beyan etmişlerdir.
4. Sanığın 26.03.2011 tarihinde komiser yardımcılığı sınavına girerek haksız bir şekilde komiser yardımcısı olarak görev yapması nedeniyle, maaş farkı, görev yolluğu ve kurs eğitim masrafları olmak üzere toplam 4.432,90 TL kamu zararı olduğu tespit edilmiştir.
5. İlk dererece mahkemesince, sanığın emniyet mahrem yapılanmasında A5 koduyla FETÖ mensubiyeti olan, sadakati ve bağlılığı en üst seviyede olan kişi olarak kodlandığı, 2011 yılında yapılan komiser yardımcılığı sınavında hatalı olan 11 sorudan 10’una doğru cevap verdiği, iptal edilen 9 sorudan 6’sına cevap verdiği, 2010 yılı komiser yardımcılığı sınavı ile 2011 yılı komiser yardımcılığı puan farkının 33 olduğu, 2009 yılında yapılan komiser yardımcılığı sınavından 46 puan, 2010 yılında yapılan aynı sınavdan 45 puan aldığı, 2011 yılında yapılan başpolislik sınavından 49 puan aldığı, 2011 yılında yapılan komiser yardımcılığı sınavından ise 79 puan aldığı, aradaki puan farkının çok yüksek olduğu, sanığın komiser yardımcılığı kursunda yerleştirildiği örgüte ait evde kalanlara sınav sorularının verilmiş olduğu, sınava girenlerle ortak baz kaydının ve HTS kaydının bulunduğu, sanığın çalıştığı iş yeri ortamında değişiklik olmadığı, aradaki puan farkının çok yüksek olmasının sanığın çalışmasıyla oluşmasının mümkün olmadığı, sanığın savunmalarının suçtan kurtulmaya yönelik olduğu, sanığın sınav öncesi, sınavda çıkacak soruları mahrem imamından alarak haksız bir şekilde sınavı kazanması sebebiyle kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak dolandırıcılık suçunu işlediği kabul edilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bölge Adliye Mahkemesince, mahrem veri inceleme raporu, tanık beyanları ve silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan sanık hakkında verilen hükme nazaran sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütü hiyerarşisine dahil olup örgütün emniyet mahrem yapılanması içerisinde faaliyet yürüttüğü sabit olmakla birlikte 26.03.2011 tarihinde yapılan komiser yardımcılığı sınav sorularının sanığa sınav öncesinde verildiğine dair tanık beyanı bulunmadığı, bilirkişi raporunda sanığın soruları sınav öncesinde edinme bakımından kuvvetli şüpheli olduğu tespit edilip şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince bu tespitin kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık suçunun sübutu bakımından tek başına her türlü şüpheden arınmış kesin delil olarak kabulüne olanak bulunmadığı, sanığın üzerine atılı kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçunu gerçekleştirdiğine dair her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delile ulaşılamadığı gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak sanık hakkında temyize konu beraat kararı verildiği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
Sanığın, İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğü’nün 26.03.2011 tarihinde yapılan yazılı yarışma sınavında 79 puan alarak sınavı asil olarak kazandığı, suça konu 26.03.2011 tarihinde yapılan komiser yardımcılığı sınavıyla ilgili alınan bilirkişi raporlarına göre, sanığın çok kuvvetli şüpheli olarak değerlendirildiği, söz konusu değerlendirmede 2011 yılında hatalı olan 11 sorudan 10’una doğru cevap verdiği, iptal edilen 9 sorudan 6’sına cevap verdiği, polis akademisinin hazırladığı 80 sorudan 12 tanesine yanlış cevap verdiği, 2010 yılı komiser yardımcılığı sınavı ile 2011 yılı komiser yardımcılığı puan farkının 33 olduğu, bilirkişilerce tespit edilen ölçülere göre sanığın çok kuvvetli şüpheli olduğu, 2009 yılında yapılan komiser yardımcılığı sınavında 46 puan, 2010 yılında yapılan aynı sınavdan 45 puan aldığı, 2011 yılında yapılan başpolislik sınavından 49 puan aldığı, 2011 yılında yapılan komiser yardımcılığı sınavından ise 79 puan aldığı, veri inceleme raporuna göre A5 koduyla fişlendiği, A5 kodlamanın FETÖ/PDY mensubu olan teslimiyeti, sadakati ve bağlılığı en üst seviyede olan kişileri ifade ettiği, HTS çalışmalarına göre 2011 yılı komiser yardımcılığı sınavına giren ve yapılan bilirkişi incelemesinde şüpheli olduğu şeklinde tespitte bulunulan kursiyerler ile sanık arasında irtibat ve irtibat sayılarının tespit edildiği, yine HTS çalışmalarına göre kursiyerlerin ve aracı olarak tespit edilen şahısların irtibatları ve irtibat sayılarının tespit edildiği, sanığın kullandığı GSM hattının 18.03.2011 tarihinde yapılan bilirkişi incelemesinde şüpheli olduğu tespit edilen C.E.’nin kullandığı GSM hattı ile Isparta ilinde kurulu aynı baz istasyonundan sinyal verdiği, C.E.’nin soruların kendisine İ.D. tarafından gösterildiğini ve ezberletildiğini beyan ettiği, yine sanığın kullandığı GSM hattının 12.10.2011, 02.10.2011, 03.10.2011, 04.10.2011, 06.10.2011 ve 09.10.2011 tarihlerinde de bilirkişi raporuna göre şüpheli olduğu tespit edilen kursiyerlerin GSM hattı ile İstanbul ilinde kurulu aynı baz istasyonunda sinyal verdiği, her ne kadar sanık suçlamayı kabul etmemiş ise de, bilirkişi raporu, HTS kayıtları, baz istasyonu veri kayıtları, veri inceleme raporu ve tüm dosya kapsamından sanığın zincirleme şekilde kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık suçunu işlediği anlaşıldığından İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekirken delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek sanığın beraatine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle katılan vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden … Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 22.11.2022 tarihli ve 2022/704 Esas, 2022/1193 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarıncAntalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

11.10.2023 tarihinde karar verildi.