YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/237
KARAR NO : 2023/2400
KARAR TARİHİ : 04.04.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Bursa 16. Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.04.2015 tarihli ve 2015/464 Esas, 2015/690 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 58 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl hapis cezasına mahkûmiyet, hak yoksunlukları ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesi ile cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilmiştir.
2. Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 31.10.2022 tarihli ve 2019/7213 Esas, 2022/18019 Karar sayılı kararı ile Adli Emanetin 2015/1368 sırasında kayıtlı suça konu nüfus cüzdanının dosyaya getirtilmesi amacıyla dava dosyasının Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemi, bakmakla yükümlü olduğu annesi ve çocukları olduğundan kararın yeniden değerlendirilmesi amacıyla temyiz hakkını kullanmak istediğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Suç tarihinde şüphe üzerine durdurulan sanığın, hakkındaki yakalama kararlarının infazını engellemek amacıyla görevli polis memurlarına üzerinde kendi fotoğrafı bulunan suçtan zarar gören … adına düzenlenmiş sahte nüfus cüzdanını ibraz etmek suretiyle resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği iddia ve kabul olunmuştur.
2. Sanık aşamalarda alınan savunmalarında; …’ın arkadaşı olduğunu, bilgi ve rızası dışında nüfus cüzdanını alarak kendi fotoğrafını yapıştırıp yanında taşıdığını beyan ederek suçlamayı kabul etmiştir.
3. Suça konu nüfus cüzdanı, Adli Emanetin 2015/1368 sırasında muhafaza altına alınmış; Bursa Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün 14.01.2015 tarihli ve BRS-BLG-15-00108 sayılı
uzmanlık raporuna göre, bahse konu nüfus cüzdanının orijinal olduğu, ön yüz laminesi üzerinde soğuk mühür izinin bulunmadığı, fotoğraf hanesinin kenarlarında laminesinin açılmasından kaynaklandığı değerledirilen deformasyonların bulunduğu, arka yüzünde sathi olarak gözüken mühür izinin mevcut fotoğraf üzerinde bulunmadığı belirlenmiştir. Mahkemece, nüfus cüzdanı üzerinde aldatıcılık niteliğinin tespiti yönünden gözlem yapılmamıştır.
4. Mahkemece; iddia, sanığın savunması, kollukça tutulan tutanaklar ve düzenlenen belgeler, olay yakalama tutanakları, emanet makbuzu, Bursa Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün uzmanlık raporu, nüfus ve sabıka kayıtları ile dosyada toplanan tüm deliller esas alınarak, sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan temyiz incelemesine konu mahkûmiyet hükmü kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
1. Belgede sahtecilik suçlarında aldatıcılık niteliği bulunup bulunmadığının takdir ve tayini … ait olup, ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 14.10.2003 tarihli ve 232-250 sayılı, 09.10.2012 tarihli ve 2011/8-335 Esas, 2012/1804 Karar sayılı kararlarında da açıklandığı üzere, sahtecilik suçunun oluşabilmesi için belgenin nesnel olarak aldatıcılık yeteneğinin bulunması ve aldatma keyfiyetinin belgeden objektif olarak anlaşılması gerektiği, muhatabın hatasından dikkatsizlik veya özensizliğinden kaynaklanan fiili iğfalin, aldatma yeteneğinin varlığını göstermeyeceği gözetilerek; dosyada aslı bulunan suça konu nüfus cüzdanı üzerinde Heyetimizce yapılan gözlemde, belge üzerindeki fotoğrafta soğuk mühür izinin bulunmadığının ve arka yüzde yer alan soğuk mührün belgenin ön yüzünde devam etmediğinin anlaşılması karşısında, suça konu belgenin mevcut haliyle aldatıcılık niteliğinin bulunmadığı, bu nedenle suçun yasal unsurlarının oluşmadığı ve sanığın beraatine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden mahkûmiyet hükmü kurulması,
2. Kabule göre de;
a. 28.12.2014 olan suç tarihinin, gerekçeli karar başlığında 29.12.2014 şeklinde yanlış yazılması,
b. 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesine ilişkin uygulamanın, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Hukuka aykırı olarak görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bursa 16. Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.04.2015 tarihli ve 2015/464 Esas, 2015/690 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
04.04.2023 tarihinde karar verildi.