Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2023/24 E. 2023/1884 K. 23.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/24
KARAR NO : 2023/1884
KARAR TARİHİ : 23.03.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/28 E., 2022/172 K.
SUÇLAR : Resmi belgede sahtecilik, kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Bozüyük 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.01.2015 tarihli ve 2013/247 Esas, 2015/11 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;
a) Dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 inci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları, 53 üncü maddesi ve 58 inci maddesi uyarınca 3 yıl hapis ve 4.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına,
b) Resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi ve 58 inci maddesi uyarınca 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
2. Bozüyük 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.01.2015 tarihli ve 2013/247 Esas, 2015/11 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 30.05.2019 tarihli ve 2019/1619 Esas, 2019/6698 Karar sayılı kararı ile eylemin ifası sırasında Nüfus Müdürlüğü’nün maddi varlığı olan kimlik kullanılması karşısında, sanığın eylemlerinin Türk Ceza Kanunu’nun 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde düzenlenen nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delilleri takdir ve değerlendirme yetki ve görevinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. Bozüyük 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.09.2019 tarihli ve 2019/604 Esas, 2019/410 Karar sayılı kararı ile görevsizlik kararı verilmiştir.
4. Bilecik Ağır Ceza Mahkemesinin 17.05.2022 tarihli ve 2022/28 Esas, 2022/172 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;
a) Kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Kanun’un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları, 53 üncü maddesi ve 58 inci maddesi uyarınca 3 yıl hapis ve 4.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına,
b) Resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi ve 58 inci maddesi uyarınca 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına,
Karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyizi, eylemin teşebbüs aşamasında kaldığına, ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın, … adına düzenlenmiş nüfus cüzdanı ve sürücü belgesi fotokopisi ile Vardar Otomotiv isimli araç kiralama şirketinden Sabahat Altınyuva adına tescilli 34 BV 890 plakalı aracı 7 günlüğüne kiraladığı ve bu olaya ilişkin İstanbul 28. Asliye Ceza Mahkemesinin 2012/226 Esas nolu dosyasında yargılama yapıldığı, sanığın mağdur …’ın çalıştırdığı Tam Otomotiv isimli galeriye giderek “hızlı tren şantiyesinde ihale aldıklarını, yemek taşıyacaklarını, bu nedenle kendisine kamyonet tarzı bir aracın lazım olduğunu” söyleyerek kiraladığı aracı … plakalı kasalı kamyonet ile takas etmek istediği, takas edeceği aracın gelini Sabahat Altınyuva adına tescilli olduğunu, gelininin birkaç gün sonra devir için geleceğini söylediği, araçların fiyat farkı olarak da 5.000,00 TL’ye anlaşmaya vardıkları ve sanığın borçlusu … olarak görünen 5.000,00 TL bedelli ve 11.04.2011 düzenlenme tarihli, senet düzenleyip mağdura verdiği, bu sırada … adına düzenlenmiş nüfus cüzdanını da mağdura gösterdiği, kiraladığı aracı bırakıp kamyoneti alarak gittiği, 2 gün sonra tekrar gelerek şantiyede giriş çıkışlarda ruhsat sahibi olmaması nedeniyle sorun yaşadığını, bu nedenle aracın devrini gelinini beklemeksizin vermesini istediği, mağdurun da bu teklifi kabul etmediği, bunun üzerine mağdurun nüfus cüzdanı fotokopisini istediği, bu fotokopi ile aracın şantiyeye giriş çıkış kaydını yaptırabileceğini söylediği, mağdurun da nüfus cüzdanı fotokopisini verdiği, birkaç saat sonra sanığın işlemi yaptıramadığını söyleyerek fotokopiyi mağdura iade ettiği, mağdur …’in sanıktan şüphelenerek yaptığı araştırmada takasa verilen aracın kiralık bir araç olduğunu tespit ederek şikayetçi olduğu, sanığın bu sırada ortadan kaybolduğu, mağdura ait kamyonetin de 16.04.2011 tarihinde Kütahya-Eskişehir kara yoluna terk edilmiş vaziyette bulunduğu, bu şekilde sanığın resmi belgede sahtecilik ve kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçlarını işlediği iddiasıyla kamu davasının açıldığı anlaşılmıştır.
2. Mahkemece yapılan yargılamada yüklenen suçların sübut bulduğu kabul edilerek sanığın mahkûmiyetine hükmedilmiştir.
3. Sanık, suçunu tevil yollu ikrar etmiştir.
4. Ali İlhami adına düzenlenmiş, nüfus cüzdanı ve sürücü belgesi fotokopileri ile senet fotokopisi dava dosyasında mevcuttur.
5. Mahkeme heyeti tarafından suça konu senet duruşmada incelenip, özellikleri zapta geçirilmiş, suça konu senedin 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nda öngörülen zorunlu unsurları taşıdığı ve aldatıcılık niteliğini haiz olduğu belirtilmiştir.

IV. GEREKÇE
A.Sanık Hakkında Kamu Kurum Ve Kuruluşlarının Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden

1. Mağdurun aşamalarda değişmeyen istikrarlı anlatımları, sanığın ikrarı ve dosya arasında yer alan tutanaklar uyarınca sanığın üzerine atılı suçun sübuta erdiği belirlenmekle, sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Sanığın, 11.04.2011 tarihinde bahse konu aracı takas suretiyle hakimiyetine geçirmiş olup, 16.04.2011 tarihine kadar hakimiyetinde tuttuğu ve bu tarihte yol kenarına terk ettiği, bu haliyle eylemin tamamlanmış olduğu anlaşıldığından sanığın eylemin teşebbüs aşamasında kaldığına ilişkin temyiz sebepleri reddedilmiştir.
3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
B. Sanık Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden

Mağdurun aşamalarda değişmeyen istikrarlı anlatımları, sanığın ikrarı ve dosya arasında yer alan tutanaklar uyarınca sanığın üzerine atılı eylemi gerçekleştirmiş olduğu belirlenmekle, sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır, ancak;
Suç tarihinde yürürlükte bulunan 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 688 inci (6102 sayılı Kanun’un 776 ncı) maddesinin 5 ve 6 ncı fıkraları uyarınca senet metninde bulunması gerekli zorunlu unsurlardan olan “kime ve kimin emrine ödenecek ise onun ad ve soyadının” bulunmaması halinde senedin özel belge niteliğinde olacağı nazara alındığında; dosyada mevcut suça konu senet fotokopisinden senet üzerinde lehtarın adının bulunmadığının anlaşılması karşısında; suça konu senet aslının tekrar duruşmaya getirtilip incelenerek, zorunlu unsurları taşıyıp taşımadığı değerlendirilip, zorunlu unsurları taşımaması halinde eyleminin 5237 sayılı Kanun’un 207 nci maddesi uyarınca özel belgede sahtecilik suçunu oluşturacağı gözetilmeden ve denetime olanak verecek biçimde senet aslı dosya içerisinde bulundurulmadan yazılı şekilde resmi belgede sahtecilik suçundan mahkumiyet kararı verilmesi hukuk aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
A. Sanık Hakkında Kamu Kurum Ve Kuruluşlarının Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden

Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle Bilecik Ağır Ceza Mahkemesinin 17.05.2022 tarihli ve 2022/28 Esas, 2022/172 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

B. Sanık Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden

Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle Bilecik Ağır Ceza Mahkemesinin 17.05.2022 tarihli ve 2022/28 Esas, 2022/172 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

23.03.2023 tarihinde karar verildi.