Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2023/2400 E. 2023/5129 K. 14.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/2400
KARAR NO : 2023/5129
KARAR TARİHİ : 14.06.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet

Sanık …’ın yokluğunda verilip 15.05.2019 tarihinde usûlüne uygun şekilde tebliğ edilen hükme karşı, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 310 uncu maddesinin birinci fıkrasında belirlenen bir haftalık kanunî süre geçtikten sonra 02.08.2019 tarihinde temyiz isteğinde bulunduğu, hükmün 1412 sayılı Kanun’un 305 … maddesinin birinci fıkrası gereği re’sen temyize de tabi olmadığı,
Sanık … hakkında bozma üzerine kurulan hükmün karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun’un 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı,
Yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Şanlıurfa 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.03.2013 tarihli ve 2011/621 Esas, 2013/669 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı … Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl hapis ve 20.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Şanlıurfa 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.03.2013 tarihli ve 2011/621 Esas, 2013/669 Karar sayılı kararının katılan ve sanıklar tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 22.03.2017 tarihli ve 2017/687 Esas, 2017/7942 Karar sayılı kararı ile sanıkların eyleminin 5237 sayılı Kanun’un 158 … maddesinin birinci fıkrasının (l) bendinde öngörülen nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delillerin takdirinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. Şanlıurfa 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.02.2019 tarihli ve 2018/141 Esas, 2019/165 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl hapis ve 20.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık … müdafiinin temyiz isteği sanığın üzerine atılı suçu işlemediğine, lehe hükümlerin uygulanmadığına ve resen nazara alınacak sebeplerle usul ve yasaya aykırı kararın bozulmasına, ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Olay tarihinde, kimliği tespit edilemeyen meçhul bir erkek şahsın katılanı 0534 (…) (…) (…) numaralı hattan arayarak kendisini polis memuru olarak tanıtıp kimliği belirsiz kişiler tarafından katılana ait hesaba erişildiğini söylemesi üzerine katılanın telefondaki talimatlar doğrultusunda toplam 134.500,00 TL’yi hakkında verilen mahkumiyet hükmü kesinleşen …’in hesabına gönderdiği anlaşılmıştır.
2. Sanık savunmasında üzerine atılı suçlamayı kabul etmemiştir.
3. Sanığın üzerine atılı dolandırıcılık suçunun 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 Kanun’un 253 üncü ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği ancak katılanın uzlaşma teklifini kabul etmemesi nedeniyle uzlaşmanın sağlanamadığı anlaşılmıştır.
4. Mahkemece sanığın katılana yönelik sübut bulan eyleminin, hükümden sonra 02.12.2016 tarihli ve 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 14 üncü maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 158 … maddesinin birinci fıkrasına eklenen (L) bendi kapsamında düzenlenen kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta ya da kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurum ve kuruluşlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle dolandırıcılık suçuna vücut verdiği kabul edilmekle birlikte, suç tarihi itibarıyla 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrası lehe kabul edilerek sanığın bu maddeye göre cezalandırılmasına dair temyiz incelemesine konu mahkûmiyet hükmü kurulmuş, suçun işleniş biçimi, sanığın şahsi, sosyal ve ekonomik durumu dikkate alınarak cezaya hükmedilirken alt sınırdan uzaklaşılmış, sanığın suç işlemeye meyilli kişiliği göz önünde bulundurularak 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
A. Sanık … Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
Ön inceleme bölümünün birinci paragrafında belirtildiği üzere sanığın temyiz isteğinin yasal süresinden sonra olduğu anlaşılmakla temyiz isteğinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
B. Sanık … Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
Ceza Muhakemesinde Uzlaştırma Yönetmeliği’nin 34 üncü maddesi gereğince ilk uzlaştırma teklifinin yapıldığı 27.07.2018 tarihinden uzlaşmanın sağlanamadığına ilişkin raporun uzlaştırma bürosuna verildiği 16.08.2018 tarihine kadar zamanaşımı süresinin durduğu gözetilerek yapılan incelemede;
1. Sanık savunması, katılan beyanı, uzlaştırma raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde sanığın mahkumiyetine karar veren Mahkemenin kabul ve takdirinde bir isabetsizlik görülmemiş, Mahkemenin, sanık hakkında alt sınırdan uzaklaşarak ceza tayin etmesi ve 5237 sayılı Kanun’un 62 … maddesinin uygulanmamasına ilişkin gerekçeleri yeterli ve hukuka uygun bulunmuştur.
2. Sanık hakkında yeniden suç işlemeyeceği hususunda olumlu kanaat oluşmaması ve katılanın zararını karşılamaması gerekçeleriyle hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve erteleme hükümlerinin uygulanmamasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

V. KARAR
A. Sanık … Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle Şanlıurfa 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.02.2019 tarihli ve 2018/141 Esas, 2019/165 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B. Sanık … Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle Şanlıurfa 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.02.2019 tarihli ve 2018/141 Esas, 2019/165 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

14.06.2023 tarihinde karar verildi.