Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2023/2441 E. 2023/5565 K. 03.07.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/2441
KARAR NO : 2023/5565
KARAR TARİHİ : 03.07.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2011/627 E., 2020/875 K.

Adana 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.11.2020 tarihli ve 2011/627 Esas, 2020/875 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında sahte fatura düzenleme suçundan, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun (213 sayılı Kanun) 359 uncu maddesinin (b) bendi, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün, Bölge Adliye Mahkemesince sanığın istinaf başvurusunun süre yönünden reddine karar verilmesi suretiyle usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 14.03.2023 tarihli ve 2022/19837 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 10.05.2023 tarihli ve KYB-2023/38948 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 10.05.2023 tarihli ve KYB-2023/38948 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 15. Ceza Dairesinin 2017/17113 esas, 2017/17895 karar sayılı ilâmında, “Kesinleşen bir hüküm, ancak yargılamanın yenilenmesi veya sonradan yürürlüğe giren ve sanık lehine olan kanun gereğince uyarlama yapılması ya da Yargıtay tarafından kanun yararına bozulması yoluyla veyahut kanunda yer alan açık bir hüküm gereğince değiştirilebileceği, bu durumlar olmadan mahkemenin daha önce verdiği hükmü değiştirmesi veya ortadan kaldırıp yeni bir hüküm kurmasının ise mümkün olmadığı, …işten el çekmiş olan mahkemece ikinci kez açıklanan hüküm, hukuki geçerliliği bulunmayan yok hükmünde bir karar olduğundan ve kanun yararına bozma yasa yoluna ancak hukuken geçerli kararlara karşı başvurulabileceğinden; kanun yararına bozma isteminin CMK’nın 309. maddesi gereğince REDDİNE” şeklinde belirtildiği üzere, adı geçen sanığın mahkûmiyetine dair Adana 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 17/11/2020 tarihli gerekçeli kararının 01/02/2021 tarihinde usulüne uygun tebliğ edilmesini takiben yedi günlük yasal süre içerisinde istinaf başvurusunda bulunulmadığı ve anılan kararın 09/02/2021 tarihinde kesinleştiği dikkate alındığında, mahkemenin 17/11/2020 tarihli hükümle dosyadan el çektiği, bu itibarla 04/11/2021 tarihinde dosyayı yeniden ele alarak sanık hakkında atılı suçtan açılan kamu davasının zamanaşımına uğradığından bahisle düşürülmesine ilişkin Adana 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 04/11/2021 tarihli ve 2011/627 esas, 2020/875 sayılı ek kararı ile bu karara karşı yapılan itirazın kabulüne ve anılan ek kararın kaldırılmasına dair mercii Adana 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 01/06/2022 tarihli ve 2022/326 değişik iş sayılı kararının hukukî değerden yoksun ve yok hükmünde olduğu değerlendirilerek yapılan incelemede;
Dosya kapsamına göre, 213 sayılı Kanun’un 359/b ve 5237 sayılı Kanun’un 66/1-e maddelerine göre, asli zamanaşımı süresinin 8 yıl, olağanüstü zamanaşımı süresinin 12 yıl olduğu nazara alındığında, zamanaşımını kesen son işlem olan sanığın mahkeme huzurunda savunmasının alındığı 09/02/2012 tarihinden hüküm tarihi olan 17/11/2020 tarihine kadar 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin dolduğu gözetilmeden, sanık hakkında 2008 takvim yılına ilişkin sahte fatura düzenlemek suçu yönünden kamu davasının düşürülmesine karar verilmesi yerine, yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.

Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE
1. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendinin; “Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay ceza dairesi doğrudan hükmeder.” şeklinde düzenlendiği belirlenmiştir.
2. Hükmün kesinleşmesinden sonra ek kararla hükümde değişiklik yapılamayacağından, sanık hakkında atılı suçtan açılan kamu davasının zamanaşımına uğradığından bahisle düşürülmesine ilişkin Adana 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.11.2021 tarihli ve 2011/627 Esas, 2020/875 Karar sayılı ek kararı ile bu karara karşı yapılan itirazın kabulüne dair mercii Adana 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 01.06.2022 tarihli ve 2022/326 Değişik iş sayılı kararının hukuki değerden yoksun olduğu tespit edilmiştir.
3. Sanığın yargılama konusu eylemi için, 213 sayılı Kanun’un 359 uncu maddesinin (b) fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
4. 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin sanığın 09.02.2012 tarihli sorgusu olduğu ve bu tarihten, hüküm tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.

5. 5237 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca kamu davasının düşürülmesine karar verilmesi gerekirken yargılamaya devamla mahkûmiyet hükmü kurulması Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmekle, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.

III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,

2. Adana 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.11.2020 tarihli ve 2011/627 Esas, 2020/875 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,

3. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bozma nedeni sanığın cezasının kaldırılmasını gerektirdiğinden, sanık hakkında açılan kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği DÜŞMESİNE,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.07.2023 tarihinde karar verildi.