Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2023/2635 E. 2023/5668 K. 05.07.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/2635
KARAR NO : 2023/5668
KARAR TARİHİ : 05.07.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/885 E., 2022/1443.
SUÇ : Sahte fatura kullanma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞLERİ : Bozma

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. 1. İzmir 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.09.2015 tarihli ve 2013/865 Esas, 2015/799 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, 2010 ve 2011 takvim yıllarında sahte fatura kullanma suçlarından 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun (213 sayılı Kanun) 359 uncu maddesinin (b) fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 43, 62 ve 53 üncü maddeleri iki kez 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 31.05.2022 tarihli ve 2019/7339 Esas, 2022/10852 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanık müdafiinin temyiz başvurusunun kabulüne karar verilerek “…Hükümlerden sonra 15.04.2022 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren, 7394 sayılı Kanun’un 4 ve 5. maddeleriyle değişik 213 sayılı Kanun’un 359. maddesinin 3, 4, 5 ve 6. fıkra hükümleri uyarınca 5237 sayılı TCK’nin 7/2. maddesi de gözetilerek sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması…” gerekçesiyle bozma kararı verilmiştir.
3. Bozma üzerine, İzmir 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.12.2022 tarihli ve 2022/885 Esas, 2022/1443 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, 2010 ve 2011 takvim yılında sahte fatura kullanma suçlarından eylemin teselsül eden tek bir suç oluşturduğu kabul edilerek 213 sayılı Kanun’un 359 uncu maddesinin (b) fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 43, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 3 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
B. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 24.05.2023 tarihli, 2023/33652 sayılı ve hükmün bozulması gerektiği görüşünü içeren Tebliğname ile Daireye tevdii edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteği; eksik araştırma ve inceleme ile karar verildiğine, suça konu faturaların sahte olduğunun bilinemeyeceğine, suçun unsurlarının oluşmadığına, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Nassa Elektrik … Ltd. Şti.nin ortağı ve yetkili temsilcisi olan sanığın, 2010 ve 2011 takvim yıllarında gerçek bir alışverişe dayanmayan ve şirketi adına düzenlenen bir kısım faturaları katma değer vergisi beyannamesinde indirmek suretiyle kullanarak 213 sayılı Kanun’a aykırılık suçunu işlediği iddiası ile hakkında kamu davası açılmıştır.
2. Sanık birçok müşterisi olan büyük bir firma olduğunu, suça konu faturaların sahte olduğunu bilemeyeceğini, ödemelerini büyük oranda çek ile yaptığını, tüm alımların gerçek olduğunu beyan ederek atılı suçlamaları kabul etmemiş, sanığın mal aldığı firmalara ait vergi inceleme raporlarının, bilirkişi raporlarının, suça konu edilen faturaların ve çeklerin büyük kısmının tahsilini yapan ve hakkında ayıca bir soruşturma olan … Sapçı ile ilgili soruşturma dosyasından bu dosyayı ilgilendiren kısımların örneklerinin dosya arasına alındığı anlaşılmıştır.
3. Mahkeme tarafından sanığın savunması, sanığın mal aldığı firmalara ait vergi inceleme raporları, bilirkişi raporları, suça konu edilen faturalar, bir kısım dava dosya örnekleri ve tüm dosya kapsamında göre sanığın atılı suçu işlediğine karar vererek temyize konu hükmün verildiği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
1. 15.04.2022 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7394 sayılı Kanun’un 4 üncü maddesiyle 213 sayılı Kanun’un 359 uncu maddesine eklenen “Bu maddede düzenlenen suçların birden fazla takvim yılı veya vergilendirme dönemi içinde aynı suç işleme kararının icrası kapsamında işlenmesi halinde, Türk Ceza Kanununun 43 üncü maddesi uygulanır.” fıkrası ve 5237 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin altıncı fıkrasında yer alan “Zamanaşımı, … zincirleme suçlarda son suçun işlendiği günden, … itibaren işlemeye başlar” hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, dosya kapsamında toplanan delillere göre, sanığın farklı takvim yıllarındaki eylemleri arasında hukuki veya fiili kesintinin bulunmaması nedeniyle eylemlerin birden fazla takvim yılı içinde aynı suç işleme kararının icrası kapsamında zincirleme şekilde gerçekleştirildiğinin anlaşılması karşısında, suça konu edilen faturaların 2011 yılının Haziran ayı beyannamesinde de gösterilmiş olması nedeniyle suç tarihinin beyanname tarihini takip eden ayın 25 inci günü olan 25.07.2011 tarihi olduğu ve zamanaşımı süresinin bu tarihten işlemeye başlayacağından, tebliğnamedeki görüşe iştirak olunmamıştır.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.12.2022 tarihli ve 2022/885 Esas, 2022/1443 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
05.07.2023 tarihinde karar verildi.