Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2023/344 E. 2023/763 K. 20.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/344
KARAR NO : 2023/763
KARAR TARİHİ : 20.02.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

Uzlaşma hükümlerinin uygulanması talebinin reddine dair İstanbul Anadolu 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.12.2016 tarihli ve 2014/210 Esas, 2015/50 Karar sayılı ek kararına yönelik itirazın reddine ilişkin mercii İstanbul Anadolu 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 09.01.2017 tarihli ve 2017/21 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 09.01.2017’de kesinleştiği belirlenmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 09.11.2022 tarihli ve 2019/12921 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 05.01.2023 tarihli ve KYB-2022/142733 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 05.01.2023 tarihli ve KYB-2022/142733 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 30/10/2007 tarihli ve 2007/4-200 esas, 2007/219 sayılı ilâmında belirtildiği üzere, uzlaştırma kurumu her ne kadar 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunun 253 ve 254. maddelerinde hüküm altına alınarak usul hukuku kurumu olarak düzenlenmiş ise de, fail ile devlet arasındaki ceza ilişkisini sona erdirmesi bakımından maddi hukuka da ilişkin bulunması nedeniyle yürürlüğünden önceki olaylara uygulanabileceği, bu uygulamanın sadece görülmekte olan davalar bakımından geçerli olmayacağı, yine 5237 sayılı Kanun’un 7/2. maddesinde yer alan “Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur.” şeklindeki düzenleme uyarınca da kesinleşmiş kararlar bakımından uzlaştırma hükümlerinin uygulanması gerektiği cihetle; sanığın üzerine atılı dolandırıcılık suçunun, hükümden sonra 02/12/2016 tarihinde 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 253. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi gereğince uzlaşma kapsamına alındığı gözetilerek hükmün infazının durdurulup, 5271 sayılı Kanunu’nun 253 ve 254. maddelerindeki esas ve usullere göre uzlaştırma işlemlerinin yerine getirilmesi için yargılama dosyasının uzlaştırma bürosuna gönderilip sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE
1. İstanbul Anadolu 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.03.2015 tarihli ve 2014/210 Esas, 2015/50 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası ve 52 nci maddeleri uyarınca verilen 1 yıl hapis ve 100 TL adli para cezasının temyizi üzerine, Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 05.10.2021 tarihli ve 2021/36362 Esas, 2021/7862 Karar sayılı ilamı ile sanığın yasal süresi geçtikten sonra yaptığı eski hale getirme ve temyiz inceleme başvurusunun reddine karar verilmiştir.
2. 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinde düzenlenen dolandırıcılık suçunun hükümden sonra 02.12.2016 tarihli ve 29906 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 253 üncü maddesine göre uzlaşma kapsamına alındığı anlaşılmıştır.

3. Cumhuriyet Başsavcılığının, uzlaşma hükümlerinde yapılan değişiklik doğrultusunda bir karar verilmesini talep etmesi üzerine, İstanbul Anadolu 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.12.2016 tarihli ve 2014/210 Esas, 2015/50 Karar sayılı ek kararı ile “…6763 sayılı yasa ile CMK’nun 253 ve 254 maddelerindeki değişiklik soruşturma ve kovuşturma aşamasındaki suçlarla ilgili olduğu kesinleşen mahkumiyet hükümlerine 6763 sayılı yasa hükümlerinin uygulanacağına dair bir hüküm bulunmadığı…” gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir.
4. İstanbul Anadolu 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 09.01.2017 tarihli ve 2017/21 Değişik İş sayılı kararı ile İstanbul Anadolu 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.12.2016 tarihli ve 2014/210 Esas, 2015/50 Karar sayılı ek kararına yönelik itirazın reddine karar verilmiştir.

5. Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; katılanın internet sitesinde gördüğü ilan üzerine telefon yoluyla sanık ile irtibat kurduğu ve orijinal olduğuna inandığı Samsung S4 marka telefonun alım satımı konusunda anlaştıkları, bir süre sonra sanık tarafından kargo yolu ile ödemeli şekilde gönderilen paketin katılana ulaştığı ve bedelin kargo görevlisine nakit biçimde ödendiği, teslim alınan kargo paketi açıldığında, içinde anlaşmaya konu Samsung S4 marka mobil telefon cihazı yerine, bedeli bu telefondan çok daha düşük ve orijinal olmayan Samsung S3 marka telefonun çıktığı, katılanın birçok kez aramasına rağmen sanığa tekrar ulaşamadığı, sanığın bu şekilde dolandırıcılık kastıyla hareket ederek haksız menfaat temin ettiğinin iddia ve kabul olunması karşısında; sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun’un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinde düzenlenen bilişim sistemlerinin banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunu oluşturduğu halde, Mahkemece suç vasfında yanılgıya düşülerek aynı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca mahkûmiyet hükmü kurulduğu, 5237 sayılı Kanun’un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinde düzenlenen nitelikli dolandırıcılık suçunun uzlaşmaya tabi suçlardan olmaması nedeniyle sanık hakkında uzlaşma hükümlerinin uygulanmasının mümkün olmadığı anlaşılmakla; İstanbul Anadolu 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.12.2016 tarihli ve 2014/210 Esas, 2015/50 Karar sayılı ek kararına yönelik itirazın reddine ilişkin mercii İstanbul Anadolu 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 09.01.2017 tarihli ve 2017/21 Değişik İş sayılı kararı sonucu itibarıyla doğru bulunduğundan, kanun yararına bozma istemindeki düşünce yerinde görülmemiş ve istemin reddine karar vermek gerekmiştir.

III. KARAR
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE,

Dosyanın, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

20.02.2023 tarihinde karar verildi.