YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/3540
KARAR NO : 2023/5957
KARAR TARİHİ : 11.09.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
ASIL KARAR TARİHİ : 01.03.2022
EK KARAR TARİHİ: 06.05.2022
SAYISI : 2022/483 E., 2022/674 K.
Yargıtay 11. Ceza Dairesinin, 16.05.2023 tarihli ve 2022/6575 Esas, 2023/3991 Karar sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 05.07.2023 tarihli ve KD-2022/97261 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 308 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen kanunî süresinde yapılan aleyhe itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, aynı Kanun’un 308 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İTİRAZ SEBEPLERİ
Sanıklar … ve … hakkında İlk Derece Mahkemesince verilen beraat kararlarına dair Bölge Adliye Mahkemesi tarafından kesin nitelikte esastan ret kararları verildiği, bu kararların katılan vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince ek karar ile kararların kesin nitelikte olması nedeniyle temyiz talebinin reddine karar verildiği, bu karara yönelik katılan vekilinin temyiz başvurusu neticesinde Yargıtay 11. Ceza Dairesi tarafından oy çokluğuyla temyiz talebinin reddiyle ek kararın onandığı, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazı, sanıklar hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 nci maddesinin birinci fıkrasının (l) bendi ve son cümlesinin yanında üçüncü fıkrasının da iddianamede talep edilmesi nedeniyle beraate dair esastan ret kararlarının 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (g) bendi uyarınca kesin nitelikte bulunmayıp temyizinin mümkün olduğuna ilişkin olduğu, zira bu durumun adil yargılanma ilkesi gereği sanığa ve mağdura tanınan hakların bir gereği olduğu gibi, uluslararası sözleşmeler ve anayasa tarafından güvence altına alınan hak arama özgürlüğünün de bunu ihtiva ettiği, 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (g) bendindeki istisnai düzenlemenin genişletilerek yorumlanamayacağı, nitekim bir suçun temel ve nitelikli hallerinin aynı suç sayılacağı ilkesi gereği nitelikli hallerin suçların temyiz edilebilirlik sınırının belirlenmesinde dikkate alınmasının gerektiği, 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (g) bendinde nitelikli hallerin dikkate alınmayacağına dair Kanun’da açık ve ayrıksı bir düzenlemenin de yer almadığı ve aksine aynı Kanun’un aynı maddesinin (a) ve (b) bentlerinde sonuç cezanın esas alınması nedeniyle bu bentlere de uyum sağlanmasının gerektiği gözetilerek temyiz sınırı belirlenirken dolandırıcılık suçunun nitelikli hali olan 5237 sayılı Kanun’un 158 nci maddesinin üçüncü fıkrası gereği suçun gerektirdiği cezanın 10 yılın üzerine çıkması nedeniyle sanıklar hakkında verilen temyiz talebinin reddine dair ek kararın kaldırılarak esasa girilmek suretiyle istinaf başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi gerektiği talebine ilişkindir.
II. GEREKÇE
Cumhuriyet Başsavcılığının itiraz yazısında belirtilen nedenler ile CGK’un 08.11.2022 tarih ve 2022/11-426 Esas, 2022/705 Esas sayılı kararında gösterilen gerekçeleri dikkate alınarak Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazının yerinde olduğu sonucuna varılmıştır.
III. KARAR
1. Gerekçe bölümünde belirtilen nedenlerle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ KABULÜNE,
2. Sanıklar … ve … yönünden 5271 sayılı Kanun’un 308 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği Yargıtay 11. Ceza Dairesinin, 16.05.2023 tarihli ve 2022/6575 Esas, 2023/3991 Karar sayılı temyiz talebinin esastan reddi ile ek kararın onanması ilamının KALDIRILMASINA,
3. Sanıklar … ve … hakkında Söke Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 22.10.2021 tarihli ve 343 sayılı iddianamesi ile 5237 sayılı Kanun’un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (L) bendi ile birlikte üçüncü fıkrasının da uygulanması talep edilmiş olmakla, ilk derece mahkemesi tarafından verilen ”beraat” hükmüne yönelik istinaf başvurusunun esastan reddi kararı, 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (g) bendi uyarınca kesin nitelikte bulunmayıp, temyizi mümkün olduğundan, Bölge Adliye Mahkemesinin yerinde bulunmayan temyiz isteminin reddine ilişkin 06.05.2022 tarihli ek kararı kaldırılarak yapılan incelemede;
Sanıklar … ve …’un beraatlerine dair yapılan istinaf incelemesi neticesinde esastan ret kararı veren İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 01.03.2022 tarihli ve 2022/483 Esas, 2022/674 Karar sayılı kararında katılan vekili tarafından belirtilen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği,(usul yönünden itirazın reddi ancak esas yönünden) oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Söke 2.. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
11.09.2023 tarihinde karar verildi.