YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/355
KARAR NO : 2023/765
KARAR TARİHİ : 20.02.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
Hükümlünün yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine dair İstanbul Anadolu 12. Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.09.2021 tarihli ve 2017/228 Esas, 2018/96 Karar sayılı ek kararına yönelik itirazın reddine ilişkin mercii İstanbul Anadolu 13. Ağır Ceza Mahkemesinin 12.10.2021 tarihli ve 2021/1093 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 12.10.2021’de kesinleştiği belirlenmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 23.12.2022 tarihli ve 2022/1084 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 16.01.2023 tarihli ve KYB-2022/165569 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 16.01.2023 tarihli ve KYB-2022/165569 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“Dosya kapsamına göre, müşteki ve sanığın kafe ortamında arkadaş oldukları, sanığın müştekiye kendi yazısının kötü olduğunu, Deniz Gürbüz isimli kişiden alacağı olduğunu, bu alacağa karşılık yazısı güzel ise senet doldurmasını istediği, müştekinin de kabul ettiği, buna göre keşidecisi Deniz Gürbüz (Arzum Ergin) olan lehdarı … ödeme günü 18/10/2024 tarihli, 190.000 Türk lirası bedelli senedin sanık tarafından alınarak daha sonra bu senedin İstanbul Anadolu 16. İcra Müdürlüğü nezdinde sanık tarafından icra takibi başlatıldığı somut olayda, İstanbul Anadolu 12. Ağır Ceza Mahkemesinin 13/03/2018 tarihli kararı ile sanığın, nitelikli dolandırıcılığa teşebbüs ve resmî belgede sahtecilik suçlarını işlediğinden bahisle yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verildiği,
Müşteki Arzum Ergin tarafından, sanık tarafından kendi aleyhine başlatılan bahse konu icra takibine yönelik İstanbul Anadolu 10. İcra Hukuk Mahkemesinin 2016/50 sayısına kayden borca itiraz davası açıldığı, borca itiraz davası kapsamında Anadolu 10. İcra Hukuk Mahkemesince aldırılan Adlî Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi’nin 13/08/2021 tarihli 27695533-101.02.2021/ 27805/2004-4746 sayılı alacaklısı … (sanık) borçlusu Deniz Gürbüz (Arzum Engin) olan 06/06/2014 düzenleme, 18/10/2014 ödeme tarihli 190,000,00 Türk lirası bedelli senet (muhtelif yerlerinde yırtıklar mevcut) üzerinde yapılan inceleme konusu senetteki ‘18.10.2014’ , ’18 Ekim 2014′ , ‘…’, ‘İstanbul’ ve ‘Arzum ERGİN’ yazıları ile Arzum Ergin’in mukayese yazıları arasında; tersim biçimi, işlerlik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından farklılıklar saptandığından, söz konusu yazıların mevcut mukayese yazılarına kıyasla Arzum Ergin’in eli ürünü olmadığı, inceleme konusu senetteki diğer yazılar ile Arzum Ergin’in mukayese yazıları arasında; tersim biçimi, işlerlik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından uygunluk ve benzerlikler saptandığından söz konusu yazıların Arzum Ergin’in eli ürünü olduğu, inceleme konusu senetteki majiskül ‘D’ harfi ile başlayan borçlu imzaları ile Arzum Ergin’in mukayese imza ve yazıları arasında başlangıç formasyonu ve sonlandırılış figürü bakımından kısmî benzerlik görülmekle birlikte; söz konusu imzaların basit tersimli olması nedeniyle Arzum Ergin’in elini ürünü olup olmadığı yönünde daha ileri bir tespite gidilemediğinin tespit edildiğini belirtir rapor tanzim edildiğinin görüldüğü,
İnceleme konusu dosyada, yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine ilişkin İstanbul Anadolu 12. Ağır Ceza Mahkemesince verilen karara itiraz üzerine, mercii İstanbul Andolu 13. Ağır Mahkemesince itirazın reddine karar verilmiş ise de,
Borca itiraz davası sırasında, alacaklısı … (sanık) borçlusu Deniz Gürbüz (Arzum Engin) olan 06/06/2014 düzenleme, 18/10/2014 ödeme tarihli 190,000,00 Türk lirası bedelli senet üzerinde yapılan inceleme neticesinde Adlî Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi’nin 13/08/2021 tarihli 27695533-101.02.2021/ 27805/2004-4746 sayılı raporunun ‘Yeni olaylar veya yeni deliller ortaya konulup da bunlar yalnız başına veya önceden sunulan delillerle birlikte göz önüne alındıklarında sanığın beraatini veya daha hafif bir cezayı içeren kanun hükmünün uygulanması ile mahkûm edilmesini gerektirecek nitelikte olursa’ şeklindeki 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 311/1-e maddesi uyarınca kesinleşen hükümden sonra ortaya çıkan bu durumun 5271 sayılı Kanun’un 311/1-e maddesi uyarınca yargılamanın yenilenmesi sebebi olabileceği nazara alınarak, yargılamanın yenilenmesi talebinin kabule şayan olduğuna karar verildikten sonra sanığın hukukî durumunun takdir ve tayin edilmesi gerektiği gözetilmeden, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1. İstanbul Anadolu 12. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.03.2018 tarihli ve 2017/228 Esas, 2018/96 Karar sayılı kararı ile sanığın kendi yazısının kötü olduğunu söyleyerek borçlusu Deniz Gürbüz olan bonoyu katılana yazdırdıktan sonra, borçlu kısmına katılanın ismini ekletip, katılana atfen imza attırmak suretiyle icra takibine koyduğu ve soruşturma aşamasında alınan 08.06.2016 tarihli bilirkişi raporuna göre; parantez içine alınmış Arzum Ergin yazısının şikâyetçiye ya da şüpheliye ait olmadığı, borçluya atfen imzaların şikâyetçiye ait olmadığı, imzanın benzetilerek atılmış olması nedeniyle şüphelinin eli ürünü olup olmadığı yönünde bir tespit yapılamayacağı ile İstanbul Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün 08.05.2017 tarihli raporunda; borçlu imzalarının şikâyetçinin elinden çıktığını gösterir nitelikte ve yeterlikte ortak kaligrafik ve grafolojik bulgular tespit edilemediği şeklindeki raporlar doğrultusunda sanığın eyleminin sübut bulduğu gerekçesiyle sanık hakkında kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 inci maddesinin birinci fıkrası (d) bendi, 35, 62 ve 52 nci maddeleri ile 204 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 10 ay 15 gün hapis ve 3.740 TL adli para cezası ve 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin 12.01.2021 tarihli ve 2020/2619 Esas, 2021/29 Karar sayılı kararı ile sanık hakkındaki mahkûmiyet hükümlerine yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
3. Hükümlü, İstanbul Anadolu 10. İcra Hukuk Mahkemesinin 2016/50 Esas sayılı dosyası kapsamında düzenlenen Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesinin 13.08.2021 tarihli raporunda yer alan; “inceleme konusu senetteki ‘18.10.2014’, ’18 Ekim 2014′, ‘…’, ‘İstanbul’ ve ‘Arzum ERGİN’ yazıları ile Arzum ERGİN’in mukayese yazıları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından farklılıklar saptandığından, söz konusu yazıların mevcut mukayese yazılarına kıyasla Arzum ERGİN’in eli ürünü olmadığı, inceleme konusu senetteki diğer yazılar ile Arzum ERGİN’in mukayese yazıları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından uygunluk ve benzerlikler saptandığından söz konusu yazıların Arzum ERGİN’in eli ürünü olduğu, inceleme konusu senetteki majiskül ‘D’ harfi ile başlayan borçlu imzaları ile ile Arzum ERGİN’in mukayese imza ve yazıları arasında başlangıç formasyonu ve sonlandırılış figürü bakımından kısmi benzerlik görülmekle birlikte; söz konusu imzaların basit tersimli olması nedeniyle Arzum ERGİN’in eli ürünü olup olmadığı yönünde daha ileri bir tespite gidilemediği” şeklindeki tespitlerin hükümden sonra ortaya çıktığını ve durumun yalnız başına veya önceden sunulan delillerle birlikte göz önüne alındıklarında, beraatini gerektirecek nitelikte olması nedeniyle yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunmuştur.
4. İstanbul Anadolu 12. Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.09.2021 tarihli ve 2017/228 Esas, 2018/96 Karar sayılı ek kararı ile Kanun’da yer alan şartları taşımadığından, hükümlünün talebin reddine karar verilmiştir.
5. İstanbul Anadolu 13. Ağır Ceza Mahkemesinin 12.10.2021 tarihli ve 2021/1093 Değişik İş sayılı kararı ile ek karara yönelik itirazın reddine karar verilmiştir.
6. 5271 sayılı Kanun’un “hükümlü lehine yargılamanın yenilenmesi nedenleri” başlıklı 311 inci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde; kesinleşen bir hükümle sonuçlanmış bir dava; “yeni olaylar veya yeni deliller ortaya konulup da bunlar yalnız başına veya önceden sunulan delillerle birlikte göz önüne alındıklarında sanığın beraatini veya daha hafif bir cezayı içeren kanun hükmünün uygulanması ile mahkûm edilmesini gerektirecek nitelikte olursa.” hükümlü lehine olarak yargılamanın yenilenmesi yoluyla tekrar görülür.
Hükmü yer almaktadır.
7. Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; yeni olaylar veya yeni deliller ortaya konulmasına ilişkin yenileme nedeninde belirtilen delil kavramının; ceza muhakemesinin konusu olan olayda maddi gerçeğe ulaşmak amacıyla kullanılan ispat aracı olup, ceza muhakemesi hukukunda delil serbestisi ilkesi gereği akılcı ve gerçekçi olmak, hukuka aykırı bulunmamak şartıyla sunulan beyan ve belgeler, olay kavramının ise; doğrudan doğruya veya dolayısıyla muhakeme hukuku içinde ispat vasıtası olarak kabul edilen, diğer bir anlatımla doğrudan veya dolaylı olarak ispat aracı olarak kullanılabilecek ve yargılama sonucunu etkileyecek olan olgular olarak tanımlanabileceği, olay veya delillerin yeni olmasının yanında, yargılamanın yenilenmesi kurumu, kesin hükme karşı öngörülen olağanüstü yasa yolları arasında yer aldığından, bu yola başvurulabilmesi için ortaya konulan gerekçelerin, yeniden yargılamaya başlanmasını gerektirecek nitelik, önem ve ciddiyete sahip olmasının gerektiği; yargılamanın yenilenmesi dilekçesinde Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesinin 13.08.2021 tarihli raporunda yer verilen hususlara dayanılmış ise de; İstanbul Anadolu 10. İcra Hukuk Mahkemesinin 10.08.2022 tarihli ve 2016/50 Esas, 2022/568 Karar sayılı dosyasına ilişkin gerekçeli kararın UYAP üzerinden incelenmesinde; “ATK bilirkişi raporuna davalı tarafça itiraz edildiğinden bu defa dosya davalı /alacaklı talebi gereği Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi öğretim görevlilerinden oluşan grafoloji bilirkişi heyetine tevdi edilmiş ve grafoloji bilirkişi heyetince düzenlenen 24.03.2022 tarihli bilirkişi raporunda “.. Belgedeki imzaların Arzum Ergin eli ürünü olmadığı belirtilmiştir” denilerek, imzaya itirazın kabulü ile İstanbul Anadolu 16. İcra Müdürlüğünün 2016/1408 Esas sayılı dosyası kapsamında yapılan icra takibinin durdurulmasına karar verildiğinin anlaşılması karşısında, kanun yararına bozma istemindeki düşünce yerinde görülmediğinden reddine karar vermek gerekmiştir.
III. KARAR
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE,
Dosyanın, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
20.02.2023 tarihinde karar verildi.