Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2023/3567 E. 2023/10463 K. 19.12.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/3567
KARAR NO : 2023/10463
KARAR TARİHİ : 19.12.2023

B O Z M A Ü Z E R İ N E
MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/642 E., 2023/7 K.
SUÇ : Sahte fatura kullanma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.06.2016 tarihli ve 2016/6 Esas, 2016/438 Karar sayılı Kararı ile sanık hakkında 2010 ve 2011 yıllarında sahte fatura kullanma suçundan 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun (213 sayılı Kanun) 359 uncu maddesinin (b) fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 43, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca iki kez 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. … 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.06.2016 tarihli ve 2016/6 Esas, 2016/438 Karar sayılı kararının sanık müdafi tarafından temyizi üzerine Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 07.06.2022 tarihli 2021/8181 Esas, 2022/11819 Karar sayılı ilamı ile 7394 sayılı Kanun’un uygulanmasında zorunluluk bulunduğu gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. Bozma üzerine, … 10. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.01.2023 tarihli ve 2022/642 Esas, 2023/7 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, sahte fatura kullanma suçundan, 213 sayılı Kanun’un 359 uncu maddesinin (b) ve dördüncü fıkraları, 5237 sayılı Kanun’un 43, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 11 ay 16 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
4. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca özet olarak, mahkemece 25.01.2011 suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar olağanüstü zamanaşımı süresi gerçekleşen 2010 takvim yılında sahte fatura kullanma suçundan düşme, suç tarihi itibarıyla zamanaşımı süresi dolmayan 2011 takvim yılında sahte fatura kullanma suçundan ise mahkumiyet kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden 2010 ve 2011 takvim yılları için zincirleme sahte fatura kullanma suçundan mahkumiyet hükmü kurulması nedeniyle bozma görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi, eksik inceleme ve araştırma ile mahkumiyet kararı verildiğine, suçun maddi ve manevi unsurlarının gerçekleşmediğine, hukuka aykırı olarak alt sınırdan uzaklaşılarak hüküm kurulduğuna, etkin pişmanlık nedeniyle yapılacak indirim oranı 1/2 olması gerekirken 1/3 olarak uygulandığına, ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın yetkilisi olduğu … Nakliyat … Ltd. Şti.nin haklarında sahte fatura düzenleyicisi oldukları yönünde vergi tekniği raporları bulunan mükelleflerden sahte faturalar alarak KDV indiriminde kullandığı iddiasıyla kamu davası açılmıştır.
2. Sanık atılı suçlamayı kabul etmemiştir.
3. Mahkemece, sanığın fatura aldığı mükellefler hakkında düzenlenen vergi tekniği raporları ilgili vergi dairelerinden getirtilmiş, bu mükellefler hakkında 2010 ve 2011 takvim yıllarında sahte fatura düzenleme suçundan davalar açıldığı, mahkumiyet kararları verildiği tespit edilmiştir.
4. Mahkeme tarafından 7394 sayılı Kanun ile 213 sayılı Kanun’da yapılan değişiklikler doğrultusunda, sanığın sahte fatura kullanma eylemi nedeniyle vergi ziyaı oluşup oluşmadığı, oluşmuş ise miktarının hesaplanması ile sanık tarafından vergi mahkemelerinde açılmış bir dava bulunup bulunmadığı vergi dairesinden sorulmuş, Bornova Vergi Dairesinin 01.12.2022 tarihli yazısında, sanık tarafından ödemenin eksiksiz olarak yapıldığı, vergi mahkemesinde açılan davanın vazgeçme nedeniyle kapandığı belirtilmiştir.
5. Mahkemece toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek, sanık hakkında zincirleme sahte fatura kullanma suçundan temyize konu mahkumiyet hükmü kurulmuştur. Suçun işleniş biçimi, kullanılan faturaların sayısı ve miktarı, meydana gelen vergi ziyaı, sanığın kasta dayalı kusurunun ağırlığı dikkate alınarak temel cezanın belirlenmesinde; sahte fatura kullanma eyleminin yayıldığı dönem ve kullanılan fatura miktarı da dikkate alınarak 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesi uyarınca hükmolunan cezada alt sınırdan uzaklaşılarak artırım yapıldığı belirtilmiştir.

IV. GEREKÇE
A. Tebliğname Yönünden
15.04.2022 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7394 sayılı Kanun’un 4 üncü maddesiyle 213 sayılı Kanun’un 359 uncu maddesine eklenen “Bu maddede düzenlenen suçların birden fazla takvim yılı veya vergilendirme dönemi içinde aynı suç işleme kararının icrası kapsamında işlenmesi halinde, Türk Ceza Kanununun 43 üncü maddesi uygulanır.” fıkrası ve 5237 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin altıncı fıkrasında yer alan “Zamanaşımı, … zincirleme suçlarda son suçun işlendiği günden, … itibaren işlemeye başlar” hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, dosya kapsamında toplanan delillere göre, sanığın farklı takvim yıllarındaki eylemleri arasında hukuki veya fiili kesintinin bulunmaması nedeniyle eylemlerin birden fazla takvim yılı içinde aynı suç işleme kararının icrası kapsamında zincirleme şekilde gerçekleştirildiğinin anlaşılması karşısında, suça konu edilen faturaların 2011 yılının … ayı beyannamesinde gösterilmiş olması nedeniyle suç tarihinin beyanname tarihini takip eden ayın 25 inci günü olan 25.12.2011 tarihi olduğu ve zamanaşımı süresi bu tarihten işlemeye başlayacağından, Tebliğnamedeki (1) numaralı bozma görüşüne iştirak edilmemiştir.
B. Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri Yönünden
Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanık müdafiinin diğer temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir, ancak;
7394 sayılı Kanun’un 4 üncü maddesi ile 213 sayılı Kanun’un 359 uncu maddesinde yapılan değişiklikle “Bu maddede yazılı fiillerle verginin ziyaa uğratıldığının tespit edilmesine bağlı olarak tarh edilen verginin, gecikme faizi ve gecikme zammının tamamı ile kesilen cezaların yarısı ve buna isabet eden gecikme zammının; soruşturma evresinde ödenmesi halinde verilecek ceza yarı oranında… indirilir” hükmüne yer verildiği; 7394 sayılı Kanun’un 6 ıncı maddesiyle 213 sayılı Kanun’a eklenen geçici 34 üncü maddenin birinci fıkrası ile “Haklarında hüküm verilmiş olup da dosyası infaz aşamasında olanlar, 359 uncu maddede yazılı fiillerle verginin ziyaa uğratıldığının tespit edilmesine bağlı olarak tarh edilen verginin, gecikme faizi ve gecikme zammının tamamı ile kesilen cezaların yarısı ve buna isabet eden gecikme zammını, bu maddeyi ihdas eden Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir yıl içinde Hazineye ödedikleri takdirde 359 uncu maddede bu maddeyi ihdas eden Kanunla soruşturma evresi için yapılan etkin pişmanlık düzenlemesinden faydalanabilir” ve aynı maddenin ikinci fıkrasındaki “Birinci fıkra hükümleri bu maddeyi ihdas eden Kanunun yayımı tarihinde soruşturma ve kovuşturma evresinde bulunan dosyalar hakkında da uygulanır” hükümleri uyarınca, kanunun yayımı tarihinde kovuşturma evresinde olan dosyalarda, hüküm tarihinden önce ödeme yapılması halinde soruşturma evresinde yapılan ödemeler için öngörülen, verilecek cezanın yarı oranında indirilmesi gerektiği gözetilmeden somut olayda mahkemesince, sanık tarafından kovuşturma aşamasında tüm ödemelerin yapılmış olduğu kabul edilmesine rağmen 1/3 oranında indirim yapılmak suretiyle fazla ceza tayini hukuka aykırı bulunmuş ise de, söz konusu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, … 10. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.01.2023 tarihli ve 2022/642 Esas, 2023/7 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasının (3) numaralı paragrafındaki “1/3” ve “3 YIL 6 AY 20 GÜN” ibareleri ile (4) numaralı paragrafındaki “2 yıl 11 ay 16 gün” ibarelerinin çıkartılarak yerlerine sırasıyla “1/2″,”2 yıl 8 ay” ve “2 YIL 11 AY 16 GÜN” ibarelerinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

19.12.2023 tarihinde karar verildi.