Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2023/426 E. 2023/3827 K. 10.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/426
KARAR NO : 2023/3827
KARAR TARİHİ : 10.05.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta, kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurumlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle dolandırıcılık
HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi

İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir oldukları, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 … maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 … maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. İzmir 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 31.05.2022 Tarihli ve 2021/174 Esas, 2022/224 Karar Sayılı Kararı ile Sanıklar Hakkında;
Katılan …’a karşı kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka,sigorta,kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurumlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı … Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 … maddesinin birinci fıkrasının (L) bendinin son cümlesi, 158 üncü maddesinin üçüncü fıkrası, 43 maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları ve 53 üncü maddesi uyarınca 13 yıl 12 ay hapis ve 1.200.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
B. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 18.10.2022 Tarihli ve 2022/3194 Esas, 20122/3169 Karar Sayılı Kararı ile Sanıklar Hakkında;
Katılan …’a karşı kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka,sigorta,kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurumlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle dolandırıcılık suçundan, İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanıklar … ile … ve müdafilerinin, sanıklar … ve … müdafilerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 … maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanık … müdafiinin temyiz isteği; sanığın atılı suça iştirakinin söz konusu olmadığına, diğer sanıklar ile hiçbir bağlantısının bulunmadığına sanık …’nın atfı cürüm niteliğindeki beyanları dışında sanığın aleyhine delil bulunmadığına, eksik araştırma ile hüküm kurulduğuna ve lehe hükümlerin uygulanmadığına, whatsapp görüşmelerinin müvekkiline ait olmadığına, teşdit uygulanmak suretiyle hakkaniyetsiz ve ölçüsüz ceza verildiğine, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir
2. Sanık … müdafiinin temyiz isteği; kararın hukuka ve kanuna aykırı olduğuna, sanığın isnat edilen suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı somut bir delilin bulunmadığına, diğer sanıklar ile arasında fiili ve hukuki bağlantısının bulunmadığına, teşdit uygulamasının hakkaniyetsiz ve ölçüsüz olduğuna, vesaire,
3.Sanık … müdafiinin temyiz isteği; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, müvekkiliyle katılanı arayan şahıs arasında herhangi bir görüşme yapılıp yapılmadığının araştırılmadığına, müvekkilinin kandırıldığına, … isimli arkadaşına yardımcı olduğu düşüncesi ile hareket ettiğine, suç kastının bulunmadığına, kabul anlamına gelmemekle 5237 sayılı Kanun’un 39 uncu maddesinin (c) fıkrası kapsamında ancak yardım eden olarak değerlendirilmesi gerektiğine, vesaire,
4. Sanık … müdafiinin temyiz isteği; sanığın dava konusu olay ile hiçbir ilgisinin bulunmadığına, suça konu olaya karıştığına ilişkin hiçbir delilin bulunmadığına, eksik inceleme ve araştırma sonucunda karar verildiğine, hiçbir araştırma yapılmadan peşin hüküm verildiğine, katılanı arayan kişinin müvekili olmadığına, diğer sanık …’in beyanı ile müvekkilinin suçsuz olduğunun sabit olduğuna, vesaire,
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Katılan … şikayetinde, 12.10.2020 tarihinde kendisini emniyetten aradığını komiser olduğunu söyleyen bir kişinin FETÖcülerin mallarını alacağını, elindeki altınların ve paraların fotoğrafını çekmesini, ne varsa kendilerine vermesi gerektiğini, telefonlarının dinlendiğini, kimseye bir şey söylememesini aksi halde çocuklarını hapse atacaklarını söylemesi üzerine, evde bulunan 6.000,00 TL para ve altınlarını hazırlayarak eve gelen kişiye verdiğini, bir süre sonra tekrar aranarak başka parasının olup olmadığının sorulduğunu, bankada bulunan 11.000 Euro parasını bozdurduğunu, 105.000,00 TL parasını evine gelen aynı kişiye teslim ettiğini, bankada bulunan 30.000,00 TL ise verilen IBAN numarasına gönderdiğini, bu kişilerin evini de satarak parayı kendilerine göndermesini istediğini, Şirinyer Emlak isimli iş yerine gittiğini, emlakçının uyarması ile dolandırıldığını anladığını belirterek şikayetçi olması üzerine başlatılan soruşturma sonucunda, katılanın evinin civarında bulunan güvenlik kamera görüntüleri incelendiğinde katılanın ikametine gelen kişinin sanık … olduğunun tespit edildiği, sanık …’nın kaldığı otelin belirlendiği, sanık …’nın otelde sanık … Söyüncü ile birlikte kaldığının tespit edilmesi üzerine her iki sanığın yakalandığı, 30.000,00 TL paranın ise sanık …’nın hesabına yatırıldığı, sanık …’nın ifadesinde, … isimli kişinin banka hesabı açan ve GSM hattı çıkaran kişilere para verdiğini öğrenmesi üzerine bu kişiyle iletişime geçtiğini, beş ayrı bankada hesap açtırdığını, bu hesaplara ait banka kartlarını ve GSM hattını …’a verdiğini, daha sonra hesapları aracılığı ile dolandırıcılık yapıldığını öğrendiğini, daha önce de 7.000,00 TL para yattığını, bu parayı da çekerek …’a gönderdiğini, suçlamayı kabul etmediğini ifade ettiği, …’in ise beyanında, kimseyi dolandırmadığını, katılana ait evin kapısını kartla açarak evde bulunan altınlar ve paraları birer gün arayla aldığını, hırsızlık yaptığını ifade ettiği, bu şekilde, sanık …’nın parayı kendisinin aldığını kabul etmesi, PTS kayıtlarından … ve …’nın … ve Denizli iline gittiklerinin tespit edilmesi, birer gün ara ile bu illerde benzer eylemde bulunduklarına dair soruşturma ve kovuşturma dosyalarının bulunması, HTS analiz raporlarına göre her iki sanığın katılanın evinin civarında olduklarının tespit edilmesi, sanık …’nın ikrarı ve sanıklar … ile … arasında olan mesaj dökümleri birlikte değerlendirildiğinde sanıkların katılanın kullandığı telefonu arayarak kendilerini polis olarak tanıttıkları, kimlik ve banka hesaplarını FETÖ tarafından kullanıldığını söyleyerek katılanda korku ve panik uyandırdıkları ve haksız menfaat temin ettikleri iddiasıyla kamu davası açıldı anlaşılmıştır.
2. Sanık … Savunmasında; suçlamayı kabul etmediğini, suç kastının bulunmadığını, sokakta kaldığı zaman soyadını bilmediği … adlı kişinin kendisine “Bir ailenin hasmı var. Çocukları eve gidip parayı almaya korkuyorlar. O evde yaşlı bir kadın kalıyor. Sen gidip poşetle parayı alıp getireceksin. Daha sonra o yaşlı kadın kaldığı evden taşınacak, oğullarının yanına gidecek. Hasımları para olmadığını öğrenince aileye karışmazlar.” diye söylediğini, bu işi yapması karşılığında bir ay ev kiralayacak kadar para vereceğini söylemesi üzerine … adlı kişinin teklifini kabul ettiğini, …’in 2.000,00 TL yol parası verdiğini, cezavinden yeni çıkan …’in İzmir’e gezmeye geleceğini söylediğini, …’e belli etmeden ben de geleyim, masrafa ortak olurum dediğini, bu şekilde … ile birlikte İzmir’e geldiğini, sanık …’in birşey bir şey bilmediğini, söylenen adrese gittiğini, katılan kadının evine gidip poşetle iki kez para aldığını, içinde para olan poşetleri İstanbul’a götürüp …’e verdiğini, …’in kendisine para vermediğini, suç olduğunu bilmeden İstanbul’dan İzmir’e gelip şikayetçi kadından içinde para olan poşetleri alıp İstanbul’a götürüp …’e verdiğini, şikayetçinin dolandırıldığından haberim olmadığını, sanıklar … ve …’ı tanımadığını, polise verdiği ifadesinin doğru olmadığını, …’in yönlendirmesi ile bu şekilde ifade verdiğini ifade etmiştir.
Soruşturma aşamasında ise, katılanın evine iki kez hırsızlık amacıyla girdiğini, evde bulunan altınları ve paraları aldığını beyan etmiştir.
3. Sanık … savunmasında; Suçlamayı kabul etmediğini, diğer sanıklarla birlikte şikayetçiyi dolandırmadığını, olayların diğer sanık …’nın anlattığı şekilde gerçekleştiğini, olay tarihinde İstanbul’dan İzmir’e gezmeye geldiğini, daha önceden tanıdığı sanık …’nın İzmir’e gezmeye gideceğini öğrenince kendisi ile birlikte İzmir’e gelmek istediğini, masrafa ortak olacağını söylediğini, kendisinin de kabul ettiğini, sanık … ile birlikte İzmir’e geldiklerini, sanık …’nın şikayetçinin evine gittiğini, katılanlardan iki kez poşetle para aldığını bilmediğini, emanet aldığı aracın arızalanması üzerine aracı İzmir’de bırakıp İstanbul’a otobüsle geri döndüklerini, …’nın katılanlardan aldığı paraları nereye koyduğunu, nereye gizlediğini bilmediğini, görmediğini, diğer sanıklar … ve …’ı tanımadığını, adı geçen sanıklarla telefonla herhangi bir görüşme yapmadığını, polise verdiği ifadesinin bazı kısımlarının doğru olmadığını, söylediklerinin bir kısmının yanlış anlaşıldığını, araç arızalanınca tamire bıraktığını, tamirin 4-5 gün süreceği söylenince sanık … ile birlikte otobüsle İzmir’den İstanbul’a geri döndüklerini, daha sonra tamir edilen aracı almak için tekrar İstanbul’dan İzmir’e geldiklerini, İstanbul’dan İzmir’e ilk geldikleri zaman yanlarında …’nın arkadaşı … … adlı kişinin de olduğunu, suçlamayı kabul etmediğini ifade etmiştir.
4. Sanık … savunmasında; İddianamede isimleri geçen sanıklardan …’ı tanıdığını, diğer sanıkları tanımadığını, gecen yıl pandemi döneminde işleri kötü gittiği için kart borçlarının biriktiğini, bir arkadaş ortamında sanık …’ın iddia işi yaptığından bahsedildiğini, bu kişiyi instagram üzerinden bularak iletişim kurduğunu, daha sonra whatsapp üzerinden görüştüklerini, sanık …’a iddia işinin yasal olup olmadığını sorduğunu, sanık …’ın yasal olduğunu ve her siteye girmek için karta ihtiyaç olduğunu söylediğini ve kendisinden beş adet banka kartı ile bir iletişim numarası istediğini, bu kartları çıkartarak sanık …’ın göndermiş olduğu kişiye verdiğini, yaklaşık bir hafta sonra sanık …’ın kendisini tekrar aradığını, kendisinin kullanmış olduğu İskendurun Akbank Sahil şubesinde bulunan hesabına 7.000,00 TL yatmış olduğunu, parayı bankadan çekerek göndereceği kişiye vermesini istediğini, bunun üzerine yanına gelen kişi ile birlikte bankaya gittiğini, bu kişinin bankadan içeriye girmediğini, parayı çekerek dışarda kendisini bekleyen kişiye 7.000,00 TL parayı verdiğini, parayı teslim ettikten bir hafta sonra Bursa’dan polis memuru olduğunu söyleyen bir kişinin aradığını, dolandırıcılık suçuna karıştığını söylediğini, bana kartlarını ve GSM hattını kapattırmasını söylediğini, kendisinin de hattını kapattırdığını ve banka kartlarıma bloke koydurduğunu, daha sonradan öğrendiği üzere katılanın hesabından yaklaşık 30.000,00 TL paranın kendi hesabına gönderildiğini, adına açılan hesaplara para yatırılması ve çekilmesi dahil olmak üzere hiçbir işlemden haberinin olmadığını ifade ederek suçlamayı kabul etmemiştir.
5. Sanık … savunmasında; İddianamede adı geçen sanık … ile mesajlaştığını, sanık …’yı arkadaşı … Işıklı aracılığıyla tanıdığını, … isimli arkadaşının yanına gelerek, … adlı arkadaşının durumunun iyi olmadığını, maddi sorunlarının olduğunu ve iş olup olmadığını sorduğunu, kendisin de arkadaşı … Bahadır …’yı söylediğini, … Bahadır’ın e-ticaret işi yaptığını, …’in sanık …’nın hesap kartlarını istediğini, kendisinin de …’nın bilgilerini ve hesap kartını alarak … Bahadır isimli şahsa verdiğini, … ile yüz yüze gelmediğini, sadece mesajlaştığını, Bahadır’a bankamatik kartını kendisinin teslim ettiğini, dosyada yer alan WhatsApp mesajlarının kendisine ait olduğunu, mesajlarda sanık … ile konuştuğunu, …’nın hakkındaki beyanlarını kesinlikle kabul etmediğini, … Işıklı adlı arkadaşının kartları getirdiğini, kendisinin de …’e teslim ettiğini, suçlamayı kabul etmediğini belirtmiştir.
6. Dosyada mevcut olay, üst, arama, yakalama ve muhafaza altına alma tutanağına göre, katılanın ikametinin girişinde bulunan kamera görüntülerinden eve gelen şahsın eşgalinin tespit edildiği, Buca ilçesi civarında bulunan konaklama yerleri araştırıldığında şahsın sanık … olduğu ve … isimli otelde sanık … ile birlikte kaldıkları belirlerenek sanıkların yakalandığı, incelenmek üzere cep telefonu ve sim kartlarına el konulduğu, sanık … ve … …’ın … ile birlikte İstanbul’dan geldikleri, … …’ın daha sonra İstanbul iline gittiği, 16.10.2020 tarihinde benzer suçtan yakalandığı, sanık …’in kuryeleri yönlendiren şahıs olduğu, … ve … …’ın da kurye olarak kullanıldıkları, sanık …’in 13.10.2020 tarihinde akşam saatlerinde … … isimli vatandaşın benzer şekilde 474.450,00 TL tutarında dolandırılması olayına karıştığı, 12.10.2020 tarihinde …’in katılandan 6.000,00 TL para, 3 adet burma bilezik, 2 adet düz bilezik, 1 adet kepçe bilezik, 3 adet tam altın, 3 adet yarım altın, 3 adet çeyrek altın ve 50 TL değerinde saati teslim aldığı, 13.10.2020 tarihinde ise katılandan bu kez 105.000,00 TL parayı aldığı, yine aynı gün katılan tarafından sanık …’nın hesabına 28.639,50 TL para yatırıldığının tespit edildiği anlaşılmıştır.
7. HTS inceleme raporuna göre, …’ten elde edilen 0539… … 87 nolu hattın 19.10.2020 tarihinde bazı istasyonu adresi Akçakale/Şanlıurfa olan ve atıcı olarak değerlendirilen yabancı ülke vatandaşı … adına kayıtlı 0552… … 75 nolu hattı kullanan şahıs ile 11 kez görüşme yaptığı, …’den elde edilen 0535… … 56 nolu hattın Mahzun Günçam adına kayıtlı olduğu ve baz istasyon bilgilerinin değerlendirmesinde hattı kullanan şahsın 12.10.2020 tarihinde İzmir iline geldiği, Buca ilçesinde otelde kaldığı ve daha sonra … ve Denizli iline giderek tekrar İstanbul’a geldiği, hattı kullanan şahsın 15.10.2020 tarihinde tekrar İzmir iline geldiği, Manisa ilinde kalındığı, 17.10.2020’de tekrar İstanbul iline gittiği, dolandırıcılıkta kullanılan 0552 … … 45 nolu baz adreslerinin Akçakale Şanlıurfa olduğu belirtilmiştir.
8. Görüntü inceleme ve tespit tutanağına göre, katılan … tarafından hesabına para aktarılan kişinin sanık … olduğu, …’nın hesabına gelen paradan 18.000,00 TL parayı … adına havale ettiği, geri kalan miktarı ATM’den birkaç kez işlem yaparak çektiği belirlenmiştir.
9. 03.03.2022 tarihli bilirkişi raporuna göre ise, …’ten ele geçirilen Samsung GSM GT-E1205Y Keystone tuşlu telefonunun incelenmesinde, arama kayıtlarında dolandırıcılıkta kullanılan 0552… … 45 numaralı GSM hattı ile görüşme yaptığı, Samsung marka akıllı telefonda ise, … ismi ile 0535… … 56 GSM numarası üzerinden görüşme yaptığı, görüştüğü 0539… … 15 numaralı GSM hattının ise isim bilgisinin bulunmadığı, ancak bu hattın …’in telefonunda … 2 ismi ile kayıtlı olduğu anlaşılmıştır.
10. Katılan …’ın sanık …’i kesin olarak teşhis ettiğine dair tutanak dosyada mevcuttur.
11. Tanık … beyanında, sanıklardan sadece …’ı tanıdığını, sanık …’yı da bir kaç kez …’ın yanında gördüğünü, bunun dışında … ile bir tanışıklığının olmadığını, kendisinin asla bu işlere girişmediğini, olaya ilişkin bilgi ve görgüsünün de olmadığını, …’ın beyanlarının doğru olmadığını ifade etmiştir.
12. Sanık …, sanık … ile yapmış olduğu Whatsapp görüşmelerin içeriğini dosyaya ibraz etmiştir.
Yargılama sonucunda, İlk Derece Mahkemesi sanıkların iştirak halinde hareket ederek katılana yönelik kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta ya da kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurum ve kuruluşlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle dolandırıcılık suçunu işlediklerini kabul etmek suretiyle mahkumiyetlerine hükmetmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
İlk Derece Mahkemesince, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Bölge Adliye Mahkemesinin kabulünde hukuka aykırılık bulunmadığından sanıklar müdafilerinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 18.10.2022 Tarihli ve 2022/3194 Esas, 2022/3169 Karar sayılı kararında sanıklar müdafilerince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İzmir 6. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

10.05.2023 tarihinde karar verildi.