Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2023/4781 E. 2023/6884 K. 09.10.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/4781
KARAR NO : 2023/6884
KARAR TARİHİ : 09.10.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/582 E., 2022/73 K.
SUÇ : Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık

… 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.02.2022 tarihli ve 2021/582 Esas, 2022/73 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında bilişim sistemlerinin banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinin son cümlesi, 52 nci ve 62 nci maddeleri uyarınca 3 yıl 4 ay hapis ve 1.660,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün, istinaf edilmeksizin 12.04.2022 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 18.07.2023 tarihli ve 2023/11744 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.09.2023 tarihli ve KYB-2023/87780 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.09.2023 tarihli ve KYB-2023/87780 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 24/01/2023 tarihli ve 2021/18283 esas, 2023/273 karar sayılı ilâmında yer alan “..Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 01.02.1988 tarihli ve 1/517-12 sayılı kararında açıklandığı üzere sanığın savunmasının alınması için talimat yazılan Çorlu Ağır Ceza Mahkemesince savunmanın naip hakim tarafından alınarak savunma hakkının kısıtlanması nedeniyle hukuka aykırılık bulunduğundan” şeklindeki açıklamalar karşısında,
Dosya kapsamına göre, sanığın savunmasının alınması için … 10. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından … 3. Ağır Ceza Mahkemesine talimat yazıldığı, … 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 13/01/2022 tarihli duruşmasında sanığın savunmasının naip hakim tarafından alındığı cihetle, savunma hakkının kısıtlanması suretiyle yazılı şekilde mahkûmiyet kararı verilmesinde isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE
1. 5271 sayılı Kanun’un, tanık ve bilirkişinin naiple veya istinabe yoluyla dinlenmeleri başlıklı 180 inci maddesinin birinci fıkrası; “Hastalık veya malûllük veya giderilmesi olanağı bulunmayan başka
bir nedenle bir tanık veya bilirkişinin uzun ve önceden bilinmeyen bir zaman için duruşmada hazır bulunmasının olanaklı bulunmayacağı anlaşılırsa, mahkeme onun bir naiple veya istinabe yoluyla dinlenmesine karar verebilir” şeklinde düzenlenmiştir.
2. 5271 sayılı Kanun’un, sanığın duruşmadan bağışık tutulması başlıklı 196 ncı maddesinin ikinci fıkrasında; “Sanık, alt sınırı beş yıl ve daha fazla hapis cezasını gerektiren suçlar hariç olmak üzere, istinabe suretiyle sorguya çekilebilir. Sorgu için belirlenen gün, Cumhuriyet savcısı ile sanık ve müdafiine bildirilir. Cumhuriyet savcısı ile müdafiin sorgu sırasında hazır bulunması zorunlu değildir. Sorgusundan önce sanığa, ifadesini esas mahkemesi huzurunda vermek isteyip istemediği sorulur.” hükmü yer almaktadır.
3. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 01.02.1988 tarihli ve 1/517-12 sayılı kararında; “…Ceza Usul Yasası yalnızca tanık ve bilirkişi dinlenmesinde mahkemenin naip hakim görevlendirebileceğini hükme bağlamış, buna karşılık sanığın sorgusu ve dinlenmesinde böyle bir düzenleme yapmamıştır…Tanık ve bilirkişinin naiple dinlenmesine imkan sağlayan hükmün kıyas yoluyla sanığın dinlenmesinde uygulanması da mümkün değildir…”, yine Yargıtay 5. Ceza Dairesinin, 25.06.2012 tarihli ve 2012/3338 Esas, 2012/7237 Karar sayılı ilamında; “…Sanığın bozmaya karşı diyeceklerinin mahkeme heyetince sorulması gerekirken, görevlendirilen naip hakim tarafından sorulmak sureti ile 5271 sayılı CMK’nın 180 ve 196. maddelerine aykırı davranılması, Kanuna aykırı…”, benzer şekilde Yargıtay 6. Ceza Dairesinin, 04.06.2014 tarihli ve 2014/1477 Esas, 2014/11324 Karar sayılı ilamında; “…Sanık T.A.’nın sorgu ve savunmasının mahkeme heyeti yerine naip hakim tarafından alınması; bozmayı gerektirmiş…” ve Yargıtay 11. Ceza Dairesinin, 24.01.2023 tarihli ve 2021/18283 Esas, 2023/273 Karar sayılı ilamında da; “…Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 01.02.1988 tarihli ve 1/517-12 sayılı kararında açıklandığı üzere sanığın savunmasının alınması için talimat yazılan Çorlu Ağır Ceza Mahkemesince savunmanın naip hakim tarafından alınarak savunma hakkının kısıtlanması nedeniyle hukuka aykırılık bulunduğundan, diğer temyiz nedeniyle ve sair hususlar incelenmemiştir…” denilmektedir.
4. Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; … Cumhuriyet Başsavcılığının 03.11.2021 tarihli ve 2021/56597 Esas sayılı iddianamesi ile sanık hakkında bilişim sistemlerinin banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca açılan kamu davası neticesinde yapılan yargılamada; Mahkemece 15.11.2021 tarihinde sanığın savunmasının alınması amacıyla … Ağır Ceza Mahkemesine talimat yazıldığı, … 3. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından, 5271 sayılı Kanun’un 180 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca naip hakim görevlendirilerek, talimatın bu şekilde yerine getirildiği anlaşılmış ise de; 5271 sayılı Kanun’un 196 ncı maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, sanığın sorgusunun Mahkemece yapılmasının gerektiği, somut olayda sorgunun naip hakim tarafından yapılarak savunma hakkının kısıtlandığı anlaşılmakla; kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.

III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,

2. … 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.02.2022 tarihli ve 2021/582 Esas, 2022/73 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,

5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,