Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2023/482 E. 2023/2710 K. 05.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/482
KARAR NO : 2023/2710
KARAR TARİHİ : 05.04.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
ASIL KARAR :İstinaf başvurusunun kabulü ile mahkumiyet kararlarının kaldırılarak sanıkların beraatlerine
EK KARAR : Temyiz isteminin kabule değer sayılmamasından dolayı reddi kararı

Şikayetçi Milli Savunma Bakanlığı vekilinin, Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 27.09.2022 tarihli ve 2022/1567 Esas, 2022/1254 Karar sayılı Kararını öğrenme üzerine 25.11.2022 tarihinde temyizi üzerine Mahkemenin 07.12.2022 tarihli ek kararı ile temyiz isteminin reddine karar verildiği, şikâyetçi Milli Savunma Bakanlığı vekilince temyiz isteminin reddine dair ek kararın süresinde temyiz edildiği, şikâyetçi Milli Savunma Bakanlığı vekilinin sanıklar hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan açılan kamu davasında suçtan zarar gören sıfatının gereği olarak 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesini birinci fıkrası uyarınca davaya katılma ve hükümleri temyiz etme hakkının bulunduğu anlaşılmakla, temyiz talebinin reddine ilişkin Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 07.12.2022 tarihli ve 2022/1567 Esas, 2022/1254 Karar sayılı ek kararın kaldırılmasına ve 5271 sayılı Kanun’un 237 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Milli Savunma Bakanlığının katılan, vekilinin ise katılan Bakanlık vekili sıfatıyla davaya katılmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir oldukları, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 … maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 … maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Midyat Cumhuriyet Başsavcılığının 06.06.2018 tarih ve 2018/531 Esas numaralı iddianamesi ile sanıklar hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı … Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılmaları istemiyle dava açılmıştır.
2. Midyat 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 04.07.2019 tarihli ve 2018/263 Esas, 2019/300 Karar sayılı kararıyla sanıkların üzerlerine atılı suçun 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği ve buna iştirak suçunu oluşturma ihtimali bulunduğu, bu suça ilişkin delilleri takdir ve tartışmanın ağır ceza mahkemesinin görevinde bulunduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmiştir.
Sanık … ve sanık … müdafiinin görevsizlik kararına itirazları üzerine, Midyat Ağır Ceza Mahkemesinin 08.10.2019 tarih ve 2019/563 Değişik İş sayılı kararıyla itirazlarının kabulü ile Midyat 2. Asliye Ceza Mahkemesinin görevsizlik kararının kaldırılmasına ve dosyanın görevli ve yetkili Midyat 2. Asliye Ceza Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Midyat Ağır Ceza Mahkemesi ile Midyat 2.Asliye Ceza Mahkemesi arasında oluşan olumsuz görev uyuşmazlığı üzerine, Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 19.02.2020 tarihli ve 2020/841 Esas, 2020/185 Karar sayılı kararıyla Midyat 2. Asliye Ceza Mahkemesi kararındaki gerekçeye göre, Midyat Ağır Ceza Mahkemesinin yerinde görülmeyen 2019/563 Değişik iş sayılı 08.10.2019 tarihli kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.
Midyat Ağır Ceza Mahkemesinin 31.12.2020 tarihli ve 2020/143 Esas, 2020/294 Karar sayılı kararıyla sanıkların olay tarihinde askeri personel olarak Midyat … Alma Şubesinde çalıştıkları, resmi belgede sahtecilik suçu yönünden soruşturma aşamasında soruşturma izni alınmadığı, yargılama şartının gerçekleşmediği anlaşıldığından 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca durma kararı verilmiş, Kara Kuvvetleri Komutanlığı 7. Kolordu Komutanlığının cevabı yazısında ilgililer hakkında soruşturma izni verildiğinin bildirilmesi üzerine Midyat Cumhuriyet Başsavcılığının 09.04.2021 tarihli ve 2021/435 Esas numaralı iddianamesiyle sanıkların kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçundan cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açıldığı anlaşılmıştır.
3. Midyat Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.10.2021 tarihli ve 2021/109 Esas, 2021/226 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, hükmolunan netice cezanın, aynı Kanun’un 51 … maddesinin birinci fıkrası uyarınca ertelenmesine, aynı maddenin üçüncü fıkrası gereği sanık hakkında takdiren 1 yıl 8 ay denetim süresi belirlenmesine karar verilmiştir.
4. Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 27.09.2022 tarihli ve 2022/1567 Esas, 2022/1254 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik Cumhuriyet savcısı, sanık … müdafii ve sanık …’ın istinaf başvuruları üzerine, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde İlk Derece Mahkemesinin mahkûmiyet kararlarının kaldırılması ile sanıkların resmi belgede sahtecilik suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi gereği ayrı ayrı beraatlerine, yargılama giderlerinin hazine üzerinde bırakılmasına ve müdafii ile temsil edilen sanık … lehine maktu vekalet ücreti verilmesine dair hüküm kurulmak suretiyle 5271 sayılı Kanun’un 280 … maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi gereği istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine, karar verilmiştir.
5. Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 07.12.2022 tarihli ve 2022/1567 Esas, 2022/1254 Karar sayılı ek kararı ile Milli Savunma Bakanlığı vekilinin temyiz başvurusu hakkında, 5271 sayılı Kanun’un 296 ncı maddesinin birinci fıkrası gereği “temyiz isteminin kabule değer sayılmamasından dolayı reddine” karar verilmiştir.
6. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca; kamu davasına katılma … bulunmayan Milli Savunma Bakanlığı’nın hükmü temyiz etme … bulunmadığı, bu gerekçeyle temyiz isteminin reddine ilişkin ek kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından, Milli Savunma Bakanlığı vekilinin temyiz isteminin reddi ile ek kararın onanması görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz isteği, temyiz başvurusunun reddine ilişkin verilen kararın isabetli olmadığına, temyiz incelemesinin esastan yapılarak suç işleme kastı ile hareket eden sanıkların cezalandırılması gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Midyat Askerlik Şubesi Başkanlığı envanterine kayıtlı 100527014… stok numaralı 7/65mm vizor marka tabancanın namlusunda bulunan seri numarasının kayıtlarda bulunan numara ile uyuşmadığının tespiti üzerine idari tahkikata başlandığı, Diyarbakır … Alma Bölge Başkanlığınca yapılan değerlendirme neticesinde dosyanın Diyarbakır Kriminal Polis Laboratuvarına gönderildiği ve 26.04.2017 tarihli uzmanlık raporunda inceleme konusu tabancanın namlusunun fişek yatağının sağ yan yüzeyinde bulunan (B 99007) harf-rakamlarından oluşan numaranın orijinal olmayıp bulunduğu bölgeye orjinal numaranın kazınarak yok edilmesine müteakip vurulduğunun sonucuna varıldığı, yapılan değişikliklerin-işlemlerin kolaylıkla fark edilmeyeceğinden aldatıcı niteliğini taşıdığının belirlendiği, sanıkların resmi belge niteliğinde olan silahın üzerinde bulunan orijinal numarayı , başkalarını aldatacak şekilde değiştirerek üzerlerine atılı suçu işledikleri iddia edilmiştir.
2. Sanıklar, suç kastıyla hareket etmediklerini, sadece kayıtlardaki durumu mevcut durumla uyumlu hale getirmek istediklerini savunmuşlardır.
3 Kara Kuvvetleri Komutanlığı … Mekanize Piyade Tugay Komutan Yardımcılığı 20.02.2018 tarihli cevabi yazısıyla, söz konusu silahların normal şartlar altında, kapak takımı üzerindeki seri numarası ile gövde numarası üzerindeki seri numarasının aynı olması gerektiği, ancak bu silahların çok eski olması nedeniyle bazı birliklerde bakım onarım esnasında karıştığı ve seri numaralarında uyuşmazlık olduğunun görüldüğü, bu silahlarda esas olanın gövde ve kapak takımı üzerindeki seri numaralarının aynı olması gerektiği belirtmiştir.
4. Suça konu silahın duruşmaya getirtildiği, yapılan gözlemde silahın yan yüzeyi ile fişek sağ yan yüzündeki rakam ve harflerin birbirlerinden ayırt edilemeyecek nitelikte olduğu, bu haliyle aldatıcı nitelinin bulunduğu belirlenmiştir.
5. Mahkemece, sanıkların söz konusu tabancayı teslim alırken ve teslim ederken gerekli dikkat ve özeni göstermedikleri gibi sonrasında bu durumu tutanak altına alıp ilgili yerlere başvurmadıkları, olası karışıklığın bu şekilde de giderilebileceği, sanıkların envantere kayıtlı silahlardan suça konu tabancayı silah tamircisine götürüp silahın seri numarasının değiştirilmesini sağlayarak işlem yapılamayacağını bilebilecek tecrübelerinin bulunduğu ancak buna rağmen sanıkların söz konusu silahın sivil bir silah tamircisine bıraktıkları, bu haliyle sanıkların kastlarının bulunmadığı yönündeki savunmalarına itibar edilemeyeceği, envanter sorumlusu olan sanıkların tabancanın seri numaralarının değiştirilmesine dair bir görevlerinin bulunmadığı, bu haliyle resmi belgeyi görevi gereği düzenlemekle yükümlü olan kimselerden olmadıkları, bu nedenle eylemlerinin resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturduğu gerekçesiyle değişen suç vasfına göre resmi belgede sahtecilik suçundan cezalandırılmalarına karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Sanıkların davaya konu tabancayı tamirciye götürerek namlusu üzerinde yazılı bulunan J88244 namlu numarasını B99007 olarak değiştirmek suretiyle üzerlerine atılı resmi belgede sahtecilik suçunu işlediklerinin iddia edildiği olayda, Midyat Askerlik Şube Başkanlığı envanter defterinde silah seri numarasının “B9907” olarak kayıtlı olması, suç konusu silahta ise “B99007” seri numarasının yazılı olması ayrıca silahın üzerinde bulunan her iki seri numarasının da aynı olması gerekirken farklı olması hususları dikkate alındığında basit bir denetim sonucu silahta bulunan seri numaralarının ve silahtaki seri numaraları ile envanter numaralarının farklı olduğu anlaşılacağından iğfal kabiliyetinin bulunmadığı sabit olduğu nazara alındığında sanıkların üzerlerine atılı resmi belgede sahtecilik suçunun kanuni unsurlarının oluşmadığı gerekçesiyle, sanıklar hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan mahkûmiyet kararlarının kaldırılarak sanıkların beraatlerine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
A.Tebliğname Yönünden
Şikâyetçi Milli Savunma Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesi uyarınca suçtan zarar gören sıfatıyla temyiz hakkının bulunduğu kabul edilerek, vekili aracılığı ile hükmü temyiz etmek suretiyle katılma iradesini ortaya koyduğu, aynı Kanun’un 237 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davaya katılmasına, vekilinin de katılan vekili olarak kabulüne karar verilmekle, tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmemiştir.

B. Katılan Milli Savunma Bakanlığının Temyiz İstemi Yönünden
Sanıkların, Midyat Askerlik Şubesi Başkanlığı envanterine kayıtlı 101005270146644 stok numaralı 7.65 vizör marka silahın devir teslimi sırasında, zimmet defterinde kayıtlı seri numarası olan B9907 numarası ile silahın namlu kısmında bulunan seri numarasının farklı olduğunun fark etmeleri üzerine silahın namlu kısmında bulunan seri numarasını zimmet defterinde bulunan numaraya uydurmak için silah tamircisinden önceki numarayı kazıtarak “B99007” seri numarasını yazdırdıkları, her ne kadar dosya içerisinde bulunan kriminal rapor suça konu silahta yapılan değişikliğin aldatıcı niteliği olduğunu belirtmiş ve Mardin Ağır Ceza Mahkemesinin 14.10.2010 tarihli 2 nolu celsesinde silah üzerinde yapılan gözlem sonucu B99007 harf ve rakamlarından oluşan numarasının silah üzerine monte edildiğini bu hususun gerçeğinden ayırt edilemeyecek nitelikte olduğunu gözlemlenmiş ise de Midyat Askerlik Şube Başkanlığı envanter defterinde silah seri numarasının “B9907” olarak kayıtlı olması, suça konu silahta ise “B99007” seri numarasının yazılı olması, ayrıca silahın üzerinde bulunan her iki seri numarasının da aynı olması gerekirken farklı olması hususları dikkate alındığında basit bir denetim sonucu silahta bulunan seri numaralarının farklı olduğu ve silahtaki seri numaraları ile envanter numaralarının farklı olduğu anlaşılacağından aldatıcılık niteliğinin bulunmadığından ve namludaki seri numarasını envantere kayıtlı seri numarasına uydurmak amacıyla hareket eden sanıkların suç kastlarının da bulunmadığının anlaşılması nedeniyle Bölge Adliye Mahkemesinin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 27.09.2022 tarihli ve 2022/1567 Esas, 2022/1254 Karar sayılı kararında katılan Milli Savunma Bakanlığı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Midyat Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

05.04.2023 tarihinde karar verildi.