Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2023/509 E. 2023/1099 K. 28.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/509
KARAR NO : 2023/1099
KARAR TARİHİ : 28.02.2023

B O Z M A Ü Z E R İ N E

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/356 E., 2022/638 K.
SUÇ : Özel belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Honoz Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.03.2011 tarihli ve 2011/12 Esas, 2011/52 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında özel belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 207 nci maddesinin birinci maddesi, 62 nci maddesi ile 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesi uyarınca 10 ay hapis cezasına mahkûmiyet ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş, bu karar 20.05.2011 tarihinde kesinleşmiştir.
2. Sanığın Denizli 8. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.02.2013 tarihli ve 2012/895 Esas, 2013/111 Karar sayılı kararı ile denetim süresi içerisinde 10.12.2011 tarihinde işlediği, paydaş ile malik olunan mal üzerinde hırsızlık suçundan mahkûmiyetine karar verilmiş ve bu kararın 11.02.2016 tarihinde kesinleşmesi üzerine işbu dosyaya ihbarda bulunulmuştur.

3. Denizli 8. Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.06.2016 tarihli ve 2016/283 Esas, 2016/472 Karar sayılı kararı ile sanığın denetim süresi içerisinde kasti suç işlediği anlaşıldığından (Kapatılan) Honoz Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.03.2011 tarihli ve 2011/12 Esas, 2011/52 Karar sayılı kararı ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararı açıklanarak sanık hakkında özel belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 207 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci ve 53 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

4. Denizli 8. Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.06.2016 tarihli ve 2016/283 Esas, 2016/472 Karar sayılı kararının sanık müdafi tarafından temyizi üzerine Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 24.03.2022 tarihli ve 2021/6678 Esas, 2022/5059 Karar sayılı ilamıyla:
“…Hükmün açıklanmasına neden olan kasıtlı suçun, 5237 sayılı TCK’nin 144/1-a maddesinde düzenlenen hırsızlık suçu olması, 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK’nin 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaşma hükümleri yeniden düzenlenerek sanığa isnat edilen bu suçun uzlaşma kapsamına alınması…” gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
5. Denizli 8. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.10.2022 tarihli ve 2022/356 Esas, 2022/638 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında özel belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 207 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci ve 53 üncü maddesi uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
6. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 06.01.2023 tarihli ve 2022/162385 numaralı onama görüşünü içeren tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafinin temyiz isteği; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının bozma öncesi 12.03.2021 tarihli tebliğnamesinde bahsedilmiş olan sanığın eyleminin ”faydasız sahtecilik” kapsamında kalıp kalmadığı değerlendirilmeden eksik araştırma ile hüküm kurulduğunu, müvekkilinin yaptığı iddia edilen eylem nedeniyle bir zarar oluşmadığını, bu eylemine ilişkin bir kastının olmadığını belirterek kararın sanık lehine bozulmasına ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın babasının vefatı üzerine, banka hesabında bulunan kendi hissesine düşen parayı çekmek için 24.08.2010 tarihinde mirasçılık işlemlerini başlattığı, Honaz Mal Müdürlüğü’ne verilmesi gereken veraset ve intikal vergisi beyannamesi doldurduğu, beyanname doldururken kendisi dışında yer alan, içlerinde baba bir kardeşi olan katılanın da bulunduğu diğer mirasçıların yerlerine imza atarak mal müdürlüğüne verdiği, katılanın kendi imzasının taklit edilerek yerine imza atılması nedeniyle şikayet ettiği, sanığın savunmasında konuyu sorduğu bir şahsın imza atmasının bir sakıncası olmadığını söylemesi üzerine katılanın ve diğer mirasçıların yerine imza attığını,suç işleme kastının bulunmadığını beyan ettiği anlaşılmıştır.
2. Mahkemece, sanığın üzerine atılı özel belge sayılan veraset ve intikal vergisi beyannamesinde katılan ve diğer mirasçılar yerine imza atmak ve bunu mal müdürlüğüne vererek kullanmak suretiyle üzerine atılı 5237 sayılı Kanun’un 207 nci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen özel belgede sahtecilik suçunu işlediği kabul edilerek temyize konu mahkumiyet hükmü kurulmuştur.

IV. GEREKÇE
5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin sekizinci fıkrasının son cümlesi uyarınca, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 20.05.2011 tarihinden, denetim süresi içinde ikinci suçun işlendiği 10.12.2011 tarihine kadar dava zamanaşımının durduğu gözetilerek inceleme yapılmıştır.
1. Sanığın murise ait malların paylaşımı için gerekli olan veraset ve intikal beyannamesi dilekçesinde katılan yerine imza atması şeklinde iddia ve kabul olunduğu olayda; sanık tarafından düzenlenen veraset ve intikal beyannamesinin katılan ve diğer mirasçıların imzaları bulunmasa bile geçerli bir beyanname dilekçesi olduğu, sübutu kabul edilen fiilin belgenin geçerliliğine etkili olmayan “faydasız sahtecilik” niteliğinde olduğu gözetilmeksizin, sanığın beraati yerine mahkumiyetine karar verilmesi,
2. Kabule göre de; suça konu veraset intikal vergisi beyannamesinin akıbeti konusunda herhangi bir karar verilmemesi,
Nedenleriyle temyize konu hüküm hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Denizli 8. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.10.2022 tarihli ve 2022/356 Esas, 2022/638 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

28.02.2023 tarihinde karar verildi.