Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2023/552 E. 2023/3138 K. 24.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/552
KARAR NO : 2023/3138
KARAR TARİHİ : 24.04.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, Tebligat Kanunu’nun 28 inci maddesinde, “Adresi meçhul olanlara tebligat ilanen yapılır. Yukarıki maddeler mucibince tebligat yapılamıyan ve ikametgahı, meskeni veya iş yeri de bulunamıyan kimsenin adresi meçhul sayılır. Adresin meçhul olması halinde keyfiyet tebliğ memuru tarafından mahalle veya köy muhtarına şerh verdirilmek suretiyle tesbit edilir. Bununla beraber tebliği çıkaran merci, muhatabın adresini resmi veya hususi müessese ve dairelerden gerekli gördüklerine sorar ve zabıta vasıtasıyla tahkik ve tespit ettirir.” hükmünün yer aldığı, Tebligat Kanunu’nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 48 inci maddesinde “Bu Yönetmelik hükümleri uyarınca kendisine tebligat yapılamayan, tebliğ memuru tarafından adresi tespit edilemeyen, adres kayıt sisteminde de yerleşim yeri adresi bulunmayan kişinin adresinin tespiti için tebligatı çıkaran merci tarafından adres araştırması yapılır. Tebligatı çıkaran merci, muhatabın adresini öncelikle resmî veya özel kurum ve dairelerden, bunlardan sonuç alınamadığı takdirde kolluk vasıtasıyla araştırabilir ve tespit ettirebilir. Yapılan araştırmalara rağmen muhatabın adresinin tespit edilememesi halinde adres meçhul sayılır. Adresi meçhul olanlara tebligat ilanen yapılır.” şeklinde hüküm bulunduğu, ilanın yapıldığı tarihte yürürlükte olan aynı Kanun’un 29 uncu maddesinin birinci fıkrasının (1.) bendinde ilanın ayrıca elektronik ortamda yapılacağı belirtildikten sonra, aynı fıkranın (2.) bendinde “Tebliğ olunacak evrak ve ilan sureti, tebliği çıkaran merciin herkesin kolayca görebileceği bir yerine de asılır” hükmüne yer verildiği, somut olayda; sanığın sorguda belirttiği adrese gönderilen tebligatın iade edilmesi üzerine, adresi resmî veya özel kurumlardan sorulmadan kolluk araştırmasıyla yetinilerek ilanen tebligat yapıldığı, yapılan ilanen tebligatın ayrıca elektronik ortamda yapılmadığı gibi ilan suretinin mahkemenin kolayca görebileceği bir yerine de asıldığına dair belgenin bulunmadığı ve ilan tarihinde sanığın hükümlü olarak ceza infaz kurumunda bulunduğu anlaşıldığından ilanen tebligatın geçersiz olduğu, sanığın öğrenme üzerine 21.12.2022 tarihli temyiz isteminin 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Bozma üzerine yapılan yargılamada, Ankara 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.04.2019 tarihli ve 2018/461 Esas, 2019/115 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 43, 62, 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 13.01.2023 tarihli ve 2023/2642 sayılı, temyiz talebinin süre yönünden reddi görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemi, temyiz hakkını kullanmak istediğine, zamanaşımının dolduğuna ilişkindir.

III. GEREKÇE
Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 inci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü ve 15.12.2008 olan suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar bu sürenin gerçekleşmiş olduğu anlaşılmıştır.

IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Ankara 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.04.2019 tarihli ve 2018/461 Esas, 2019/115 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,

UYAP sisteminden yapılan sorgulamaya göre sanığın bu suçtan hükümlü olarak bulunduğunun anlaşılması karşısında, bozma nedenine göre sanık hakkında verilen hükmün İNFAZININ DURDURULMASINA, başka bir suçtan tutuklu veya hükümlü değilse derhal TAHLİYESİNE, salıverilmesinin temini için ilgili Cumhuriyet Başsavcılığına yazı yazılmasına,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

24.04.2023 tarihinde karar verildi.