YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/678
KARAR NO : 2023/540
KARAR TARİHİ : 08.02.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/296 E., 2015/99 K.
SUÇ : Özel belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEMYİZ EDENLER : Sanık müdafii, Cumhuriyet savcısı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Antalya 7.Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.02.2015 tarihli ve 2014/296 Esas, 2015/99 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, özel belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 207 inci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 01.07.2019 tarihli ve 2015/154787 sayılı bozma görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteği; çeki aldığını söylediği … ile ilgili çek üzerinde yazı ve imza incelemesi yapılmadığından eksik incelemeye, delillerin takdirinde hataya düşüldüğüne ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanma şartları oluşmasına rağmen uygulanmamasına ilişkindir.
Cumhuriyet savcısının temyiz isteği; çeki aldığını söylediği … ile ilgili çek üzerinde yazı ve imza incelemesi yapılmadığından eksik incelemeye ile yetersiz ve yanlış gerekçe ile hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmamasına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın, keşidecisi Mepol Gıda Paz. Turizm San. Ltd. Şti olan ve keşide yeri bulunmayan 40.400.TL bedelli çalıntı çeki, önceden doğan borcuna karşılık tanık Osman aracılığıyla tanık Mehmet’e verdiği, çekin bankaya ibrazında çalıntı çek olduğu anlaşılmıştır.
2. Suça konu çek ile ilgili olarak alınan ekspertiz raporlarında;
a. Antalya Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünden alınan 02.12.2013 tarihli ekspertiz raporuna göre; suça konu çek muhtevasındaki yazılar ve atılı bulunan imzalar ile sanık …, tanık … ve tanık …’ın mevcut mukayese yazı ve imzaları arasında yapılan karşılaştırma neticesinde, söz konusu yazıların ve imzanın, adı geçen şahısların elinden çıktığını gösterir nitelik ve yeterlilikte kaligrafik uygunluk tespit edilemediği,
b.Antalya Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünden alınan 07.04.2014 tarihli eskspertiz raporuna göre; suça konu çek muhtevasındaki yazılar ve atılı bulunan keşideci imzasının keşideci şirket yetkilisi olan katılan … elinden çıkmadığı rapor edilmiştir.
3. Sanığın aşamalarda alınan savunmalarında özetle, suçlamaları inkar ederek, sebze-meyve ticareti ile uğraşan tanık …’tan alacağı bulunduğu, tanık …’na da mal aldığından dolayı borçlu bulunduğu, bu nedenle tanık Rıdvan’dan alacağına karşılık çek düzenleyip vermesini istediği, onun da suça konu çeki yanında doldurup imzaladığı, daha sonra önceden doğan borcuna karşılık suça konu çeki muhasebecisi aracılığı ile tanık Mehmet’e gönderdiği, çekin sahte olduğunu öğrendikten sonra tanık Rıdvan’ı aradığını, onun da bu durumu kabul etmeyerek çekin başkasından kendisine geçtiğini söylediğini, çekin sahte olduğunu bilmediği şeklinde savunmada bulunduğu tespit edilmiştir.
4.Tanık … kovuşturma aşamasında alınan anlatımında özetle, sanık savunmasını doğrulamayarak, sanığı halde komisyoncu olması sebebiyle tanıdığını, ancak kendisi ile herhangi bir alışverişi olmadığından hiçbir borcu bulunmadığını, dolayısıyla suça konu çeki de vermediği, çekin üzerinde hiçbir yazı, imzasının bulunmadığı şeklinde anlatımda bulunduğu tespit edilmiştir.
5.Tanık … kovuşturma aşamasında alınan anlatımında özetle, sanık savunmasını doğrulayarak, ziraatçilik yaptığını, sanığa marul satması nedeniyle alacaklı olduğunu, bu borcuna karşılık muhasebecisi aracılığıyla suça konu çeki kendisine gönderdiğini, tahsil için bankaya ibraz ettiğinde çekin çalıntı olduğunu öğrendiğini, bunun üzerine sanığı aradığını, onun da çeki kendisine getirmesini istemesine rağmen banka görevlisinin kolluk görevlilerine haber verdiği şeklinde anlatımda bulunduğu tespit edilmiştir.
6. Mahkemece, suça konu çek üzerinde gözlem yapılarak aldatıcılık niteliğinin varlığı tespit edilmiş, sanığın suçtan kurtulmaya yönelik savunmasına itibar edilmeyerek, yüklenen suçu işlediği kabul edilerek temyiz incelemesine konu mahkumiyet hükmü kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
1.Tebliğnamede, sanığın savunmasında bahsettiği suça konu çeki aldığını söylediği tanık Rıdva Koç ile ilgili çekteki yazı ve imzaların eli ürünü olup olmadığı yönünde bilirkişi incelemesi yaptırılmadan hüküm kurulduğu gerekçesiyle eksik incelemeden bozma yönünde görüş bildirilmiş, ayrıca sanık müdafii ile Cumhuriyet savcısının aynı yönde temyiz talebinde bulunmuş iseler de; suça konu çek üzerinde tanık …’un herhangi bir cirosunun bulunmaması, sanığın tanık Rıdvan ile yaptığı alışverişe yönelik herhangi bir yazılı belge (fatura, fiş, makbuz vs.) ibraz etmemiş olması, tanığın kendisine ait olmayan ve doğrudan sanığın alışveriş yaptığı tanık … adına çek düzenlemesinin ticari hayatın olağan akışına uygun olmadığı, bu nedenle yapılacak olan bilirkişi incelemesinin dosyaya yenilik katmayacağı, sanık savumasının suçtan kurtulmaya yönelik olduğu anlaşıldığından, tebliğnamedeki bu yöndeki düşünceye iştirak olunmamış, sanık müdafii ile Cumhuriyet savcısının bu yöndeki temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
2. Sanığın adli sicil kaydında yer alan ve suç tarihinden sonra kesinleşen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının, 6545 sayılı Kanun ile 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin sekizinci fıkrasında yapılan değişikliğin suç tarihinden sonra olması nedeniyle aleyhine olan bu düzenlemenin uygulanma imkânının bulunmaması nedeniyle engel sabıkasının olmadığı anlaşılmakta ise de, mahkemece yeterli gerekçe ile 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddelerinin uygulanmamasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylem uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından sanık müdafiinin ve Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
4. 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesine ilişkin uygulamanın, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesi infaz aşamasında mümkün görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Antalya 7.Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.02.2015 tarihli ve 2014/296 Esas, 2015/99 Karar sayılı kararında sanık müdafii ve Cumhuriyet savcısının tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafii ve Cumhuriyet savcısının temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
08.02.2023 tarihinde karar verildi.