YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/766
KARAR NO : 2023/4181
KARAR TARİHİ : 18.05.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta ya da kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurum ve kuruluşlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle dolandırıcılık
HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi kararı
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir oldukları, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 … maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 … maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık … müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü.
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Denizli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.06.2022 tarihli ve 2021/515 Esas, 2022/341 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta ya da kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurum ve kuruluşlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle dolandırıcılık suçlarından, 5237 sayılı … Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 … maddesinin birinci fıkrasının (L) bendi ve son cümlesi, üçüncü fıkrası, 52, 58, 63 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 9 yıl hapis ve 120.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin, 21.12.2022 tarihli ve 2022/4534 Esas, 2022/3046 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanıklar müdafilerinin istinaf başvurularının sanık … hakkında kurulan hükümde yer alan tekerrüre ilişkin kısmın hükümden çıkartılması suretiyle 5271 sayılı Kanun’un 280 … maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanık … müdafiinin temiz isteği; sanığın dolandırıcılık kastının bulunmadığına, buna ilişkin somut delilinin bulunmadığına, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği beraat kararı verilmesi gerektiğine, sanık …’nin yanında bulunması dışında bir delil olmadığına, taksi ücretini ödemesinin tek başına suçu işlediğini göstermeyeceğine,
2. Sanık … müdafinin temyiz isteği; suçun unsurlarının oluşmadığına, alt sınırdan uzaklaşma gerekçesinin açıkça açıklanmadığına, eksik araştırma ile hüküm kurulduğuna, sanık …’in cezalandırılmasına yeterli delil bulunmadığına, alt sınırdan uzaklaşma gerekçesinin bulunmadığına,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Katılan …’ı olay tarihinde arayarak kendisini 363906 sicil numaralı başkomiser C.Ö. olarak tanıtan şahsın FETÖ bağlantılı bir soruşturma dosyası olduğunu, Denizli’de bir kuyumcunun gasp edildiğini, yakalanan şahıslardan birinin müştekinin eşi olduğunu vb. sözlerle korkutup ikna ederek elinde bulunan ziynet eşyalarını aldıklarını beyan ederek şikayetçi olduğu, yapılan araştırma sonucunda, katılanın evine giderek altınları alan şahsın temyiz dışı sanık … olduğu, sanık …’nin sanık … ile birlikte geldiği ve olayın hemen akabinde her iki sanığın yakalandığı ve sanık …’nin kendisini gönderen şahsın … AVM yakındaki BP petrol istasyonunda beklediğini söylemesi üzerine belirtilen yere gidildiğinde park halindeki 20 HC 955 plakalı kırmızı Seat Leon marka aracın içesinde sanık … olduğunun tespit edildiği, bu şekilde sanıkların iştirak halinde kişinin kendisini kamu görevlisi olarak tanıtmak suretiyle dolandırıcılık suçlarını işledikleri iddiasıyla kamu davası açıldığı anlaşılmıştır.
2. Katılan iddia konusu olayları doğrulayarak sanıklardan şikayetçi olduğunu ifade etmiştir.
3. Sanıklar savunmalarında özetle, suçlamayı kabul etmediklerini, sanık …’den alacaklı olduklarını ve olay günü alacaklarını alabilmek amacıyla …’nin yanında bulunduklarını, birbirlerini tanımadıklarını ifade etmişlerdir.
4. Temyiz dışı sanık … savunmasında, sanık … ile 6-7 yıldır arkadaş olduğunu, sanık …’i ise olaydan iki hafta önce tanıdığını, …’e 1.000,00 TL borcunun olduğunu, işsiz olduğu bir dönemde parkta … ile karşılaştığını ve kendisine iş teklifinde bulunduğunu, bir yere gideceksin emanet alacaksın dediğini, ne olduğunu sormadığını, ancak uyuşturucu olabileceğini düşündüğünü, ancak maddi açıdan zor durumda olduğu için sorgulamadığını, …’in kendisine bir telefon verdiğini ve ertesi gün kendisini arayacaklarını söylediğini, beklemeye başladığını bu sırada beraber gidip gelmeyi teklif ettiği …’in geldiğini, kendisinin parası olmadığı için taksi ücretini …’in vereceğini düşünerek …’i aradığını, sanık … ile kendisine verilen adrese taksi ile gittiklerini, bu şekilde müştekinin evine giderek altınların bulunduğu çantayı aldığını, bu sırada telefonunun sürekli açık olduğunu ve gideceği adresin söylendiğini, kırmızı arabanın içinde olduğunu söylediğini, aracın yanına jandarma ile gittiklerinde aracın içerisinden sanık …’in çıktığını, …’in haberinin olmadığını ifade etmiş, aynı zamanda cezaevinden yazmış olduğu ikrar başlıklı dilekçeyi sanık …’in kendisine yazdırdığını, aynı koğuşta kaldıkları için kendisine sürekli baskı uyguladığını belirtmiştir.
5. Tanık … beyanında; taksici olduğunu, sanık …’i tanıdığını, olay günü …’in arayarak kendisini çağırdığını, bulundukları yerden sandıkları aldığını, …’in yanında oturduğunu, Pınarkent’in içine girdiklerini ve arkadaki şahsın durmasını söyleyerek araçtan indiğini, bir süre sonra …’e telefon geldiğini ve …’in gidiyoruz dediğini, diğer şahsı bulunduğu yerden aldıklarını, 200 metre mesafe gitmeden jandarmanın durdurduğunu, sanıkların kaçmaya çalışmadığını, fırsat olmadığını ifade etmiştir.
6. Tanık … beyanında; sanık …’in kuzeni olduğunu, sanığın olay günü diğer kuzenini arayarak bulundukları yere gelmek istediğini ve kendisini alıp alamayacaklarını sorduğunu, … … ile …’in gönderdiği konuma gittiklerinde …’e telefon geldiğini, sanık …’in kırmızı aracın içerisindeyim demesiyle polislerin aracın etrafını sardığını ifade etmiş, tanık …’in de benzer beyanda bulunduğu anlaşılmıştır.
7. Dosyada mevcut iletişimin dinlenmesi ve kayda alınmasına ilişkin tutanağa göre; Şanlıurfa 1. Sulh Ceza Hakimliğinin 26.05.2021 tarih ve 2021/2790 sayılı kararına istinaden iletişimin tespiti, dinlenmesi ve kayda alınmasına dair kararın uygulanması sonucunda müştekinin dolandırılması olayına ilişkin görüşmeler ve mesajlar tespit edilmiştir.
8. Yapılan araştırma ve İmaj incelemelerinde sanıklar arasında 27.05.2021 günü yoğun oranda Whatsapp üzerinden uçtan uca şifreli sesli konuşma yapıldığına dair ön inceleme tutanağının dosyada mevcut olduğu anlaşılmıştır.
9. 27.05.2021 tarihli olay tespit, yakalama, üst arama ve muhafaza altına alma tutanağı dosya içerisinde olup tanık olarak dinlenen tutanak mümzileri tutanak içeriğini doğrulamışlardır.
10.İlk Derece Mahkemesi sanıkların iştirak halinde yüklenen nitelikli dolandırıcılık suçunu işlediklerini kabul ederek mahkumiyetlerine hükmetmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, düzeltilmesi mümkün görülen hukuka aykırılık ile eleştiriler dışında Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
1. Olay ve olgular bölümünde açıklandığı üzere, her ne kadar sanıklar suçlamayı kabul etmemiş ise de, katılanın beyanı, temyiz dışı sanık …’ın savunması ve tüm dosya kapsamından sanıkların savunmalarının suçtan kurtulmaya yönelik olduğu kabul edilerek sanıklar müdafilerinin suçun unsurlarının oluşmadığına ilişkin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddine karar verilmiştir.
2. İlk Derece Mahkemesi tarafından, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, Bölge Adliye Mahkemesinin kabulünde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin, 21.12.2022 tarihli ve 2022/4534 Esas, 2022/3046 Karar sayılı kararında sanıklar müdafilerince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Denizli 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
18.05.2023 tarihinde karar verildi.