YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/788
KARAR NO : 2023/3281
KARAR TARİHİ : 26.04.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Açığa imzanın kötüye kullanılması
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Çarşamba 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.06.2015 tarihli ve 2014/8 Esas, 2015/471 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında açığa imzanın kötüye kullanılması suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 209 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Çarşamba 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.06.2015 tarihli ve 2014/8 Esas, 2015/471 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 19.01.2021 tarihli ve 2019/11324 Esas, 2021/409 Karar sayılı kararı ile eksik araştırma nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. Çarşamba 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.10.2022 tarihli ve 2021/224 Esas, 2022/1372 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında açığa imzanın kötüye kullanılması suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 209 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Katılan vekilinin temyizi, sanığın eyleminin resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna, bu nedenle suç vasfında yanılgıya düşülerek açığa imzanın kötüye kullanılması suçundan hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
2. Sanık müdafinin temyizi, katılan vekilinin temyiz taleplerinin reddi ile sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. GEREKÇE
1. Dosya arasında bulunan Adli Tıp Kurumu raporları ve tüm dosya kapsamına göre, sanığın elinde bulunan 100 TL’lik akaryakıt alımına ilişkin veresiye fişinin alt kısmındaki katılan tarafından imzalanmış senedi aralarındaki mevcut anlaşmaya aykırı olarak doldurup kullandığı anlaşılmakla sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun’un 209 uncu maddesinde düzenlenen açığa imzanın kötüye kullanılması suçunu oluşturduğu belirlenmiştir.
2. Sanığın üzerine atılı suçun 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 253 ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle mahkemece dosyanın uzlaştırmacıya tevdi edildiği, ilk uzlaştırma teklifinin yapıldığı tarih ile uzlaşmanın sağlanamadığına ilişkin raporunun uzlaştırma bürosuna verildiği tarihe kadar Ceza Muhakemesi Uzlaştırma Yönetmeliğinin 34 üncü maddesi uyarınca dava zamanaşımının durduğu belirlenmiştir.
3. Suça konu senedin sanık tarafından ne zaman … …’a verildiği dosya kapsamından anlaşılamamış ise de en aleyhe kabulle senedin vade tarihi olan 15.10.2010 tarihinin suç tarihi olduğu belirlenmiştir.
4. Sanığın yargılama konusu açığa imzanın kötüye kullanılması eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 209 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü ve bu sürenin 15.10.2010 olan suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Çarşamba 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.10.2022 tarihli ve 2021/224 Esas, 2022/1372 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekili ve sanık müdafinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
26.04.2023 tarihinde karar verildi.