Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2023/796 E. 2023/2383 K. 04.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/796
KARAR NO : 2023/2383
KARAR TARİHİ : 04.04.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Düzce 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.12.2013 tarihli ve 2011/303 Esas, 2013/378 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında bilişim sistemlerinin banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından mahkumiyet hükümleri kurulmuş; nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 22.01.2020 tarihli ve 2017/11156 Esas, 2020/737 Karar sayılı kararı ile düzeltilerek onanmasına karar verilmiş; resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci ve 53 üncü maddeleri ile 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş ve söz konusu karar 11.03.2014 tarihinde kesinleşmiştir.
2. Karasu Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.02.2016 tarihli ve 2015/737 Esas sayılı yazısı ile, sanığın denetim süresi içinde 22.09.2014 tarihinde işlediği kasten yaralama suçundan 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, aynı maddenin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 29 uncu, 62 nci ve 52 nci maddeleri uyarınca doğrudan 2.240,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına kesin olarak karar verildiği ihbar edilmiştir.
3. İhbar üzerine, Düzce 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.05.2016 tarihli ve 2016/64 Esas, 2016/127 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında Düzce 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.12.2013 tarihli ve 2011/303 Esas, 2013/378 Karar sayılı kararı ile verilen resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının açıklanmasına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; kararı temyiz ettiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın, temyiz dışı sanık Ö.D. ile birlikte, suça konu tamamen sahte olarak üretilmiş çek karşılığında katılana ait aracı satın aldığı, bankaya sorulduğunda çekin sahteliğinin anlaşılması üzerine sanığın yakalandığı anlaşılmıştır.
2. Sanık savunmasında, olay günü temyiz incelemesi dışındaki sanık Ö.D.’ye araba almaya Düzce’ye gittiklerini, arabayı Ö.D.’nin beğendiğini, karşılığında 25.000 TL’lik çeki karşı tarafa verdiğini, bu çeki Ö.D.’nin getirdiğini ve kendisinin de ciro ettiğini, bu yüzden çekte esnaf olduğu için cirosunun bulunduğunu, çekin sahte olduğunu bilmediğini, kendisinin bu çeki Ö.D.’den aldığını, araba aldıkları yere de bu çeki Ö.D.’yi tanıdığı için verdiğini, çekin karşılığını Ö.D.’nin gününde ödeyeceğini, atılı suçu işlemediğinden ve suç kastı olmadığından lehine karar verilmesini talep ettiğini beyan etmiştir.
3. Temyiz incelemesi dışındaki sanık Ö.D.’nin savunmaları, çekin sanık …’a ait olduğuna ve …’e araç almak için birlikte Düzce’ye gittiklerine yöneliktir.
4. Kriminal rapor ile, çekin sahte olduğu ve aldatma niteliği bulunduğu tespitlerinin yapılmış olduğu anlaşılmıştır.
5. Suça konu çekin denetime imkan sağlayacak şekilde dosya arasına alınmış olduğu görülmüştür.

IV. GEREKÇE
1. 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin sekizinci fıkrasının son cümlesi uyarınca, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 11.03.2014 tarihinden, denetim süresi içinde ikinci suçun işlendiği 22.09.2014 tarihine kadar dava zamanaşımının durduğu gözetilerek inceleme yapılmıştır.
2. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun 14.12.1992 tarihli ve 1/5 ile Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 24.03.1998 tarihli ve 51/106 sayılı kararlarında açıklandığı üzere; kambiyo senetlerinde yapılan sahteciliğin resmi belgede yapılmış sayılabilmesi için, ilgili kambiyo senedinin Türk Ticaret Kanunu’nda öngörülen bütün unsurları taşıması gerekir. Aksi takdirde yasal unsurları taşımayan bir kambiyo senedinde sahtecilik yapılması halinde fiil, özel belgede sahtecilik suçunu oluşturacaktır. Türk Ticaret Kanunu uyarınca çek metninde bulunması gerekli zorunlu unsurlardan olan keşide yerinin bulunmaması halinde senedin özel belge niteliğinde olacağı, dosya içerisinde bulunan suça konu çek aslı üzerinde heyetimizce yapılan gözlemde keşide yerinin belirtilmediği, bu nedenle çek vasfında bulunmadığı anlaşıldığından, sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun’un 207 nci maddesi uyarınca özel belgede sahtecilik suçunu oluşturacağı gözetilmeden resmi belgede sahtecilik suçundan mahkumiyet hükmü kurulması, nedeniyle sanık hakkında kurulan hüküm hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Düzce 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.05.2016 tarihli ve 2016/64 Esas, 2016/127 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

04.04.2023 tarihinde karar verildi.