Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2023/873 E. 2023/2407 K. 04.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/873
KARAR NO : 2023/2407
KARAR TARİHİ : 04.04.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Sahte fatura düzenleme
HÜKÜMLER : Beraat, mahkûmiyet

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Karşıyaka 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.04.2015 tarihli ve 2014/10 Esas, 2015/303 Karar sayılı kararı ile sanıklar … ve … hakkında 2009, 2010 ve 2011 takvim yıllarında sahte fatura düzenleme suçlarından, sanıklar … ve … hakkında 2009 ve 2011 takvim yıllarında sahte fatura düzenleme suçlarından 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatlerine; sanıklar … ve … hakkında 2010 takvim yılında sahte fatura düzenleme suçundan 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun (213 sayılı Kanun) 359 uncu maddesinin (b) fıkrası ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezasına mahkûmiyetlerine ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan Vekilinin Temyiz İstemi
Sanıklar hakkında, dosya kapsamındaki delillere göre mahkûmiyet kararı verilmesi gerekirken beraat kararı verilmesine ilişkindir. Katılan vekilinin, sanıklar … ve … haklarında mahkûmiyet hükümlerine yönelik temyiz istemi bulunmamaktadır.
Sanık … Müdafiinin Temyiz İstemi
Sanık hakkında dosyada yeterli delil bulunmamasına rağmen mahkûmiyet hükmü kurulduğuna ilişkindir.
Sanık … Müdafiinin Temyiz İstemi
Sanığın samimi olarak ikrarda bulunduğuna, yetkilisi olarak göründüğü şirket nezdinde herhangi bir işlem yapmadığına, halen derdest olan başkaca dosyalar ile işbu dosyanın birleştirilmesi gerektiğine ilişkindir.

III. GEREKÇE
A. Sanıklar …, … ve … Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden
1. Hükümlerden sonra 15.04.2022 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7394 sayılı Kanun’un 4 üncü maddesiyle 213 sayılı Kanun’un 359 uncu maddesine eklenen “Bu maddede düzenlenen suçların birden fazla takvim yılı veya vergilendirme dönemi içinde aynı suç işleme kararının icrası kapsamında işlenmesi halinde Türk Ceza Kanununun 43. maddesi uygulanır” ve 5237 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin altıncı fıkrasında yer alan “Zamanaşımı, … zincirleme suçlarda son suçun işlendiği günden, … itibaren işlemeye başlar” hükümleri ile sanıkların yargılama konusu zincirleme eylemleri için, 213 sayılı Kanun’un 359 uncu maddesinin (b) fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2. Dosyada bulunan İzmir Küçük ve Orta Ölçekli Mükellefler Grup Başkanlığı’nın 26.09.2013 tarihli ve 2013-A-1329/24 sayılı Vergi Tekniği Raporu’nda yer alan tespitlere göre; dava konusu … Turizm Dekorasyon İnş. Nak. San. ve Tic. adına 2011 yılında herhangi bir vergi türünde beyanname verilmediği ve şirketin 29.11.2010 tarihi itibarıyla da resen terkin edildiği, … Bs bildirimine göre en son 2011/Ocak ayında … isimli mükellefe 1 adet 129.834 TL bedelli sahte fatura düzenlendiğinin görüldüğü, bu tarihten sonra sahte fatura düzenlendiği yönünde bir bilginin de bulunmadığının anlaşılması karşısında, suç tarihinin en aleyhe kabulle 31.01.2011 olduğu ve bu tarihten temyiz incelemesi tarihine kadar, 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
B. Sanık … Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden
Sanığın, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi’nden temin olunan güncel nüfus kayıt örneğine göre hüküm tarihinden sonra 25.10.2017 tarihinde vefat ettiğinin anlaşılması karşısında, bu durumun Mahkemece araştırılarak 5237 sayılı Kanun’un 64 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca sanık hakkında açılan kamu davasının düşürülüp düşürülmeyeceğinin karar yerinde değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmıştır.

IV. KARAR
A. Sanıklar …, … ve … Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenlerle Karşıyaka 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.04.2015 tarihli ve 2014/10 Esas, 2015/303 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekili ile sanıklar … ve … müdafiilerinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen olağanüstü zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
B. Sanık … Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenle Karşıyaka 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.04.2015 tarihli ve 2014/10 Esas, 2015/303 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden başkaca yönleri incelenmeyen hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

04.04.2023 tarihinde karar verildi.