YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/905
KARAR NO : 2023/1683
KARAR TARİHİ : 20.03.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
EK KARAR TARİHİ : 03.07.2017
SAYISI : 2013/408 E., 2016/45 K.
SUÇ : Dolandırıcılık
İNCELEME KONUSU
KARAR : Uzlaşmanın sağlanamaması nedeniyle infazın devamına ilişkin ek karar
KANUN YARARINA
BOZMA YOLUNA
BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması
Turgutlu 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.07.2017 tarihli ve 2013/408 Esas, 2016/45 Karar sayılı ek kararının itiraz edilmeden kesinleştiğinden bahisle 12.10.2017 tarihinde kesinleşme şerhi düzenlenmiş, Turgutlu Ağır Ceza Mahkemesinin 17.03.2020 tarihli ve 2020/177 Değişik İş sayılı kararı ile de bahse konu ek karara yönelik hükümlünün itirazının süre yönünden reddine karar verildiği belirlenmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 29.12.2022 tarihli ve 2021/18193 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 22.02.2023 tarihli ve KYB-2023/1831 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 22.02.2023 tarihli ve KYB-2023/1831 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 253/4. maddesinde yer alan ‘Soruşturma konusu suçun uzlaşmaya tabi olması ve kamu davası açılması için yeterli şüphenin bulunması halinde dosya uzlaştırma bürosuna gönderilir, büro tarafından görevlendirilen uzlaştırmacı şüpheli ile mağdur veya suçtan zarar görene uzlaşma teklifinde bulunur, şüphelinin, mağdurun veya suçtan zarar görenin reşit olmaması halinde uzlaşma teklifi kanuni temsilcilerine yapılır, uzlaştırmacı uzlaştırma teklifini açıklamalı tebligat veya istinabe yoluyla da yapabilir. Şüpheli, mağdur veya suçtan zarar gören kendisine uzlaşma teklifinde bulunulduktan itibaren üç gün içinde kararını bildirmediği takdirde teklifi reddetmiş sayılır’ ve anılan Kanun’un 253/5. maddesindeki, ‘Uzlaşma teklifinde bulunulması halinde, kişiye uzlaşmanın mahiyeti ve uzlaşmayı kabul veya reddetmesinin hukukî sonuçları anlatılır.’ ile,
Ceza Muhakemesi Kanununa Göre Uzlaştırmanın Uygulanmasına İlişkin Yönetmeliğinin 7/10. maddesinde yer alan, ‘Şüpheli, sanık, mağdur ya da suçtan zarar görene Cumhuriyet savcısının onayı ile görevlendirilen uzlaştırmacı uzlaşma teklifinde bulunur.’, anılan Yönetmeliğin 29. maddesindeki ‘(1) Uzlaştırmacı; şüpheli, sanık, katılan, mağdur veya suçtan zarar görene uzlaşma teklifinde bulunur. Şüpheli, sanık, katılan, mağdur veya suçtan zarar görenin reşit olmaması ya da kısıtlı olması hâli ile mağdur veya suçtan zarar görenin ayırt etme gücü bulunmaması durumunda, uzlaşma teklifi kanunî temsilcilerine yapılır.
(2) Müştekinin veya suçtan zarar görenin özel hukuk tüzel kişisi olması hâlinde vekâletnamede özel yetki var ise vekile de uzlaşma teklifinde bulunulabilir.
(3) Uzlaştırmacı, uzlaşma teklifini büro aracılığıyla açıklamalı tebligat, istinabe veya Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) yoluyla da yapabilir.
(4) Uzlaşma teklif formunun istinabe suretiyle imzalatılması gereken hâllerde, teklif formu tarafın bulunduğu yer Cumhuriyet başsavcılığı istinabe bürosu aracılığıyla imzalatılır.
(5) Uzlaştırmacı tarafından yapılacak uzlaşma teklifi, Ek-4’te yer alan uzlaşmanın mahiyeti ile uzlaşmayı kabul veya reddetmenin hukukî sonuçlarının bulunduğu Uzlaşma Teklif Formu’nda yer alan bilgilerin açıklanması ve teklif formunun hazır bulunan ilgiliye imzalatılarak verilmesi suretiyle yapılır. Uzlaştırmacı tarafından bilgilendirme yükümlülüğünün yerine getirildiğine ve uzlaşma teklifinde bulunulduğuna ilişkin formun imzalı örneği uzlaştırma evrakı içine konulur.
(6) Uzlaştırmacının uzlaşma teklifinde bulunacağı şüpheli, sanık, katılan, mağdur veya suçtan zarar gören ya da kanunî temsilcilerine iletişim araçlarıyla ulaşılamaması hâlinde açıklamalı uzlaşma teklifi büro aracılığıyla yapılır. Bu işlem uzlaştırmacının, büroya başvurarak teklif formunu vermesi üzerine gerçekleştirilir.
(7) Uzlaşma teklifinde bulunmak için çağrı; telefon, telgraf, faks, elektronik posta gibi araçlardan yararlanılmak suretiyle de yapılabilir. Ancak, bu çağrı uzlaşma teklifi anlamına gelmez..’ şeklinde düzenlemeler karşısında,
Dosya kapsamına göre, uzlaştırma işlemleri tarafınca yapılmak üzere uzlaştırmacı olarak görevlendirilen ….’ün müştekilere uzlaştırma teklifinde bulunduğu ve müşteki Ali Hıdır Altay’ın 18/04/2017 tarihli uzlaştırma teklif formunda, müşteki …’in 18/04/2017 tarihli uzlaştırma teklif formunda ve müşteki Şanlı Altay’ın 19/04/2017 tarihli uzlaştırma teklif formunda uzlaşma teklifini kabul ettiklerini belirtir imzalarının bulunduğu, akabinde uzlaştırmacı …’ün 11/05/2017 tarihli dilekçesi ile uzlaştırmacılık görevinden çekildiğini belirtmesi üzerine …’ün uzlaştırmacı olarak görevlendirildiği, yeni uzlaştırmacı tarafından müştekilere yeniden uzlaştırma teklifinde bulunulduğu ve müştekilerin bu defa uzlaştırma teklifini kabul etmedikleri yönünde uzlaştırma teklif formlarının düzenlendiği ve Mahkemesi’ne uzlaştırmanın gerçekleşmediğinin bildirilmesi üzerine infazın devamına karar verilmiş ise de, uzlaştırma teklifinin şüpheli, sanık, katılan, mağdur veya suçtan zarar görene bizzat yapılması gerektiği, somut olayda uzlaştırma teklifinin ilk uzlaştırmacı tarafından müştekilere yapıldığı ve uzlaştırmayı kabul ettikleri yönünde iradelerini ortaya koydukları, uzlaştırmacının görevinden çekilmesi üzerine yeni uzlaştırmacının müştekilere zaten uzlaştırma teklifi yapıldığından yalnızca sanığa uzlaştırma teklifinde bulunması gerektiği gözetilmeden, tekrar yapılan uzlaştırma teklifinin hukuki değer taşımadığı da göz önüne alındığında, sanığın uzlaştırma işlemleri ile hukuki şartları hususunda bilgilendirilmediği, bu suretle sanığa usulüne uygun uzlaştırma işlemleri yapılarak, sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesinde isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1. Dosya kapsamına göre; hükümlünün yokluğunda verilen Turgutlu 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.07.2017 tarihli ve 2013/408 Esas, 2016/45 Karar sayılı ek kararının tebliğine yönelik hükümlünün sorgusunda bildirdiği adrese çıkartılan tebligatın iadesi üzerine, bahse konu ek kararın hükümlüye 04.10.2017 tarihinde 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 35 inci maddesine göre tebliğ edildiği, ancak bu adrese adli merciler tarafından daha önce yapılmış bir tebligat bulunmadığından, 7201 sayılı Kanun’un 35 inci maddesi uyarınca yapılan tebliğ işleminin usulsüz olduğu ve mercii Turgutlu Ağır Ceza Mahkemesince, hükümlünün öğrenme üzerine ek karara yasal süresi içinde itiraz ettiği kabul edilerek itirazın esası hakkında bir karar verilmesi yerine, hükümlünün itirazının süre yönünden reddine karar verilmesi Kanun’a aykırı bulunmuştur.
2. Turgutlu Ağır Ceza Mahkemesinin 17.03.2020 tarihli ve 2020/177 Değişik İş sayılı kararına karşı belirtilen husus yönünden kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağına ilişkin Adalet Bakanlığından görüş istenilmesine karar vermek gerekmiştir.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde tespit edilen husus yönünden kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağının takdiri için dava dosyasının, Adalet Bakanlığına sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
Oy birliğiyle, 20.03.2023 tarihinde karar verildi.