YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/915
KARAR NO : 2023/1694
KARAR TARİHİ : 20.03.2023
K A N U N Y A R A R I N A
B O Z M A
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
… 52. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.12.2016 tarihli ve 2015/387 Esas, 2016/620 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı … Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 35 inci, 52 nci ve 62 nci maddeleri uyarınca neticeten 2 yıl 2 … 7 gün hapis ve 2.500,00 … lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün, istinaf edilmeksizin 17.02.2017 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 29.12.2022 tarihli ve 2022/1 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 22.02.2023 tarihli ve KYB-2023/1883 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 22.02.2023 tarihli ve KYB-2023/1883 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“Dosya kapsamına göre, sanık hakkında …/11/2014 tarihinde diğer sanıklar ile birlikte kimlik göstererek kendilerini polis memuru olarak tanıtmak suretiyle dolandırıcılık suçunu işledi iddiası ile 5237 sayılı Kanun’un 157/1 ve 35. maddeleri gereğince cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açıldığı; eylemin … 52. Asliye Ceza Mahkemesinin 08/12/2016 tarihli kararından önce 02/12/2016 tarihli ve 29906 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 14. maddesi ile değişik 5237 sayılı Kanun’un 158/1-l maddesinde yapılan düzenleme ile nitelikli dolandırıcılık kapsamında kaldığı anlaşılmakla, bu madde ile ilgili olarak yargılama yapma, delilleri takdir etme ve değerlendirme yetkisinin 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun’un 12. maddesi uyarınca Ağır Ceza Mahkemelerinin görevi içinde kaldığı, anılan mahkemece görevsizlik kararı verilerek dosyanın görevli Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmesi gerektiğinin gözetilmemesinde,
Kabule göre de;
02/12/2016 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 34. maddesi ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 253. maddesinde yapılan değişiklikle, dolandırıcılık (157/1) suçunun uzlaşma kapsamına alınması sebebiyle, 5271 sayılı Kanun’un 253. maddesindeki esas ve usullere göre uzlaştırma işlemlerinin yerine getirilmesi için yargılama dosyasının uzlaştırma bürosuna gönderilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde,
İsabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1. 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun’un Ağır ceza mahkemesinin görevi başlıklı 12 nci maddesi; “Kanunların ayrıca görevli kıldığı hâller saklı kalmak üzere, … Ceza Kanununda yer alan…nitelikli dolandırıcılık (m. 158)…kapsamına giren suçlar dolayısıyla açılan davalar ile ağırlaştırılmış müebbet hapis, müebbet hapis ve on yıldan fazla hapis cezalarını gerektiren suçlarla ilgili dava ve işlere bakmakla ağır ceza mahkemeleri görevlidir. Anayasa Mahkemesi ve Yargıtayın yargılayacağı kişilere ilişkin hükümler, askerî mahkemelerin görevlerine ilişkin hükümler ile çocuklara özgü kovuşturma hükümleri saklıdır.”
Şeklinde düzenlenmiştir.
2. 5237 sayılı Kanun 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde; Dolandırıcılık suçunun Kamu kurum ve kuruluşlarının, kamu meslek kuruluşlarının, siyasi parti, vakıf veya dernek tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması suretiyle işlenmesi halinde; ve aynı fıkranın (l) bendinde ise; (Ek: 24/11/2016-6763/14 md.) Kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta ya da kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurum ve kuruluşlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle işlenmesi halinde, üç yıldan on yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezasına hükmolunur.” denilmektedir.
3. Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; inceleme dışı sanıklardan …’ın katılana, elinde Euro varsa Dolara çevrildiği taktirde kur değişikliğinden para kazanabileceğini beyan ettiği, bunun üzerine katılanın …’ı arayarak kendisinde 6.000,00 Euro olduğunu, Dolara çevirmek istediğini söylediği, tarafların…’da buluştukları, katılanın parayı …’a verdiği, bu ikilinin bir ticari taksiye binerek Millet Caddesinde İBB Sosyal Tesisleri yakınına geldikleri, …’ın katılana verilecek Dolar için birinden para alacağını söyleyerek taksiden indiği esnada, orada bulunan bir araçtan inen diğer iki sanıktan birinin polis olduğunu söyleyip kimlik gösterdiği ve …’ın aranması olduğundan bahisle elini kelepçeleyip araca bindirdiği, araç hareket edeceği sırada durumdan şüphelenen katılanın aracı durdurmaya çalıştığı, bu sırada bir başka görev nedeniyle orada bulunan emniyet görevlilerinin tesadüfen katılanın aracı durdurmaya çalıştığını görmeleri üzerine duruma müdahale ettikleri ve sanıkların yakalandıkları, böylece hileli davranışlarda bulunarak katılanı aldatıp, katılanın zararına olarak, kendilerine yarar sağlamak maksadıyla üzerlerine atılı dolandırıcılığa teşebbüs suçunu iştirak halinde işlediklerinin iddia ve kabul olunması karşısında; sanık …’nın eyleminin suç ve hüküm tarihinden önce yürürlükte bulunan 5237 sayılı Kanun 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendindeki; “kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık” ve hüküm tarihinden önce yürürlüğe giren aynı Kanun’un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (l) bendindeki; kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta ya da kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurum ve kuruluşlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle dolandırıcılık” suçlarını oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delillerin takdiri ve lehe yasa değerlendirmesinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yargılamaya devamla sanığın mahkûmiyetine hükmedilmesi Kanun’a aykırı olup, kanun yararına bozma talebi bu nedenle yerinde görülmüş, belirtilen suçlara bakma görevinin Ağır Ceza Mahkemesine ait olması nedeniyle eylemin uzlaştırma kapsamında olup olmadığına yönelik değerlendirme de üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesince yapılacağından, kabule göre kısmında belirtilen istem hakkında herhangi bir karar verilmemiştir.
III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. … 52. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.12.2016 tarihli ve 2015/387 Esas, 2016/620 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle aleyhe sonuç doğurmamak üzere KANUN YARARINA BOZULMASINA,
3. Sanık hakkındaki infazın durdurulmasına, başka suçtan tutuklu ya da hükümlü değilse derhal TAHLİYESİNE,
5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
20.03.2023 tarihinde karar verildi.