Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2011/11952 E. 2013/10798 K. 24.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/11952
KARAR NO : 2013/10798
KARAR TARİHİ : 24.05.2013

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Karaman 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 24/05/2011 tarih ve 2010/236-2011/78 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 24/05/2013 günü hazır bulunan davacı vekili Av. … ile davalı vekili Av. … dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, Almanya Düsseldorf Eyalet Yüksek Mahkemesi tarafından verilen 31.03.2006 tarih 1-17 U 206/04 numaralı kararın kesinleştiğini ileri sürerek, bu kararın tenfizine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, MÖHUK’un 54. maddesinde düzenlenen tenfiz şartlarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davalının yabancı mahkemede vekille temsil edilmiş olmasına ve tercüman bulundurulmaması nedeniyle bir hak kaybı oluştuğunun iddia ve ispat edilememiş bulunmasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, yabancı mahkeme kararının tenfizi istemine ilişkindir. Dairemizce tenfiz davalarının nitelikleri itibariyle eda davası değil, tespit davası mahiyetinde kabul edilmesi nedeniyle, bu davalarda maktu harç ve vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, nispi harç ve vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmediği gibi davalı tarafından yatırılan bilirkişi ücretinin davacının yaptığı yargılama giderleri arasında hesaplanarak bu miktarın da davalıdan tahsiline karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bu nedenlerle temyiz eden yararına bozulması gerekmiş ise de, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, kararın HUMK’nın 438/7. maddesi uyarınca aşağıda yazılı olduğu şekilde düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın hüküm bölümünün 2. fıkrasının hükümden çıkarılarak yerine “Alınması gereken 18,40 TL maktu harcın peşin alınan 1.512,10 TL harçtan mahsubu ile fazla alınan 1493,70 TL harcın karar kesinleştiğinde istek halinde davacıya iadesine” cümlesinin konulmasına, 3. fıkrasındaki “ … 9.941,44 TL …” ibaresinin hükümden çıkarılarak yerine “ … 1.100 TL …” ibaresinin yazılmasına, 5. fıkranın hükümden çıkarılarak yerine, “davacı tarafından ödenen 13,10 TL başvuru harcı ile 18,40 TL maktu harç, 122 TL posta gideri, 200 TL tercüme ücreti olmak üzere toplam 353,50 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalı tarafından yapılan masrafların üzerinde bırakılmasına” cümlesinin konulmasına, kararın düzeltilmiş bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA, takdir olunan 990,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 24.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.