Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2011/5250 E. 2013/6844 K. 04.04.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/5250
KARAR NO : 2013/6844
KARAR TARİHİ : 04.04.2013

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada … 7. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen ….11.2010 tarih ve 2008/333-2010/422 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi asıl ve birleşen davalarda davacı vekili ile asıl davada davalı banka vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 02.04.2013 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av…ile davalı …Ş. vekili Av. … dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, asıl davada, müvekkilinin 1968 yılından beri …’da işçi olarak çalıştığını, tasarruflarını … Bankası A.Ş. … Şubesi’nde mevduat olarak değerlendirdiğini, 16.05.2001 tarihinde Euro hesabı açtırdığını, hesap cüzdanına göre 2006 yılı Ağustos ayında hesabında 58.332,37 Euro para bulunduğunu, üçer aylık % …,5 faiz oranlı hesapta parasının tutulduğunu, 2007 yılında şube yetkililerince hesabındaki paranın çekilmiş olduğunun söylendiğini, şikayet sonucu müfettişlerin yaptığı inceleme sonucunda da paranın iade edilmediğini, hesabındaki paranın aynı şekilde işletilmesi durumunda ….08.2008 tarihinde 60.861,61 Euro’ya ulaşması gerektiğini ileri sürerek, şimdilik 60.861,61 Euro’nun akdi faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, 22.03.2010 günlü ıslah dilekçesi ile talebini 61.838,57 Euro’ya yükseltmiş, birleşen davada ise paranın noterlik vekaletnamesi ile çekilmesi nedeniyle noterin de zarardan sorumlu olması gerektiğini ileri sürerek, şimdilik 1.000 Euro’nun kamu bankalarınca Euro cinsinden mevduata uygulanan en yüksek mevduat faizi ile birlikte davalı noterden tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekilleri, asıl ve birleşen davaların reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, asıl davada hesabın kapatılmasına dair onayın verilmesinin davalı bankayı ağır kusurlu kıldığı, birleşen dava yönünden de nüfus kaydı üzerinde noterin gerekli incelemeyi yaptığı yönündeki savunmasının aksinin kanıtlanmadığı, bankanın eylemi nedeniyle illiyet bağının kesildiği sonucuna varıldığından, davalı noterin kusursuz sorumluluğunun bulunmadığı, davacının ….08.2008 tarihinde hesabının 60.861,55 Euro’ya ulaşacağı gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulüne, 60.861,55 Euro’nun 02.09.2008 dava tarihinden itibaren Euro cinsinden bir yıllık
mevduata kamu bankalarında uygulanan en yüksek faiziyle birlikte ödeme tarihindeki kur karşılığının davalı bankadan tahsiline, birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, asıl ve birleşen davalarda davacı vekili ile asıl davada davalı banka vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davacının üçer aylık vadelerle yenilenen mevduat hesabının vadesinin son bulduğu ….08.2008 tarihinden, 02.09.2008 dava tarihine kadar geçen sürenin, en kısa mevduat süresi olan bir aydan daha az ve davalı bankaca vadesiz döviz mevduat hesabına uygulanan faiz oranının sıfır olması nedeniyle, mahkemece anılan süre için faiz yürütülmemesinde bir isabetsizliğin bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm ve davalı …Ş. vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
…- Ancak asıl dava, bankacılık işlemlerinden kaynaklanan zararın, zarar sorumlusu bulunan davalı bankadan, birleşen dava ise davalı noterden tazmini istemlerine ilişkindir.
Davalı banka somut olayda kusurlu ise de ağır kusurlu sayılamaz. Zira ağır kusur, aynı şartlar altında bulunan makul her insanın alması gerekli en basit tedbirin dahi alınmamış olması halini ifade eder (Prof. Dr. Fikret Eren, Borçlar Hukuku Genel Hükümler, …. Baskı, s:540). Somut olayda ise davalı bankaya sunulan vekaletname, diğer davalı noter tarafından düzenlenmiş ve iğfal kabiliyeti yüksek bir belgedir. Hatta davacıya ait hesap bilgileri dahi bu vekaletnamede yer almaktadır. Yine mahkemece, asıl davada davalı bankanın kusuru dolayısıyla birleşen davada davalı noterin eylemi ile zarar arasındaki illiyet bağının kesildiği gerekçesiyle birleşen davanın reddine karar verilmesi de doğru değildir. Zira illiyet bağının kesilmesi ancak mücbir sebep, zarar görenin kusuru ve üçüncü kişinin kusuru ile mümkün olabilmektedir. Doktrin ve uygulamada zarar görenin kusuru ile üçüncü kişinin kusurunun, illiyet bağını kesecek yoğunlukta olması şartı aranmaktadır. (age., s:526). Somut uyuşmazlıkta davalı bankanın kusurunun bu yoğunlukta olmadığı da açıktır. Davalı bankanın rücu hakkını engellediği için, mahkemenin birleşen davada davalı noterin zarardan sorumlu bulunmadığına yönelik gerekçesini ve birleşen davanın reddi kararını temyiz hakkı vardır.
Bu durum karşısında mahkemece, birleşen dava yönünden davalı noterin de zarardan sorumlu bulunduğunun kabul edilmesi ve hem asıl hem de birleşen davalarda davalıların sorumluluğunun yukarıda açıklanan şekilde incelenip değerlendirilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın asıl davada davalı banka yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm ve davalı …Ş. vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (…) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı …Ş. vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın asıl davada davalı banka yararına BOZULMASINA, takdir olunan 990,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 30,20 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalı bankaya iadesine, 04.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.