Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2011/6611 E. 2013/9438 K. 09.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/6611
KARAR NO : 2013/9438
KARAR TARİHİ : 09.05.2013

MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Bakırköy Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 08/12/2010 tarih ve 2008/62-2010/239 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili ve davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 07.05.2013 günü hazır bulunan davacı vekili Av. … ile davalı vekili Av… dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının iş yerinde mahkemenin 2007/11 D.İş sayılı dosyası ile tesbit edilen müvekkilinin Türkiye’de yasal temsilcisi ve tek satıcısı olduğu Solidworks programının iki ayrı bilgisayarda lisansız olarak tam ve kullanıma uygun yüklü olduğunun tesbit edildiğini ileri sürerek FSEK 68. madde kapsamında yazılımın emsal satış bedelinin 3 katını hükmedilmesini, fazlaya ilişkin hak saklı kalarak şimdilik 1000 TL’nin davalıdan faizi ile tahsilini talep ve dava etmiş, 27/10/2010 günlü ıslah dilekçesi ile de tazminat talebini 100.800 TL’ye çıkarmıştır.
Davalı vekili, davacının aktif husumet ehliyetinin bulunmadığını, tespitte iki ayrı bilgisayarda bulunduğu iddia edilen lisansız programların kullanıma uygun olmadığını, kullanılırken yapılmış bir tespitin bulunmadığını ve istenilen bedelin yüksek olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının aktif husumet ehliyetinin mevcut olduğu, uyuşmazlığa konu bilgisayar yazılım programının FSEK 1/b-g ile FSEK 2/1 maddeleri uyarınca hususiyet taşıyan eser niteliğinde olduğu, davalının iş yerindeki iki ayrı bilgisayarda uyuşmazlığa konu bilgisayar yazılım programını lisanssız olarak yüklemiş olmasının hukuka aykırı çoğaltım ve mali hak ihlali niteliğinde olduğu, ikinci bilirkişi heyetinin yaptığı muhasebe kayıtlarına ilişkin veriler bilgisayar yazılım programı için 15.842,38 TL ile 17.756,75 TL arasında olup, bu raporda belirlenen en alt değer ilk rapordaki belirlenen değerler arasında ortalama nitelikte oluşu gözetilerek davalı lehine olarak ikinci rapordaki alt değerin esas alındığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile uyuşmazlığa konu bilgisayar yazılım programının tespit tarihi olan 26/12/2007 dönemi itibariyle lisanslama bedeline ilişkin veriler gözetilerek KDV hariç 15.842,38 TL olduğunun kabulü ile FSEK. 68. madde uyarınca 3 katı olan 47.527,14 TL tazminatın ve iki ayrı bilgisayarda çoğaltım yapıldığından netice olarak 95.054,28 TL’nın faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, taraf vekillerinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, taraf vekillerinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, takdir olunan 990,00 TL vekalet ücretinin her bir yandan alınarak yek diğerine verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 03,15 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, aşağıda yazılı bakiye 6.474,80 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 09.05.2013 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

MUHALEFET ŞERHİ
Mahkemece davacının mali hakları kullanma yetkisine sahip olduğu bilgisayar programı niteliğindeki eser üzerindeki çoğaltma haklarının ihlal edildiği gerekçesiyle talep gibi 5846 sayılı kanunun 68. maddesi uyarınca üç kat telif tazminatına hükmedilmiş ise de; kanunun 68. maddesinin 1. fıkrasında eseri, icrayı, fonogramı veya yapımları hak sahiplerinden bu Kanuna uygun yazılı izni almadan, işleyen, çoğaltanların “bu Kanun hükümleri uyarınca tespit edilecek rayiç bedelin en çok üç kat fazlasını” isteyebileceği belirtilmiş olup, aynı kanunun 66/3. fıkrası gereğince mahkeme, mali haklara tecavüz halinde, “tecavüzün şümulünu, kusurun olup olmadığını, varsa ağırlığını” takdir etmek durumunda bulunduğundan, dava konusu olayda talep edilebilecek “en çok üç kat fazla” tazminatın tecavüzün şümulüne ve kusurun ağırlığına göre belirlemek yetkisinin mahkeme hakimine ait olduğu, BK’nun 43/1 maddesinin de bu yetkiyi desteklediği ve her dava konusu olayda tartışılması ve değerlendirmesi gerektiği, mahkemenin bu hususları tartışmadan doğrudan belirlenen rayiç bedelin üç katına hükmetmesinin isabetsiz olduğu ve hükmün bu nedenlerle davalı yararına bozulması gerektiği kanaatinde olduğumuzdan sayın çoğunluğun görüşüne bu nedenlerle katılmıyoruz. 09.05.2013