YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/6928
KARAR NO : 2013/9441
KARAR TARİHİ : 09.05.2013
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 13/12/2010 tarih ve 2009/157-2010/621 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 07/05/2013 günü hazır bulunan davacı vekili Av. … ile davalı vekili Av. …dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin uzak mesafe telefon hizmeti vermek üzere Bilgi Teknolojileri İletişim Kurumu tarafından 2.tip telekomünikasyon ruhsatı ile yetkilendirildiği, daha sonra davalı ile arasında ‘Çağrı Sonlandırma Hizmet Sözleşmesi’ imzalandığı, davalının Arabağlantı Referans Ücret Tarifesini uygulamaması üzerine müvekkilinin yaptığı uzlaştırma başvurusunda bulunduğunu, Bilgi Teknolojileri İletişim Kurumu’nun taraflar arasındaki çağrı sonlandırma ücretinin 01.04.2008 tarihinden itibaren 9.10 Ykr./dakika olarak belirlenmesine, faturaların son ödeme tarihine kadar ödenmemesi halinde alacağın muaccel olduğu tarihten fiili ödeme anına kadar ticari avans faizi yanında yıllık % 10 gecikme cezasının ödenmesine karar verdiğini, Kurumun kararının taraflara tebliğinden sonra müvekkilinin geriye dönük olarak fazla ödediği 369.510,32 TL ana para alacağını düzenlediği fatura ile davalı şirketten talep ettiğini ve alacağını tahsil ettiğini, ancak müvekkilinin ödeme tarihinden ana paranın iadesi tarihine kadar oluşan 35.633,72 TL faiz alacağının ödenmesini 29.01.2009 tarihli fatura ile davalı şirketten talep ettiği halde davalının faturayı kabul etmeyerek iade ettiğini, davalının Kurumun aldığı karar sonrasında sadece ana parayı ödeyerek 8 ay boyunca haksız olarak kullandığı toplam 369.510,32 TL’nin faizini ödemek zorunda olduğunu ileri sürerek 35.633,72 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, taraflar arasında geriye dönük mahsuplaşma yapılmasının nedeninin Kurumun 20.11.2008 tarihli kararı gereğince davacı tarafından müvekkili şirket şebekesinde sonlandırılacak çağrılar için uygulanacak ücretin 1 Nisan 2008 tarihinden geçerli olmak üzere ve geriye dönük olarak belirlemiş olması bulunduğu, müvekkilinin bu kararın gereğini derhal yerine getirdiği, davadaki ihtilafın bu karar kapsamında yapılan geriye dönük
mahsuplaşma sonrasında 24.12.2008 tarihinde müvekkili tarafından davacıya ödenen 369.510,32 TL tutarındaki meblağ için müvekkilinin 1.4.2008 tarihinden 24.12.2008 tarihine kadar ayrıca faiz ödemesinin gerekip gerekmediği noktasında olduğunu, müvekkilinin dava konusu faiz alacağı nedeniyle ne temerrüde düştüğünü ve ne de davacının faiz alacağına başlangıç olarak aldığı 1.4.2008 tarihinden önce müvekkilini temerrüde düşürdüğü, bir alacağa temerrüt faizi yürütülebilmesi için o alacağın muaccel hale gelmesinin yeterli olmayıp davanın reddine karar verilmesi istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu’nun 20.01.2008 tarihinde aldığı kararı davalıya 16.12.2008 tarihinde tebliğ edilip alacağın bu tarih itibari ile muaccel hale geldiği, davalı tarafça ödemenin ise 24.12.2008 tarihinde yapıldığı, bu durumda aradaki 4 gün için avans faiz oranları üzerinden temerrüt faizi ödenmesi gerektiği, bu miktarın da temerrüt tarihindeki avans faiz oranı üzerinden 1.385,66 TL olduğu, bunun dışında davacı tarafça karar tebellüğ edilene kadar eski ücret üzerinden yapılan tahakkukların o ana kadar mevcut ve hukuken geçerli bir tarifeye dayanması nedeniyle haksız ve hukuka aykırı olarak kabul edilemeyeceği, bu nedenle BK 61 maddesi anlamında sebepsiz bir zenginleşmeden söz edilemeyeceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 1.385,66 TL’nın davalıdan tahsiline, fazla istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm ve davacı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Her ne kadar mahkemece Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu’nun 20.11.2008 tarihinde aldığı kararın davalıya 16.12.2008 tarihinde tebliğ edilip alacağın bu tarih itibari ile muaccel hale geldiği, davalı tarafça ödemenin ise 24.12.2008 tarihinde yapıldığı bu durumda davalının, aradaki 4 gün için avans faizi oranları üzerinden temerrüt faizi ödemesi gerektiği gerekçesiyle temerrüt faizine karar verilmiş ise de anılan tarihler arasındaki süre 8 gün olup, bu süre kadar temerrüt faizine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin tüm ve davacı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabul ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 990,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 74,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 09/05/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.