Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2011/7528 E. 2013/10518 K. 21.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/7528
KARAR NO : 2013/10518
KARAR TARİHİ : 21.05.2013

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 19.01.2011 tarih ve 2009/267-2011/12 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 21.05.2013 günü hazır bulunan davacı vekili Av. … ile davalılar vekili Av. … dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin Almanya’dan sıcak hava üfleyici cihazlar ithal ettiğini, davalılardan gümrük hizmeti aldığını, ithale konu emtianın bağlayıcı tarife talep edilmeksizin yanlış koddan beyan edilmesi dolayısıyla dava dışı idareye eksik ödenen KDV ve ÖTV ile vergi cezası ödemek durumunda kaldığını, müvekkilinin idare mahkemesine açtığı davadan sonuç elde edemediğini, davalıların edimlerini gereği gibi ifa etmemesi nedeniyle zarara uğradığını ileri sürerek, şimdilik 20.000 TL’nin müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, gümrük müşaviri ve davalı şirketin temsilcisi bulunan davalı …’e husumet düşmediğini, müvekkili şirketin bağlayıcı gümrük tarife bilgisi talep ettikten sonra gümrük beyannamesi vermesi gibi bir yükümlülüğünün olmadığını, sözleşmesel zorunluluğunun da bulunmadığını, bağlayıcı bilgi alma zorunluluğunun çelişkili durumlarda söz konusu olduğunu, esasen böyle bir durumda idareden cevabi yazının 5 ayda geldiğini, ithal edenin zararının doğduğunu, yanlış koddan beyanname verildiğinin doğru bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalı …’in davacıyla sözleşmesi olmadığı, diğer davalı nezdinde gümrük müşaviri olarak çalıştığı, bu davalıya husumet düşmeyeceği, diğer davalıyla gümrük müşavirliği hizmet sözleşmesi olduğu, davalı şirketin edimini özen borcu çerçevesinde ifa etmesi gerektiği, alınan raporda özen borcunun ihlal edilmediğinin açıklandığı, davacının ithal ettiği eşyalarla ilgili olarak kendisine vermiş olduğu belgelerde belirtilen kodları kullanmak suretiyle beyannameleri düzenlediği, bu beyannameleri düzenlerken bağlayıcı tarife bilgisi almak için Gümrükler Genel Müdürlüğüne başvurmasının zorunlu olmadığı, yasal ve sözleşmesel mecburiyetinin bulunmadığı, bağlayıcı tarife bilgisinin her ithalatta ve her durumda alınmadığı, özel durumlarda gerekirse alındığı, esasen böyle bir başvuruda yaklaşık 5 ay beklenileceği, ivedilikle ithalatın gerçekleştirileceği durumlarda uygun
olmadığı, davalının düzenlediği beyannamelerde davacının verdiği faturalarda yer alan GTİP kodlarını kullandığı, davalının düzenlendiği beyannamelerdeki kodların gerçeğe uygun olmadığının tespiti sonrasında verilen ceza ile ek vergi tahakkuku ile davalı edimi arasında illiyet bağı bulunmadığı, vergi mahkemesi kararlarının da davalıyı bağlamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davalılar vekilinin temyiz itirazlarına gelince; davalı gerçek kişi hakkındaki davanın husumetten, diğer davalı hakkındaki davanın ise esastan reddine karar verilmesine ve davalılar hakkındaki davaların reddinin farklı sebeplere dayanmasına rağmen hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT’nin 3/2 ve 7/2 maddelerine uygun şekilde davalı … hakkındaki davanın reddinden dolayı 1.000 TL, diğer davalı hakkındaki davanın reddi nedeniyle de 2.400 TL vekalet ücreti tayin edilmesi gerekirken, yazılı şekilde tek bir vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de; anılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması yoluna gidilmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın hüküm fıkrasının 4. paragrafının “… davalılar yararına takdir edilen 2.400.00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,” ibaresinin çıkarılarak yerine “davalı şirket için 2.400.00 TL diğer davalı için 1.000.00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiline,” ibaresinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve kararın düzeltilmiş bu durumu ile ONANMASINA, takdir olunan 990,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 05,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalılara iadesine, 21.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.