YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/1
KARAR NO : 2013/17239
KARAR TARİHİ : 01.10.2013
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 26/10/2011 tarih ve 2011/730-2011/144 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 01.10.2013 günü hazır bulunan davacı vekili Av. … ile davalı vekili Av. … dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 08.07.2003 tarihinde davalıya ait trende yolcu iken kaza sonucu yaralandığını, uzun süre tedavi gördüğünü, ancak tedaviye rağmen sağ kolunu kullanamadığını ileri sürerek, şimdilik 500,00 TL tedavi gideri, 1.000,00 TL işgücü kaybı ve 5.000,00 TL manevi tazminatın temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, yargılama sırasında davasını ıslah ederek maddi tazminat talebini önce 11.772,73 TL’ye daha sonra 34.271,69 TL’ye çıkarmıştır.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre davacının içinde yolcu olarak bulunduğu trenin başka bir trenle çarpışması sonucu yaralanarak, %9 oranında iş ve gücünden yoksun kaldığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 323,44 TL tedavi gideri ve 34.271,69 TL iş ve güç kaybı tazminatı ile 5.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, yolcu taşıma sözleşmesine dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının tanıdığı kuaförlerde ayda sadece 8 gün çalışması ile asgari ücretin 3,03 katı gelir elde ettiği kabul edilerek hesaplama yapılmış ise de, dava dilekçesinde davacı vekilince, kazadan önce davacının işsiz olduğu ve oğlunun maaşı ile geçindiği, ara sıra tanıdığı kuaförlere yoğun olduğu dönemde yardıma gittiği belirtilmiş olup, belli bir işi ve düzenli bir gelirinin olmaması karşısında, davacının gelirinin asgari ücret üzerinden hesaplanması gerekirken yazılı şekilde hesaplanarak mahkemece hükme esas alınması doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2- Diğer yandan, davacı vekili dava dilekçesinde hükmedilecek tazminat için faiz oranı ve niteliği belirtilmeksizin sadece temerrüt faizi uygulanmasını talep etmiş olup, mahkemece yasal faize hükmedilmesi gerekirken, talep aşılarak ticari faize hükmedilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
3- Kabule göre de, mahkemece, davacı vekilinin ikinci ıslah dilekçesi esas alınarak yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş ise de, HUMK’nın 83. maddesinin son cümlesine göre, taraflardan her biri aynı davada ancak bir kez ıslah yoluna başvurabilir, ikinci defa ıslah yoluna başvuramaz. Bu durumda, mahkemece, davacı vekilinin ikinci ıslah dilekçesi göz önüne alınarak yazılı şekilde hüküm tesisi de doğru olmamış, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
4- Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin vekalet ücretine ilişkin temyiz itirazının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1,2 ve 3 nolu bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, 4 nolu bentte açıklanan nedenlerle diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek olmadığına, takdir olunan 990,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 01.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.