YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/10463
KARAR NO : 2013/10117
KARAR TARİHİ : 16.05.2013
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 15. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 24.11.2011 tarih ve 2009/197-2011/527 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalıların şirket ortağı ve eski yönetim kurulu üyesi olarak yönetim kurulu başkanı müteveffa … ile birlikte şirketi temsile yetkili oldukları dönemde ve Yılmaz’ın ölümünden sonra şirketin … Şubesi’ndeki hesaplarında bulunan paraları ve şirketin kredilerinin usulsüz talimatlarla kendi hesaplarına aktarılarak zimmetlerine geçirdiklerini ileri sürerek, 166.695 USD’nin şirket hesaplarından aldıkları tarihlerden itibaren en yüksek döviz faizi ile, 576.000.000 TL’nin ise en yüksek reeskont faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsilini istemiştir.
Davalılar vekili, yönetim kurulu başkanı …’ın verdiği vekaletname ile davalı …’un şirket hesaplarını tuttuğunu ve şirketin borçlarını ödediğini, şirketin çek karnesi kullanmaması nedeniyle piyasaya olan borçlarının …’ın çekleri ile ödendiği, tüm hesapların şirket kasa ve ana defterlerinde kayıtlı olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, Dairemizin bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, bilirkişi raporuna göre tüm dosya kapsamına, toplanan delillere ve düzenlenen bilirkişi raporlarına göre, yapılan harcama ve buna ilişkin belgelerin şirket amaç ve faaliyetleri doğrultusunda olduğu gerekçesiyle, davalı … ile ilgili Mahkememizce daha önce karar verilmiş olup, Yargıtay incelemesinden geçtiğinden bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, davalı … hakkındaki davanın yasal koşulları oluşmadığından reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 03,15 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 16.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.