Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2012/11298 E. 2013/10135 K. 16.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/11298
KARAR NO : 2013/10135
KARAR TARİHİ : 16.05.2013

MAHKEMESİ : İSTANBUL 2.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 2.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 14/02/2012 tarih ve 2009/145-2012/25 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı ile Internet Bazaar arasında imzalanan gizlilik sözleşmesinin davalı tarafından ihlal edilmesi sebebiyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000,00USD’nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre, 13.10.2011 günlü celsesinde davacı vekilinin mazeretsiz olarak duruşmaya katılmaması sebebiyle dosya işlemden kaldırılmış ve HMK’nın 150/5 maddesi gereğince işlemden kaldırıldığı tarihten itibaren 3 aylık yasal süre içinde yenilenmediği gerekçesiyle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Mahkemece, 10/05/2011 tarihli celsede hazır bulunamayıp, mazereti kabul edilen davacı vekiline telgraf cevap bonosu ile 13/10/2011 tarihli duruşma gün ve saati bildirilmiştir. Ancak davacı vekilinin adresi mazeret dilekçesi anteti ve dosyada mevcut diğer dilekçelerde “…” iken mahkemece gönderilen telgrafta, “…” şeklinde yazılmıştır. HMK’nın 150.maddesine göre işlemden kaldırma kararı verilebilmesi için tarafların duruşmaya usulüne uygun davetiye ile çağrılmasına rağmen geçerli mazereti olmaksızın duruşmaya gelmemesi gerekmekte olup, mahkemece telgrafın davacı vekilinin adresine gönderilmediği yanlış adrese gönderildiği, bu şekilde duruşmaya davetin usulüne uygun olmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda 13/10/2011 tarihli celsede davacı vekilinin duruşmaya gelmemesi üzerine mahkemece verilen işlemden kaldırma kararı ve akabinde dava dosyasının 3 aylık süre içerisinde yenilenmediği gerekçesiyle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 16.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.