YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/11727
KARAR NO : 2013/10362
KARAR TARİHİ : 20.05.2013
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Zonguldak 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 21.07.2011 tarih ve 2008/294-2011/196 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ile katılma yolu ile davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin, içinde çok özel 33 ve 45’lik plak ve benzeri değerli koleksiyonun olduğu paketini Rusya’da bulunan alıcı Anatoly Kurnikov’a gönderilmek üzere davalı taşımacılık şirketine teslim ederek gönderi ücretini ödediğini, alıcı ile 24.580 $ karşılığında anlaştıklarını ve söz konusu bedelin müvekkilinin hesabına yatırıldığını, kargo paketinin alıcı adresine teslim edilmek üzere gümrükten geçerek adrese ulaştığını ancak alıcının adreste bulunamaması nedeniyle iade edilmek üzere kargo şirketinin yurtdışı bağlantılı şubesine geri geldiğini, davalının Zonguldak şubesinin müvekkilini arayarak kargonun kendisine iade edilmesini isteyip istemediğini sorduğunu ve müvekkilinin kargonun kendisine iade edilmesini talep ettiğini, paketin kendisine teslim edilmesini beklerken davalının Kocaeli Bölge Müdürlüğünden aranarak hataen başka bir paketle karıştırılarak imha edildiğinin bildirildiğini, kargo paketinin içinde maddi ve manevi değeri yüksek olan, uzun çabalar ve zaman sonucunda toplanmış yaklaşık 140 adet 33 ve 45 devirlik plak ve benzeri değerli koleksiyonun mevcut olduğunu, koleksiyon bedelini alıcıdan peşin olarak alan müvekkilinin davalının kusurlu davranışı sonucu mağdur olduğunu, bu olay nedeniyle alıcı taraf ve çevresinde kişiliği ve saygın yerinin zedelendiğini ileri sürerek fazlaya dair haklarını saklı tutarak kargo paketinin değeri için 5.000 TL maddi ve değerli koleksiyonun imhası nedeniyle oluşan manevi zararı için 5.000 TL olmak üzere toplam 10.000 TL tazminatın faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin gönderilen ürün hakkında gönderinin teslimi sırasında kendisine verilen bilgi ile bağlı olduğunu, gönderi içeriğinin ne olduğu konusunda müvekkilinin bir bilgisi olmadığı gibi olmasının da düşünülemeyeceğini, müvekkilinin sorumluluğunun sınırının Varşova Konvansiyonu hükümleri ile belirlendiğini ve zararının karşılandığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacının kargo gönderisinin davalının uluslararası taşıması sırasında davalı tarafından hataen imha edildiği, davalının davacı tarafa olay sonucu 609,22 TL ödemiş olduğu, yaptırılan bilirkişi incelemesi
sonucu davacının alacağının 628,25 TL olduğu ve ödenen miktar düşüldüğünde 19,03 TL alacağı kaldığı, davacının davalıya 14/07/2008 tarihli temerrüt ihtarı çektiği ve ihtarın 18/07/2008 tarihinde tebliğ edildiği, davalıya ödeme için 30 günlük süre verildiği, temerrüdün 30 günlük süre sonunda 18/08/2008 tarihinde oluştuğu, davacının manevi zarar gördüğünü ispat edemediği gerekçesiyle 19,03 TL tazminatın temerrüt tarihi olan 18/08/2008 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazla talep ile şartları oluşmadığından manevi tazminatın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili ve katılma yolu ile davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davalı vekilinin katılma yoluyla başvurduğu temyiz itirazına gelince, davalı taraf ödeme tarihi itibariyle davacının gerçek zararını ödediğine göre davacının ödemesi gereken tutar kalmamıştır. Bu itibarla mahkemece yazılı gerekçe ile 19,03 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmiş olması doğru görülmemiş hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenle, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün yukarıda yazılı nedenle davalı yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 03,15 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 20.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.