Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2012/11828 E. 2013/10313 K. 20.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/11828
KARAR NO : 2013/10313
KARAR TARİHİ : 20.05.2013

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret (Kadıköy 3. Asliye Ticaret) Mahkemesi’nce verilen 06.12.2011 tarih ve 2011/437-2011/766 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirket tarafından davalı firmaya hisse devrine mahsuben toplam 40.000 TL ödeme yapıldığını, bu ödemelerden sonra davalı şirket yetkilisinin hisse devrinden vazgeçtiğini, ödemelerin iadesi için yapılan görüşmelerden sonuç alınamaması üzerine davalı hakkında başlatılan icra takibine davalının haksız itirazı üzerine takibin durduğunu ileri sürerek, davalının itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, ilk duruşmada, davacı asilin davadan feragat ettiğine dair ibraname ve feragatname ibraz ederek, feragat nedeniyle davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, HMK’nun 311.maddesi uyarınca feragat nedeniyle davanın reddine, feragat belgesinin içeriğine ve işbu davaya konu edilen alacak karşılığı bono tanzim edilmiş olmasına göre davalı lehine yargılama gideri ve avukatlık ücreti tayinine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, hisse devir bedeli için yapılan ödemenin devrin gerçekleşmemesi nedeniyle istirdadı istemine ilişkindir.
Yargılama sırasında davalı vekili, davacı tarafın 02.08.2011 ve 02.09.2011 vade tarihli bonolar karşılığında davadan feragat ettiğini beyan ederek 10.06.2011 tarihli “İbraname ve Feragatname” başlıklı belgeyi mahkemeye sunmuş olup, mahkemece bu belgenin aslında taraflar arasında gerçekleşen bir sulhun içeriğini de ortaya koyduğu, tarafların gerçek iradesinin bu dava ile ilgili yargılama gideri ve vekalet ücretinin istenmeyeceği yönünde olduğu gerekçesiyle davanın feragat nedeniyle reddine ve davalı yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına karar verilmiştir. Davalı taraf vekili, davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmesi yanında lehlerine vekalet ücreti takdir edilmesini de talep etmiştir. Dava konusu uyuşmazlık taraflar arasındaki sulh anlaşmasına göre sonuçlandırılmayıp davacı tarafın feragati nedeniyle reddedildiğine göre, kendisini vekille temsil ettiren davalı yararına vekalet ücretine karar vermek gerekirken aksi yönde karar tesisi bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, 20.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.