Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2012/12781 E. 2013/15132 K. 06.09.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/12781
KARAR NO : 2013/15132
KARAR TARİHİ : 06.09.2013

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Gebze 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 12.04.2012 tarih ve 2009/454-2012/146 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirkete TTK madde 348 çerçevesinde geriye dönük 2 yıllın denetlenmesi için özel denetçi tayin edilmesi ve dilekçede belirtilen sair tedbirlerle birlikte tedbir niteliğinde şirket yönetimine kayyum atanmasına karar verilmesi talep ve dava edilmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, özel denetçi tayinine ilişkin talep yönünden davanın sübuta erdiği; kayyım atanmasına ilişkin ve sair tedbir talepleri yönünden ise davanın sübuta ermediği gerekçesi ile davanın kısmen kabulü ile TTK madde 348 düzenlemesi çerçevesinde ve 29/06/2009 tarihinden geriye doğru 2 yıllık süreyi kapsayacak şekilde davalı şirkete hususi murakıp (özel denetçi) atanmasına, diğer bütün talepler yönünden ve bu arada TTK madde 435 düzenlemesi çerçevesinde kayyım atanması bu davanın konusu olabilecek bir talep olmadığı gerekçesiyle bu yönden reddine karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
(1) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazları yerinde değildir.
(2) 6762 sayılı TTK’nın 348/2. maddesi uyarınca, pay senetlerinin muteber bir bankaya tevdii edilmesi gerekmektedir. Her ne kadar, dosya içeriğinden davalı şirketin henüz pay senedi çıkartmadığı anlaşılmakta ise de, mahkemece TMK’nun 955/3. maddesi hükmü de göz önünde bulundurularak, davacıya rehin sözleşmesi yaptırması hususunda mehil verilmesi ve buna nazaran uyuşmazlığın esasına girilmesi gerekirken, bu koşul yerine getirilmeden özel denetçi tayini talebinin kabulü bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 06.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.