Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2012/12865 E. 2014/2983 K. 20.02.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/12865
KARAR NO : 2014/2983
KARAR TARİHİ : 20.02.2014

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada … … 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 28/03/2012 tarih ve 2009/488-2012/355 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 18.02.2014 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av…. dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkiline ait olup … … adresinde bulunan binanın davalı … şirketi tarafından 22.08.2008 başlangıç tarihli Tüm Ev Sigorta Poliçesi ile sigortalandığını, sigortalı binada 21.02.2009 tarihinde hasar meydana geldiğini, davalıya rizikonun ihbar edildiği halde sigorta bedelinin ödenmediğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik, 10.000 TL’nın hasar tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, 18/02/2011 havale tarihli ıslah dilekçesi ile toplam 75.000 TL tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, sigortalı binanın yığma kargir inşaat tarzında eski ve basit olup taban ve tavanlarının ahşap durumda olduğunu, bitişikteki aynı yapı tarzında olan binanın bakımsızlık ve zamanla eskime nedeniyle kendiliğinden çökmesi ve yapışık durumdaki sigortalıya ait binaya zarar vermesi sonucu hasarın meydana geldiğinin anlaşıldığını, ayrıca, … Belediyesi İmar ve Şehircilik Müdürlüğü tarafından düzenlenen 24.02.2009 tarihli raporda, eski eser niteliğindeki sigortalı binanın, çöken komşu binaya bitişik cephe duvarının çökmesi esnasında bombeleştiği, ve her an yıkılabilecek duruma geldiği, duvarın çökmesi halinde tüm binanın statiğine etki edeceği, bu haliyle çevreye karşı tehlike oluşturacağı gerekçesiyle sigortalı binanın yıkılması konusunda karar alındığını, sigorta poliçesinin Teminat Kapsamı ve Limitler başlıklı bölümünde sigortalı binaya verilen teminatların tahdidi olarak sayıldığını, dava konusu hasarın bu teminat verilen hususlardan hiç birisine girmediğini, yine davacıya düzenlenen poliçenin tabi olduğu genel şartlarda da teminat verilen hususların tahdidi olarak
ve tek tek sayıldığını, hasarın bunlara da girmediğini, sigorta konusu binanın yığma kargir inşaat tarzında eski ve basit bir bina olması, hatta eski eser niteliğinde bulunması, dolayısıyla yıpranmış ve yıkılmaya yüz tutmuş bir halde olması sebebiyle de ayrıca teminat dışı olduğunu, yangın sigortası genel şartlarının Teminat Dışı Kalan Haller başlıklı A.4. 4.4.maddesi uyarınca, “yangın çıkarmaksızın sigortalı şeylerin kendi ayıplarından, mayalanmalarından, kavrulmalarından veya bünyelerinde meydana gelen bozulmalar ile kavrulmalar nedeniyle meydana gelen zararlar”ın teminat dışı olduğunun belirtildiğini, hasarın genel şartlar 4.7.maddesi uyarınca da teminat dışı olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, sigorta konusu mal varlığının, zarar doğurucu her türlü rizikoya karşı güvence altına alınması genellik ilkesiyle ifade edildiği, TTK.1281.maddesi sigortacının sorumluluğunun kapsamını genellik ilkesine göre düzenlediği, ancak maddenin ikinci fıkrasında, sigortacının sorumlu olduğu rizikoların sınırlandırılabileceği ilkesini getirdiği, dava konusu olayda davalı sigortacının, sorumlu olacağı olayları tek tek saydığı, teknik olarak belirlenen zarar doğurucu olay, poliçede sayılan rizikolar kapsamında olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 4,05 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 20.02.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.