YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/12921
KARAR NO : 2013/10745
KARAR TARİHİ : 24.05.2013
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Gölyaka (Kapatılan) Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 12/04/2012 tarih ve 2011/96-2012/59 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilince davalıdan alınan 3.200,00 TL borç paranın ödenmesini temin için, müvekkilince borçlusu … olan, 08.04.2010 keşide tarihli, 11.000,00 TL bedelli senedin davalıya verildiğini ve teminata konu senedin, borcun ödenmesinden sonra iade edilmesi hususunda tarafların anlaştıklarını, müvekkilince 19.07.2010 tarihinde borcun davalıya ödendiğini davalı tarafından aynı tarihte verilen yazılı belge ile müvekkilinden alacağını aldığı ve senedi iade edeceği taahhüt edilmesine rağmen, teminat konusu senedin kaybolduğu gerekçesiyle senedin müvekkiline iade edilmediğini, senet borçlusu dava dışı … tarafından senede konu miktarın 9.000,00 TL’sinin ödenerek senedin davalıdan geri alınıp, dava dışı …’e verildiğini ve bu nedenle borcunun kalmadığının müvekkiline bildirildiğini, müvekkilinin zarar uğradığını ileri sürerek, dava konusu senedin müvekkiline iadesini, bunun mümkün olmaması halinde senet miktarı olan 11.000,00 TL’nin senedin vade tarihi olan 15.11.2010 tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın senet borçlusuna karşı açılmasının gerektiğini, davacının zarar uğrayacağı belli olmadan açılan davanın haksız olduğunu, müvekkilince dava konusu senedin kaybedildiğini, davacının müvekkiline olan borcunu ödemesi üzerine kendisine 19.07.2010 tarihli belgenin verildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu talepte bulunulabilmesi için davacının zararının gerçekleşmiş olmasının gerekli olduğu, bunun için davacının öncelikle dava dışı senet borçlusuna karşı esas ilişkiye dayanılarak takip ve dava yoluna başvurulması, alacağın tahsil edilememesi halinde senedin kaybına sebebiyet verdiği iddia olunan davalıdan talepte bulunmalısının zorunlu olduğu, ancak davacı tarafından senet borçlusuna karşı herhangi bir dava ve takip yoluna başvurulmadığı, bu yollar denenmeden davacının bir zararının doğduğundan bahsedilmeyeceği, kimin elinde olduğu ispat edilemeyen senet aslının davacıya tesliminin fiilen imkansız olduğu ve bu hususta her zaman dava açma hakkının saklı bulunduğu, davanın zamansız açıldığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, borç alınan paranın teminatı olarak verilen bononun, borcun ödenmesine rağmen iade edilmemesi nedeniyle uğranılan zararın tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece senet hamili davacının henüz zararının gerçekleşmediğinden bahisle dava reddedilmiştir.
Ancak, davacı tarafından, alacağına mukabil olarak alınan lehdar hanesi boş ve keşidecisi dava dışı … olan 11.000.00 TL bedelli senet, alınan borç ödendiği takdirde iade edilmesi koşuluyla, teminat olarak davalıya verilmiş ve 19.07.2010 tarihinde davacı tarafça borç ödenmiş olup, bu hususlarda taraflar arasında ihtilaf bulunmamaktadır. Davacı tarafça, senede bağlı olan hakkını, dava dışı …’a karşı ileri sürebilmek için senedin iadesi, aksi takdirde senet bedelinin tahsili talep edilmiştir. Davacının iddiasına göre, davalı tarafından senet, borçlu dava dışı …’a verilmiş ve senet bedeli de keşideci …’dan tahsil edilmiştir. Mahkemece tanık olarak dinlenilen keşideci de aynı yönde beyanda bulunmuştur.
Bu durumda, davacının zararının gerçekleştiği kabul edilerek karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 24.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.