Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2012/1468 E. 2013/19404 K. 01.11.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/1468
KARAR NO : 2013/19404
KARAR TARİHİ : 01.11.2013

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 17.11.2011 tarih ve 2011/16-2011/103 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili ve davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 08.10.2013 günü hazır bulunan davacı vekili Av. … ile davalı vekili Av. … dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi…tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, dava müvekkili şirkete ait aracın zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesiyle kasko sigorta poliçesinin düzenlenmesi amacıyla gereken işlemlerin yapılması için davalı bankaya 09.10.2007 tarihinde faks ile talimat gönderildiğini, 12.10.2007 tarihinde müvekkiline ait aracın tek taraflı kaza yaptığını, kazanın TEB Sigorta A.Ş’ne ihbarının ardından yapılan inceleme sonucunda kasko sigorta poliçesinin bulunmaması nedeniyle hasar miktarının ödenmediğini, oysa davalı bankaya verilen talimat üzerine 09.10.2007 başlangıç tarihli sigorta poliçesinin düzenlenmiş olduğunu, sigorta poliçesini tanzim eden TEB Sigorta A.Ş’ne karşı Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nde açtıkları davanın reddine karar verildiğini, meydana gelen zarardan davalı bankanın sorumlu olduğunu, bunun yanında müvekkilinin kaza nedeniyle aracından mahrum kalarak bu konuda masraflar da yapmış olduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmak suretiyle araçtaki hasar bedeline yönelik olarak şimdilik 10.000 TL ile yoksun kalınan kar olarak şimdilik 1.000 TL’nin 12.10.2007 tarihinden itibaren avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, 20.07.2011 tarihli ıslah dilekçesiyle talebini 34.000 TL olarak ıslah etmiştir.
Davalı vekili, davacının sigorta poliçesi düzenlenmesi konusundaki talimatının müvekkili bankanın şubelerine ulaşmamış olduğunu, kaldı ki söz konusu talimatta davacı şirketin değil Mustafa Kayyum’un adı bulunduğunu, sigorta poliçesinin kazadan sonra 16.10.2007 tarihinde düzenlenmiş olduğunu, düzenlenme tarihinden önceki riskin teminat içerisinde olamayacağını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafından sigorta poliçesinin düzenlenmesi ve primin hesaptan alınması amacıyla davalı bankaya 09.10.2007 tarihinde faks yoluyla talimat gönderilmiş olduğu iddia edilmiş ise de, bu faksın davalı bankaya ulaşmış olduğunun ispat edilemediği, ancak, trafik kazası 12.10.2007 tarihinde meydana gelmesinin ardından davalı bankanın talebi üzerine TEB Sigorta A.Ş. tarafından 09.10.2007 başlangıç tarihli sigorta poliçesinin 16.10.2007 tarihinde düzenlenmiş olduğu, davalı banka tarafından talimatın gönderildiği tarih olan 09.10.2007 başlangıç tarihli olacak şekilde sigorta poliçesinin düzenlenmesi için sigorta şirketine müracaat edilmesi ve sigorta şirketi tarafından düzenlenen poliçenin alınması suretiyle, davalı bankanın sigorta poliçesini düzenleme yükümlülüğünü artık üzerine aldığı, talimatta belirtilen hesabın o tarihte müsait olmadığı anlaşılmış ise de, davalı bankanın hesabın müsait olmadığını davacıya bildirmesi gerekli olduğu gibi, hesap müsait olmadığı halde davacının daha sonra müracaatı üzerine yinede sigorta poliçesini tanzim etmesi nedeniyle poliçenin zamanında düzenlenmemesinde sorumluluğunun bulunduğu, dolayısıyla bu nedenle meydana gelen zararı karşılaması gerektiği, her ne kadar davacı vekili, müvekkilinin araçsız kalarak uğradığı zarar nedeniyle de tazminat talep etmiş ise de, davacının bu zarar kalemi usulüne uygun olarak ispat edemediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 33.000 TL’nin dava tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, her ne kadar davacı adına davalı banka … Şubesi’nde bulunan (12186) nolu hesapta 09.10.2007 tarihi itibariyle (185,64) TL bulunmakta ise de 10.10.2007 tarihi itibariyle hesaba (6.541,00) TL havale geldiğinin anlaşılmasına ve ayrıca anılan şubeye ait hesap cetvelinin incelenmesinden hesapta para bulunmasa dahi davacı havalelerinin banka kaynağından kredi kullandırmak suretiyle yerine getirilmiş bulunmasına ve bu olgular karşısında davalının müterafik kusura yönelik savunmasının MK’nın 2. maddesi hükümleriyle bağdaşmasının mümkün bulunmamasına göre davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle kararın ONANMASINA, takdir olunan 990,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 1.762,70 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 01.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.