YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/14884
KARAR NO : 2013/12561
KARAR TARİHİ : 17.06.2013
MAHKEMESİ : … 3. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … 3. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 15.05.2012 tarih ve 2006/111-2012/108 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi asıl ve birleşen davada davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Asıl davada davacı vekili, müvekkilinin önceden davalı şirketin yayınladığı ders kitaplarının yazarı olduğunu, taraflar arasında yapılan sözleşmenin bazı kitaplar yönünden süresinin dolduğunu, bir kısmı için de ihtarnameler keşide edildiğini ve cayma hakkını kullandığını, buna bağlı olarak sözleşmelerin yasal sürelerin de dolduğunu, hal böyle iken davalı şirketin, müvekkilinin adını ve kitaplarını kullanmaya devam ettiğini ileri sürerek, haksız rekabetin ve FSEK hükümlerine muhalefetin tespitini, zarar ve tazminat talep hakları saklı kalmak kaydıyla zarar oluşturan kitap ve baskı malzemelerini el konarak imhasını talep ve dava etmiş,birleşen davada davacı vekili, davalının FSEK’e muhalefet ederek müvekkilini zarara uğratıcı davranışlarda bulunduğunu, süresi bittiği ve iptal edildiği bilinen sözleşmeye rağmen eser baskı ve yayına devam ettiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakkını saklı kalmak üzere 10.000 TL zararın reeskont faizi ile karar altına alınmasını ve dava sonuna kadar ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ve dava etmiş, 21.02.2012 tarihli ıslah dilekçesi ile toplam 67. 770 TL’nin dava tarihinden reeskont faizi ile tahsilini istemiştir.
Asıl ve birleşen davada davalı vekili, derdestlik itirazında bulunduklarını, dava dilekçesinin soyut bir şekilde düzenlendiğini, taraflar arasında bir protokol yapıldığını ve bazı kitap ve dergilerin basım yayın ve dağıtım hakkının davacıya, bir kısım kitapların da müvekkiline bütün hak ve vecibeleri ile iki tarafa borç yükleyen sözleşme ile paylaştırıldığını, davacının cayma hakkını kullanarak sözleşmeyi feshedemeyeceğini, savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, asıl davada davacı davalının FSEK hükümlerine aykırı davrandığını iddia etmiş ise de, cayma ihtarnamesinin 08/07/1999 tarihinde gönderildiği, cayma ihtarından sonra karşı yanın yasal haklarını kullanma suresi henüz dolmadan muhalefet iddiasıyla ilgili davanın açıldığı, ayrıca davacı asıl davada iddia ettiği hususlarda davalının fiilini doğrulayan delil sunmadığı, asıl dava ile ilgili iddiaların subuta ermediği, birleşen dosyada ise davacının cayma ihbarına rağmen davalı yanın cayma ihbarının geçersizliğini ileri sürmediği ve caymaya itiraz etmediği, bu halde de taraflar arasındaki sözleşmede konu edilen eserler ile ilgili hakların eserin sahibi olan davacıya döndüğü gerekçesi ile asıl davanın reddine, birleşen … 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2000/661 Esas sayılı davanın kısmen kabulü ile 18.072 TL tazminatın, birleşen dosyadaki dava tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile davalı şirketten alınarak davacıya verilmesine, fazla talep ile diğer taleplerin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Ancak, davacı vekilinin 21.02.2012 tarihli dilekçesi ile davanın ıslahı talebine karşılık davalı tarafça süresinde zamanaşımı def’inde bulunulduğuna göre, zamanaşımı konusunda olumlu ya da olumsuz bir karar verilmeksizin davanın ıslah edilen kısmını da kapsayacak şekilde kısmen kabul kararı verilmesi doğru görülmediğinden kararın ıslah ile arttırılan bölümüne yönelik olarak bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 17.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.